‘Zenciyim’ edebiyatının karşılığı yok

Siyaset bilimciler ve sosyologlar Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Bize zenci Türkler diyorlar” sözlerinin artık kendi tabanı açısından bile inandırıcı olmayan “mağduriyet edebiyatı” olduğu ve toplumda bir karşılık bulmayacağı düşüncesinde.

25 Haziran 2015 Perşembe, 21:35
Abone Ol google-news

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Bize zenci Türkler diyorlar” sözlerini siyaset bilimciler ve sosyologlar, mazlum ve mağdur edebiyatı yapıldığı ancak bunun artık AKP’nin kendi seçmenlerine bile inandırıcı gelmediği şeklinde yorumladı.

Erdoğan önceki gün muhtarlarla bir araya geldiği iftarda ana muhalefet partisini beyaz Türk olarak konumlandırarak ‘‘Aradan sıyrılıp çıkanlar hep zenci Türk olarak görülmüştür. İşte biz de onlardanız. Onlar hep en iyi işlerde çalışır; ama kapıcının çocuğu, kapıcı kalacak derler. Kendisi en iyi konutlarda oturur; ama yoksulu gecekonduya mahkûm eder” diye konuştu. Siyaset bilimci ve sosyologlar Erdoğan’ın cümlelerini Cumhuriyet’e yorumladı.

Mağrur ve zengin

Süleyman Şah Üniversitesi Sosyoloji Bölüm Başkanı Doç. Dr. Uğur Kömeçoğlu: “Seçimlerden önce, Erdoğan böyle bir imaj çizmiyordu. Muhaliflerini eleştirmek adına kullandığı ‘Siz kimsiniz ya’, ‘Siz kendinizi ne sanıyorsunuz yahu’ ifadeleri de siyahi bir tavır değil. Türkiye’de siyah muamelesi görmüş ve görmekte olan kesim Kürt vatandaşlarımızdır. Devasa lüks bir sarayda yaşayan, Başbakanlık’ın örtülü ödeneğini kullanan bir muktedirin eziklik söylemini kullanması AKP seçmenine bile inandırıcı gelmez. İslamcı siyaset mağdur ve mazlum olmadığı gibi mağrur, zengin ve muktedir.”

Karşılığı yok

İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. İnci Özkan Kerestecioğlu: “AKP mazlum ve mağdur edebiyatıyla iktidar olmuş bir parti. Bunun geçmişte başörtüsü probleminde olduğu gibi bazı gerçekliklere tekabül eden bir tarafı vardı. Bugün 13 yıllık iktidarından sonra, Cumhuriyetin neredeyse bütün kurumlarına nüfuz etmiş topyekûn iktidarından sonra bu mağduriyetin hiçbir karşılığı yok.”

Uluslararası Kültürel Araştırma Merkezi (UKAM) Prof. Dr. İlhan Kaya: “Geçmişin korku ve ayrımcılıklarını hatırlatarak tabanını konsalide etmek ve oy tabanını korumak istiyor. Ancak ne devlet eski devlet, ne CHP eski CHP, ne de muhafazakârlar eski muhafazakârlar. Erdoğan’ın bu söylemlerinin bugün için bir önemi yok.”

Sempati çabası

Süleyman Şah Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ayşe Maya Arakon, “Kamuoyunda büyük infial yaratan 6 bin 500 liralık iftar yemeği iddialarından sonra Cumhurbaşkanı bu cümlelerle seçmenin gözünde sempati toplamaya çalışmış... Kendi seçmeninin zekasına bu derece hakaret etmek, kendi seçmenini kör sanmak ve aptal yerine koymak gerçekten çok şaşırtıcı.

Nişantaşı Üniversitesi Sosyoloji Bölüm Başkanı Yrd. Doç. Dr. Nil Mutluer: “AKP 13 yıldır iktidarda olmasına rağmen kendisini var eden popülist mağduriyet söylemini devam ettirdi. Kadınların başörtüsü yüzünden mağduriyetleri bizzat siyasal İslamcı anlayış tarafından oldukça yakın bir zamana kadar sürdürüldü. Yolsuzlukların üzerine gitmeyen, gereksiz büyük harcama kalemleri dolaşırken bu söyleme kim ne kadar inanıyor orası şüpheli.”