Barış Doster

Muhalefet 1 Nisan’a hazır mı?

27 Mart 2019 Çarşamba

Siyaset biliminde kuraldır; bir seçimin sonuçlarının açıklandığı an, sonraki seçim için çalışmaların başladığı andır. Siyasi partilerin yöneticileri ve örgütleri, seçim biter bitmez, gerekli muhasebeyi yapıp, özeleştiriyi verip, bilimsel yöntemler ışığında dersler çıkarıp, sonraki seçimler için hazırlanmaya başlarlar. Deneyimli kadrolar, ne başarının rehavetine kapılır ne de başarısızlık karşısında teslim olurlar.
Son günlerde muhalefet cephesinde “Martın sonu bahar”, “1989 yerel seçimlerindeki rüzgârı yakaladık” şeklinde konuşanların sayısının artması, ana muhalefet partisinin 1989’dan bugüne değin grafiğini gözden geçirmeyi de zorunlu kılıyor. Zira 1989 yerel seçimlerinde, birinci parti olarak kazandığı başarıyı, 1991 genel seçimlerinde koruyamamıştı. HEP ile ittifak yaptığı 1991 seçimlerinde üçüncü olmuştu. 1994 yerel seçimlerinde hezimet yaşamıştı. SHP, CHP, DSP bölünmüşlüğü de pek çok belediyenin kaybedilmesine neden olmuştu. 1991 genel seçimlerinden sonra DYP ile kurulan koalisyon da, SHP ile CHP’nin tekrar birleşmesi de umulanı vermemişti. CHP, 1995 genel seçimlerinde barajı kıl payı geçerek, TBMM’ye beşinci parti olarak girmişti. Yerel ve genel seçimlerin birlikte yapıldığı 1999’da ise tarihinde ilk kez barajı geçemeyerek TBMM dışında kalmıştı. Belediyelerde de başarılı olamamıştı. Belediyelerde umduğunu bulamayan DSP ise TBMM’ye birinci parti olarak girmişti.

Tarih öğreticidir
Yukarıdaki kısa anımsatmayı şundan yaptık. 31 Mart yerel seçimlerinin sonucu ne olursa olsun, iktidarın başarısızlığı ve ekonomideki kötü gidişat sebebiyle seçmende oluşan tepki, muhalefetin bir miktar yelkenlerini şişirse de kalıcı olmaz. İktidar olmak için yetmez. Yüksek oy artışı, güçlü iktidar, kalıcı başarı için siyasal, toplumsal, sınıfsal, ideolojik, örgütsel mücadele ve hazırlık gerekir. Parti programından söylem birliğine, gençlik kollarından parti içi eğitime, genel merkez yönetiminden sıradan üyeye dek, geniş bir alanda tutarlı ve kararlı adımlar atmak zorunludur. Aksi halde, konjonktür sayesinde yakalanan geçici başarı da hemen çarçur edilir.
Parti örgütünün sağlıklı hale gelmesi, bilinçli, ideolojik açıdan berrak, parti çalışmalarına katılan, düzenli aidat ödeyen, aktif üyeye dayanan bir örgütsel yapıya kavuşulması halinde, önseçim olumlu sonuç verir. Yoksa, örgütteki etnik, dinsel, mezhepsel aidiyetler, hemşeri bağları, yani ortaçağ artığı, feodalizm kalıntısı kimlikler, bir de partili belediyelerdeki imar-plan tadilatından gelen, kent rantından, şehir talanından doğan kaynaklarla birleşince, sonuç delege ağaları ve müteahhit ağaları dışındaki herkes için hüsran olur. Neticede yerel yönetimlerdeki başarısızlık genel seçimlere yansır. Parti, belediyelerine rağmen oy alan bir parti olarak dikkat çeker. Eğer 1989 yerel seçimlerinden bu yana girilen tüm seçimlerdeki başarı grafiği, oy kaymaları, oy oranlarındaki yükseliş ve düşüşler incelenirse, bu durum çok daha iyi görülür.
Kıssadan Hisse: Siyasette kolay formüller yoktur. Kalıcı başarılar kolay kazanılmaz. Şans eseri elde edilmez. Tarihe çalım atmak, üstünden sırıkla atlamak, altından tünel kazarak geçmek isteyenlerin sonu hep hüsran olmuştur.


Yazarın Son Yazıları