"Yumurta atanı cezalandırırız, sözlü protestoyu değil"

AKP'li Hüseyin Çelik, CHP'ye yönelik taşlı-yumurtalı protestoya bazı AKP'lilerin de katılmasına ilişkin "Taş atan, yumurta atan bir AK Partili tespit edilirse onları parti olarak cezalandırırız. Sözlü protestoya gelince, bunların çok daha ileri olanlarını CHP'li Milletvekilleri Sayın Başbakan TBMM kürsüsünde konuşurken yapıyorlar" dedi.

09 Nisan 2010 Cuma, 13:44
Abone Ol google-news

AKP Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik, CHP Van İl Kongresi öncesi CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'a yönelik gerçekleştirilen taşlı-yumurtalı protestoya ilişkin yazılı açıklama yaptı. CHP'ye yönelik gerçekleştirilen protestoyla kendisinin ya da herhangi bir Genel Merkez görevlisinin hiçbir surette ilgisi ve bilgisi olmadığını ifade eden Çelik, olayın olduğu gün AKP MKYK toplantısının ardından yaptığı basın toplantısı esnasında Baykal'ın, bu olayı kendisinin ve akrabalarının organize ettiğine dair iddiasının sorulduğunu ve kesin bir dille bu işle uzaktan yakından alakası olmadığını, bu eylemin esasen bir AKP organizasyonu da olmayacağını ifade ettiğini anımsattı.

CHP İl Kongresi'nin yapıldığı düğün salonunun altında dükkanı bulunan kardeşimin kayınbiraderinden hareketle konunun kendisiyle ilişkilendirilmeye çalışıldığını kaydeden Çelik, "Kendi kayınbiraderimden bile sorumlu olamayacağım gibi, kardeşlerimin kayınbiraderlerinden sorumlu tutulmam akılla bağdaşmaz" dedi.
 

"Orada onlarca BDP'li, eski CHP'li de vardı"

Çelik, protestocular arasındaki 4 AKP'li gösterilerek CHP tarafından bunun bir AKP organizasyonu olduğunun iddia edildiğini bildirerek şöyle dedi:
"Orada onlarca BDP'li, eski CHP'li herhangi bir parti ile ilişkili olmayan sıradan vatandaşlar var. CHP ısrarla partimizi ve şahsımı konu ile ilişkilendirme gayretiyle bu gerçeği gizliyor. Nitekim mahalli basına beyanat veren esnaftan birçok insan, bunun spontane bir tepki olduğunu ve kimsenin teşvikiyle değil, kendi iradeleriyle Sayın Baykal'ı protesto ettiklerini söylüyorlar. Van'da, CHP üyelik kartını Sn. Kılıçdaroğlu'na uzatarak 'Bunu Sayın Baykal'a götür, taşımaktan utanıyorum' diyen vatandaşın görüntüleri basına intikal etti. Bu durumu CHP, söz konusu iddialarla örtbas etmeğe çalışıyor."

Çelik, "Konunun benimle ilişkili olduğuna dair iğne ucu kadar bir delil bulunursa Sayın Baykal'dan 72.5 milyonun huzurunda özür dilerim" açıklamasını CHP Genel Başkan Yardımcısı Yılmaz Ateş'in "Sayın Çelik demek istiyor ki 'Ben işimi sağlam yaparım, iz bırakmam" şeklinde yorumlamasına "Bu yorumu ayıplıyorum. Benim sözümü böyle çarpıtmak ancak CHP zihniyetinin yapabileceği bir şeydir. Aynı iddiamda ısrarlıyım" sözleriyle tepki gösterdi.

2 Nisan'daki AKP MKYK toplantısının ardından yaptığım basın toplantısı esnasında konu ile ilgili açıklama yapmış olmasını CHP'nin "suçluluk telaşı ile yapılmış bir açıklama" olarak değerlendirdiğini anımsatan Çelik, "Halbuki ben o basın toplantısında Parti Sözcüsü sıfatıyla Partimiz adına yapılanları ayıpladığımızı ve kınadığımızı açık bir dille ifade ettim. Konunun benimle ve Genel Merkezimizle ilgili olmadığını zaten biliyordum. Basın Toplantısı yapmadan önce Van İl Başkanımızı arayarak bilgi aldım. Van İl Başkanımız, Parti olarak işin içinde olmadıklarını, girişimin AK Partiyle ilgisinin bulunmadığını söyledi. Geç açıklama yapıp, geç tepki göstermiş olsaydık, bu sefer CHP'liler niçin geç tepki gösterdiğimizi sorgulayacaklardı" görüşüne yer verdi.

AKP siyasetinde kaba kuvvet ve şiddetin yeri olmadığını bildiren Çelik, "Biz Demokratik yollarla, yasal zeminde Sayın Baykal'la veya başka birileriyle ilgili olarak bir protesto organizasyonu yapmak istersek, bunu açıkça yaparız ve sahipleniriz. Ancak bizim siyasi terbiyemizde Siyasi Parti Liderlerine taş, yumurta ve benzeri cisimler atmak; liderlerin yakasına yapışmak yoktur" dedi.

Çelik, 6 Nisan Salı günü, AKP Genel Merkezi'nde yaptığı basın toplantısında, konunun Yargıya intikal ettiğini, suçlu bulunacak kişi veya kişilerin, kim olursa olsun, AKP'den ve iktidardan himaye görmeyeceğini açık bir dille ifade ettiğini, İçişleri Bakanı ve Emniyet Genel Müdürü'ne çağrıda bulunarak, olayda bir güvenlik zaafı veya ihmali olan güvenlik görevlileri varsa onlarla ilgili de gereğinin yapılmasını Parti olarak talep ettiklerini ifade ettiğini hatırlatarak dün itibariyle İçişleri Bakanı'nın talimatıyla iki mülkiye müfettişinin konuyu araştırmak üzere görevlendirildiğini belirtti.


"Taş, yumurta atan AKP'li varsa cezalandırılır"

4 AKP'linin protestocular arasında yer almasının, AKP'nin kurumsal olarak bunun arkasında olduğunu göstermeyeceğini ifade eden Çelik, "Ayrıca taş atan, yumurta atan bir AK Partili tespit edilirse onları parti olarak cezalandırırız. Nitekim bu amaçla Van İl Başkanlığı bir inceleme başlatmıştır. Sözlü protestoya gelince, bunların çok daha ileri olanlarını CHP'li Milletvekilleri Sayın Başbakan TBMM kürsüsünde konuşurken yapıyorlar. TBMM oturumlarında özellikle Sayın Başbakan kürsüde konuşurken CHP'li milletvekilleri hiç de yakışık almayan laflar atmaları da kamuoyunca bilinmektedir. CHP'li vekillerin Sayın Cumhurbaşkanı ile ilgili, Sayın Başbakan'la ilgili terbiye sınırlarını zorlayan aleni hakaret içeren ifadelerine bugüne kadar Sayın CHP Genel Başkanı'nın seyirci kaldığı da herkesçe bilinmektedir" ifadelerine yer verdi.

Haziran 2005'te Başbakan'a Trabzon'da yumurta atan Ethem Küçük'ün bir ay sonra, zamanın CHP'li Trabzon Belediye Başkanı tarafından işe alınarak "ödüllendirildiğini" savunan Çelik, "Biz sadece Sayın Baykal'a değil, tüm siyasi parti liderlerine atılmış taşı, kendi liderimize atılmış gibi değerlendirir ve gereğini yaparız" dedi.


"Gücüm olsaydı Başbakan'a protestoları önlerdim"

"CHP Genel Başkanı, Van'da uğradığı hayal kırıklığını, Partisinin oradaki zaafını bir mazerete sığınarak izah etmeğe çalışıyor. Bu boşuna bir gayrettir" diyen Çelik, şunları kaydetti:
"Şahsımla ve kan bağım olan hiçbir akrabamla ilişkili olmadığı halde Sayın Baykal'ın adımı vererek, konuyu benimle ilişkilendiren iftirasına karşı bir liralık manevi tazminat davası açtım. Konuya Yargının daha bir açıklık getireceğine inanıyorum. Kaldı ki, birinin kan bağı bulunan yakınları bile, bir yanlış yaparsa, suçların kişiselliği prensibinden dolayı o insanı, suça iştirak etmediği veya bir şekilde suçla ilişkili olmadığı sürece sorumlu tutamazsınız. Başta Sayın Baykal olmak üzere, CHP'liler benim bilgim ve haberim olmadan Van'da hiçbir şeyin olamayacağını iddia ediyorlar. Nitekim bu tutum, dönemin 100.Yıl Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yücel Aşkın'ın tutuklanması esnasında da aynen sergilenmiştir. Sayın Başbakanımızın Van'a son gelişi esnasında yapılan protesto gösterileri, araba yakmalar, esnafın işyerlerine verilen zararlar ve daha bir çok kaba kuvvet ve şiddet içeren görüntüler hala toplumun hafızasında mevcuttur. Eğer iddia edildiği gibi bir gücüm olsaydı, ben önce bunlara mani olurdum."