Gülengül Altınsay

Ajax mı dediniz?

02 Mayıs 2019 Perşembe

Gözümüz hakem kararlarından başka bir şey görmüyor bizim. Hele bitişe 4 hafta kalmışken. Bakın salı akşamı Şampiyonlar Ligi’nde Ajax’ın Tottenham’ı deplasmanda nasıl mükemmel bir futbolla devirdiğini izledik. Kaptanı bile 19 yaşında olan, düşük maliyetli, çok genç oyunculardan kurulu bir takımın nasıl büyük bir olgunlukla futbol oynadığını gördük. Bu bir günde gelen bir başarı değil kuşkusuz. Altında büyük emek, öngörü ve sabır var; kulüp yönetiminin, teknik kadronun ve futbolcuların... Emek, öngörü ve sabır. Bırakın üçü birden biri bile yok bizde. Biz çabuk yoldan mümkün olan en az emekle ve günü birlik başarının peşindeyiz çünkü. Öyle olunca da hakemler başlıca hedefimiz.

Vurun hakemlere
O yüzden değil mi hakemleri baskı altına almaya çalışmak bizde bu kadar önemli? O yüzden değil mi bir maç bittiğinde futbol değil de hakemler konuşuluyor günlerce? O yüzden değil mi hakemler vasıtasıyla kendi takımına avantaj sağlamaya çalışmak bu kadar yaygın ve de olağan? Bunu kulüp yönetimleri, teknik kadroları yaparsa, hatta Medya yaparsa dibine kadar duygusal taraftar niye yapmasın? Böyle olunca da kimse futbolun ve kulüplerin nasıl yönetildiğini takımlarının neden bu kadar kalitesiz futbol oynadığına kafa yormuyor.
Beşiktaş’ın 4-1 galibiyetiyle sonuçlanan A.Gücü maçının ilk yarısında bir tane kaleyi bulan topu var. O da gol oldu zaten. G.Saray’ın Konya ile 0-0 berabere kaldığı maçta ise bir tane kaleyi bulan şutu yok.
Ama kimse bunlarla uğraşmıyor. Uğraşılan ne? Efendim Burak’a neden sarı çıkmamış. Daha da vahimi hakem neden Burak’a sarı kart göstermek için VAR’a başvurmamış. Sarı kartlarda VAR’a başvurulmadığını hâlâ öğrenememiş medya mensuplarının olması da çok vahim. Bile bile algı operasyonu yapılıyorsa o daha da vahim. Ayrıca Burak’ın sarı kartı o maçın gidişatıyla ilgili değil. Bir sonraki Galatasaray maçıyla ilgili. İşte bu ilgiye istinaden eleştiri yapılıyor bazı medya mensuplarınca. Ve Ankaragücü teknik direktörü de bu topa giriyor kendi takımını hiç ilgilendirmeyen bir konuda.
Çünkü alışılmış; hakemlere suçu atmak, imalı konuşmalar yapmak, “herkes bize karşı” algısı yaratmak hedef şaşırtmanın en iyi yolu. Katiyen bu takımı kuran, bu takımı çalıştıranlar hatalı olamıyor.

Cüneyt Çakır olmak
Sadece örnek olsun diye söylüyorum. Cüneyt Çakır bence Fenerbahçe-Trabzonspor maçını harika yönetti. Ama bakıyorsun maçtan sonra Ersun Yanal’da bir öfke bir şiddet. Bence Çakır maçı doğru olarak açıklanandan fazla uzatmamış ve Fenerbahçe beraberlik golünü bu dakikalarda bulamamış gibi hakeme çatıp duruyor. Sonra da basın (!) toplantısında basından soru almıyor. Tabii sorulacak soru şu: “Takımı ilk dörde sokacağım diye göreve geldiniz ama neden hâlâ küme düşme hattının hemen üzerinde çakılı duruyorsunuz?”.
Aslında herkesin hakemlerden kendi ayıplarını örtecek karar beklediği bu ortamda Cüneyt Çakır gibi uluslararası düzeye çıkabilen hakemlerimizin olması bence mucize gibi bir şey.
Pardon Ajax mı demiştik? Biz de Ajax gibi takımlar yaratmak istiyorsak eğer hakemleri bırakıp kendimizi tepeden tırnağa yenilemenin yollarını aramaktan başka çaremiz yok.  


Yazarın Son Yazıları

Rus ruleti 10 Temmuz 2020
Eski virüs: Transfer 2 Temmuz 2020
Burak’la kolay 27 Haziran 2020
Ağlayan çocuklar 26 Haziran 2020
İcraat zamanı 19 Haziran 2020
Yoklar varlar 14 Haziran 2020
Yeni anormal 23 Mayıs 2020
Risk çok büyük 14 Mayıs 2020
Girdik bir yola 7 Mayıs 2020
Para, para, para 27 Nisan 2020
Normale dönmeyelim biz 11 Nisan 2020
Sahada cinayet var 19 Mart 2020