Tahsin Yücel’den yazınsal tartışmalar!

2016’da yitirdiğimiz, bilim insanı, romancı, öykücü, çevirmen, eleştirmen ve dilbilimci büyük usta Tahsin Yücel’in, Tartışmalar (Can Yayınları) adlı yapıtında, edebiyat dünyasıyla girdiği, “çift yönlü anlatı izlencesi” olarak tanımladığı on iki tartışma yazısı yer alıyor. Farklı edebi figürlerin yapısalcılık akımına getirdiği eleştirilere, yazın ödüllerinin seçici kurullarında görev alanları eleştiren Aziz Nesin’e ve Fethi Naci’nin Peygamberin Son Beş Günü incelemesine yanıt veren Yücel, ayrıca Türk Dil Kurumu’nu savunuyor ve Orhan Pamuk’un Kara Kitap’ını eleştiriyor. Her şeyin eleştirilebilir ve herkesin eleştirmen olduğu bir dönemde nasıl dürüst bir eleştirmen olunabileceğini anımsatıyor.

28 Ocak 2022 Cuma, 00:02
Abone Ol google-news

“Bu küçük derlemenin sonuna dek gelebilmiş olanlar, ‘Bu adam da amma kavgacıymış!’ diyerek parçalı kişiliğime yeni bir parça daha ekleyebilirler. Vardıkları sonuç buysa, ne söyleyebilirim? Olsa olsa şunu: (Kim değil ki?’ On iki yıldan fazla bir sürede on iki kavga yazısı. Çoğu da savunma. Çok mu gene de? Çok diyorsanız çok olsun. Bir kavga daha çıkarmayalım.”

Kitaptan..

SÖZÜ MECLİSTEN DIŞARI!

Tanzimat Dönemi ile başlayan edebî tartışmalar değişik zamanlarda sürmüştür. Şinasi’den Recaizade Mahmut Ekrem’e, Servet-i Fünûnculardan günümüze kadar yazınla uğraşanlar, kendi görüşlerini hem edebi konularda hem de yapıtları ekseninde tartıştılar.

2016’da yitirdiğimiz, fikirlerini bilim insanı, romancı, öykücü, çevirmen ve dilbilimci niteliklerini kaynaştırarak düzeyli ve karşı tezlerini sağlam bir zemine oturtarak tartışmayı yeğlemiş büyük yazın ustası Tahsin Yücel’in, bunun en güzel örneklerinden Tartışmalar adlı yapıtı, Can Yayınları tarafından yeniden yayımlandı.

Sağduyunun hâkim olduğu Tartışmalar’da, her biri karşı-özneye yani kendisine karşı yazı yazanlara yazdığı, dergi ile gazetelerde yayımladığı 12 tartışma yazısına yer veriyor Yücel ve “Sözüm meclisten dışarı” diyor.

Kitap 6 ana, 13 ara bölüm ve dizinden oluşuyor. Her bölümün başında ilgili eleştiri yazıları hakkında ön bilgi veriyor ve yazıların yazılmasına giden süreci özetliyor Yücel. Bu yolla okuyucunun zihninde o süreçle birlikte verilmek istenen mesaj ile tartışmanın içeriğini netleştiriyor.

YAZARLIK TUTUMU OLARAK ‘SAĞIRLIK’!

Usta yazar, “Sunuş”ta, yazın tartışmalarının söylem ve karşıt söylemlerinin çözümlemeye değil karşı tarafı yenilgiye uğratmak amaçlı yapıldığına değiniyor.

Burada en büyük sorunun çürütülecek savın, çürütecek kişi tarafından tam olarak okunup anlaşılmaması olduğunu imliyor. Bununla birlikte başkasının söylemine karşı kulak tıkamayı da “yazarlık tutumu olarak sağırlık” sözleriyle niteliyor.

Yapıtın ilk bölümü “Yazın ve Yorum”, Tahsin Yücel’in, Oğuz Demiralp’in sanat yapıtlarının varlık nedeninin anlaşılmazlık olduğu savına bir yanıt niteliğinde. Yücel, bazı yapıtların açık olamayabileceğini hatta karmaşık olduklarını ancak bu durumun onları “muamma” yapmayacağını aktarıyor.

YAPISALCILIK VE TAHSİN YÜCEL

“Yapısalcılık” bölümü usta yazarın ömrünü adadığı, kimi yazarlarca, anlaşılması zor ve siyasi görüş içeren bir kuram olarak nitelenmiş bir alan ve kendisini savunu niteliğinde.

Tahsin Yücel, Yapısalcılık’ın bilimsel bir yöntem olduğunun altını çiziyor. Alpay Kabacalı ve Turhan Oktay’ı bu bölümde karşı-özneler olarak okuyoruz.

Yazar burada Yapısalcılık’ı Batı’dan “ithal” ettiği “suçlama”sıyla karşılaşıyor. Bunun yanında suçlamaya ek olarak yaratıcılıktan uzak bir öykünmeyi sürdürdüğü ve bundan yarar sağladığı savlarını da alt ediyor. Bunu Batı’daki bazı bilim çevrelerinde çalışmalarına göndermeler yapılan bir yazar olarak yapıyor.

“Ödüller” bölümünde, Aziz Nesin’in yazın ödüllerinin seçici kurullarında görev alan kişilere yaptığı eleştiriyle başlayan bir tartışmaya yer veriyor Yücel.

DİL DEVRİMİ, TDK, DİLBİLİM…

“Önce Türkçe” ise içerik olarak çok önemli bir bölüm. Dil Devrimi’ne odaklanan Tahsin Yücel, devrimin sağ ve sol çevreler tarafından yanlış anlaşılması ve birtakım tezlerle karşı tarafa özgüymüş gibi anlatılmasının yanlışlığına değinen yazılar kaleme alıyor. Türkçenin özleşmesine karşı çıkanlar ile Dil Devrimi’nin toplumdaki konumlanışını irdeliyor.

12 Eylül’ün karanlığında Türk Dil Kurumu’na (TDK) yöneltilen eleştiriler ve dilbilimin dilbilgisi ile karıştırıldığı yazılar okuyucuya bu yönde de yol gösteriyor.

Tartışmalar, Tahsin Yücel’in Orhan Pamuk’un Kara Kitap’ının derinlikli analizini yaptığı, biçem ve içeriğin tutarsızlıklarını romandan tümcelerle örneklediği bölüm ve Peygamberin Son Beş Günü’ne dair Fethi Naci’nin incelemesine verilen yanıtla sürüyor.

Tahsin Yücel, sağlam ve düzeyli bir eleştiri ile dürüst bir eleştirmen olmanın yolunu incelikli kalemi ile tüm okuyuculara anımsatıyor. Tartışma kültüründen habersiz olduğumuz bu zor günlerde herkesin okuması dileğiyle…

Tartışmalar / Tahsin Yücel / Can Yayınları / 176 s. / 2021.