Hikmet Çetinkaya

Hâlâ şafakta geliyorlar...

19 Haziran 2018 Salı

Demokrasi, hukuk devleti, temel hak ve özgürlükler...
İki yıl önceye dek bu kavramları AKP iktidarının ağzından duymuyor muyduk?
Örneğin:
Herkes özgür olmadıkça kimse özgür değildir, bu özdeyiş partimizin temel ilklerinden biridir...”
Temel hak ve özgürlükleri, insanlar yüzyıllar boyu mücadeleler sonucu elde etmişlerdi.
Bu kazanımları elde etmek hiç kolay olmamıştı.
Çağdaş dünyanın parçası olan Türkiye’nin temel hak ve özgürlükler açısından hak ettiği konuma getirilmesi, toplumumuzun beklentisidir.
Barış istedikleri için tutuklanan Boğaziçi Üniversitesi öğrencileri mahkemece salıverilmelerinden sonra aklıma geldi:
Türkiye’de barış istemek sorumluluktur.
Peki, demokrasisi gelişmiş ülkelerde nasıldır?
Onurdur!
14 öğrenci uzun süre hapis yattılar, ilk duruşmalarında salıverildiler.
Artık tutuksuz yargılanacaklar.
Sıcaklar bastırmış...
Yaz kapıyı çalmış. Düşlerin gölgesinde oyalanıyordum.
Güray Öz’ün Ayrıntı Yayınevi’nden çıkan “Hâlâ Şafakta Geliyorlar Angela” adlı kitabını okuyordum.
Bir yaşamı düşündüm, geçen yılları, acıyı, hüznü, darmadağın olmuş günleri, Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerini...
Bir şafak vakti kapıyı çalanları...

***

Bir toplumdaki en önemli güven unsuru, toplum içinde yaşayan bireylerin kendi hak ve özgürlüklerine saygı duyulduğuna olan inançları değil midir?
Bireylerin hak ve özgürlüklerine saygı, demokratik bir siyasi rejimin toplum tarafından benimsenmesi, toplumsal barış ve huzurun temel şartıdır...
Güray Öz’ün anlattığı Angela, özgürlüğün anlamıydı, sevdasıydı, acısı ve hüznüydü.
Demokrasi, hoşgörüye dayanan bir sistemdi. Dünyanın pek çok yerinde Angela’lar vardı özgürlük için bedel ödeyen.
Yurttaşların bir kısmının daha üstün hak ve özgürlüklerden ya da ayrıcalıklardan yararlanması mümkün değildir.
Yarışı kazanmak ve iktidara gelmek, çoğunluğun iradesini mutlaklaştırmaz.
Çağdaş demokrasinin en çok önemsenen niteliklerinden biri, çoğunluğun hiçbir şart altında temel hak ve özgürlükleri tartışma konusu yapmaması ve azınlıkta bulunanların hak ve özgürlüklerine saygılı olmasıdır.
Azınlıkta olan görüşlerin muhalefet hakkının anayasayla güvence altına alınması çoğulcu niteliğini değiştirmez.

***

İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, Paris Şartı ve Helsinki Nihai Senedi olmak üzere Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerin tümüyle hayata geçrilmesi hep “başka bahara” kalırken biz hâlâ birbirimizi yiyoruz.
Çağımız demokrasilerinin vazgeçilmez koşullarından biri, özgür medyanın varlığıdır.
Başta anayasa olmak üzere, medyaya ilişkin tüm yasal çerçeve ele alınarak, medyanın ifade özgürlüğüne getirilen ve demokratik toplum düzenine yansıyacağı söylenen sözler çoktan unutuldu.
Hiçbir koşul altında temel hak ve özgürlükler demokrasilerde yok sayılamaz.
Türkiye bir hukuk devletidir...
Soluk alıp verememekten yorulduk. Değişen bir şey yok.
Haziran seçimlerine şunun şurasında kaç gün kaldı ki!
Evet Angela, hâlâ şafakta geliyorlar...
Umutla umutsuzluk kol kola Angela...
Barış, özgürlük...
Adalette eşitlik...
Bir acıyı yansıtan gözler, verilen sözler.
Gözlerinin kül rengi ışığında Angela’ya, Angela’lara selam olsun...


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Aşklar ve sevinçler... 9 Eylül 2018
Hoşça kal hüzün... 6 Eylül 2018
Bir garip yolcu... 4 Eylül 2018
Sevda düşleri... 2 Eylül 2018