Yazgülü Aldoğan

Kürtlerle Aleviler nereye kayboldu?

02 Şubat 2019 Cumartesi

Kadir Has Üniversitesi’nin her yıl gerçekleştirdiği Türkiye Sosyal ve Siyasal Eğilimler Araştırması’nı merakla bekleyenlerdenim. Prof. Dr. Mustafa Aydın koordinatörlüğündeki araştırmayı bu yıl 8 değerli akademisyen, 26 ilde bin kişilik bir örneklem üzerinde yapmış, sonuçları da halkın tercihlerini anlamamıza yardımcı oluyor, hele yerel seçimlere iki ay kalmışken! Araştırmanın iktidardan hoşnutsuzluğun arttığını gösteren çarpıcı sonuçları perşembe günü Cumhuriyet’in manşetinde ve Orhan Bursalı’nın yazısında yer aldı ama bu kapsamlı raporun içinde konuşulacak daha çok şey var. Mesela seçim sonuçlarını anlamamıza yardım edecek çarpıcı bir soru: “Türk halkı kendini siyasi yelpazede nasıl konumlandırıyor?” Kendini “Dindar” olarak niteleyenlerin oranı 2015’ten bu yana bir misli artmış, yüzde 15’ten yüzde 30’a çıkmış desem hem AKP’nin oyunu, hem dindar seçmen yaratma başarısını idrak eder miyiz? Milliyetçiler ise aynı kalmış, yüzde 20’lerde. Cumhuriyetçi Kemalistler 2015’te yüzde 25’lerdeyken yüzde 21’e inmiş. Ama sosyal demokratım diyenler sadece yüzde 6! CHP niye oyunu artıramıyor anladık mı? Dindarlık artarken muhafazakârlığın düşmesi ise manidar, demek ki halkımız ikisini eşdeğer görmüyor. Ulusalcılar ve sosyalistler yüzde 2’ler arasında yerlerde sürünüyor, Perinçek boşuna uğraşıyor! Etnik olarak sorulduğunda kendini Türk olarak tanımlayanların yüzde 85’te olması tamam da Kürtlerin yüzde 10’da kalmasına ne diyelim? Ve Aleviyim diyenlerin yüzde 2.2’de durmasına? Hayır, hemen araştırmanın geçerliliğini tartışmayın, çünkü “24 Haziran’da kime oy verdiniz?” sorusunun yanıtları ile seçim sonuçları bu kadar kesişebilir, aradaki 1-2 puanlık fark da o “seçim sonucunu değiştirmez” dedikleri katakulliler olsa gerek! Yani araştırma tamamen güvenilir.

Dindar ve otoriter Türkiye
Halkımız “hangi ülkenin tehdit oluşturduğu” sorusunun yanıtına yüzde 81’le ABD’yi işaret etmiş, en iyi partner olarak Rusya’yı düşünmeleri, ama kimseyle ittifak yapılmasını istememeleri de ilginç ve gerçekçi. AB üyeliğine destek azalmış ama yine de yüzde 51’le yarıdan fazla. Kısa kısa gidersek, kimse Türkiye’nin bir beka sorunu olduğunu düşünmüyor, yüzde 63 yoktur derken, yüzde 17’sinin de ne olduğu konusunda fikri yok, Bahçeli boşuna çenesini yormasın!
Halkımıza Türkiye’yi nasıl gördükleri sorulduğunda ise yanıt, dindar (55) Ortadoğulu, otoriter ama modern? O nasıl oluyorsa, herhalde metro, köprüler ve AVM’leriyle “modern Emirlikler” geliyor akıllarına.
Araştırmanın her yıl en çok ilgi çeken yanlarından biri sosyo-kültürel göstergeleridir, “kiminle komşu olmak istemezsin”den başlar, gazete okumaya kadar gider. Yine eşçinseller ve gayrimüslimlerin yanı sıra bekâr kadınlar ve erkekler istenmeyen komşular. Demokrasinin zayıfladığını düşünenler toplumun üçte biri. Sık sık dövmelerine rağmen en prestijli meslek hâlâ tıp doktorluğu! Biz derdimize yanalım, “gazete okumuyorum” diyenlerin oranı yüzde 37’den yüzde 57’ye çıkmış ama onların kastettiği tabii ki havuz medyası, biz değil, iktidar düşünsün! Her gün gazete okuyanlar da daha çok interneti tercih ediyor: Yüzde 40. Gazeteyi elinizde tutup okumanın keyfi var mı, vazgeçmeyin lütfen! Hiç kitap okumayanlar yüzde 60, hiç tiyatroya gitmeyenler yüzde 81, neyse ki sinemaya gidenler hâlâ var, yüzde 35! Peki ne yapıyorlar? Saatlerce televizyon izliyorlar, üç saat kadar sosyal medya ve bilgisayar oyunlarına takılıyorlar. Yılda bir iki kez dışarıda akşam yemeği yiyorlar.

Mutsuz ama terk etmiyor
Can alıcı soru “Mutlu musun?” 2013’ten bu yana mutlu olanların oranı yüzde 51’den yüzde 19’a düşmüş, bu AKP iktidarının utanç tablosudur! Artık mutlu değiller, en çok da CHP’liler mutsuz. Ama ülkelerini seviyorlar ve en çok gitmek isteyen HDP’lilerin bile yarıdan fazlası burada yaşamak istiyor! Bizi daha fazla mutsuz etmeyin, lütfen!!!!


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Anahtarı bırak da git! 25 Kasım 2021