2015’i gençlere adayalım

31 Aralık 2014 Çarşamba

Bugünün Türkiyesi’nde sığ yetiştirilen yeni kuşakların yanında, müzik gibi uzun bir eğitimden geçen ve daha derin sularda akabilen gençler ayrı değerler taşıyor

¦Gün geçmiyor ki gençlerden yepyeni haberler gelmesin: Yeni bir oda müziği, uluslararası bir ödül, yeni bir CD kaydı, yeni bir konser haberi. Bir de madalyonun diğer yüzü var: Burs bulamayanlar, iyi bir çalgı alamayanlar ve nice gereksinim için maddi destek arayanlar.  

Yeni bir yıla girerken kendimize yeni ilkeler koyarız: Bu yıl spor yapacağım.. Bu yıl sigarayı bırakacağım.. zayıflayacağım.. huzurevlerini ziyaret edeceğim.. şu projemi tamamlayacağım.. kırlara açılacağım.. daha çok sanatsal etkinlik yapacağım: Konserleri izleyeceğim, sergilere gideceğim, müzeleri gezeceğim... briç öğreneceğim.. yardım derneklerinde çalışacağım..
Bilmem bunların kaçta kaçı uygulanır! Ben 2015’e girerken özellikle ne yapmak istediğimi biliyorum: Genç sanatçıları daha yakından izleyeceğim onların başarılarını sizlere daha sık duyuracağım.
Gün geçmiyor ki gençlerden yepyeni haberler gelmesin: Yeni bir oda müziği, uluslararası bir ödül, yeni bir CD kaydı, yeni bir konser haberi. Bir de madalyonun diğer yüzü var: Burs bulamayanlar, iyi bir çalgı alamayanlar ve nice gereksinim için maddi destek arayanlar. Bu sütunlarda pek çok genci tanıtmışım, radyo ve televizyon programlarıma konuk etmişim. Hatta burs kazanmalarına, ilk kez kayıt yapmalarına, konser olanakları bulmalarına, çalgı sahibi olmalarına önayak olmuşum. Ancak bu yeteneklerimiz giderek artıyor.
Sanatla yolunu çizmiş gençlerin coşkuları yücedir. Olanakları ise bir o kadar kısıtlıdır. Basınımızın her konudaki yazarı onlara sahip çıkmalı. Uluslararası başarıları veya yana döne maddi destek arayanların sorunları daha geniş kitleye ulaşmalı. Onları yüreklendirmemiz, özellikle ilk heyecanlarını paylaşmalıyız. Bugünün Türkiyesi’nde böylesine sığ yetiştirilen yeni kuşakların yanında, müzik gibi uzun bir eğitimden geçen ve daha derin sularda akabilen gençler ayrı değerler taşıyor.
Güher&Süher Pekinel ile dünya sahnelerinde genç müzisyenler
Değerli piyanistlerimiz Güher ve Süher Pekinel yıllar öncesinden böyle bir göreve başladılar: Ülke çapında yetenekli gençleri seçtiler, onları ünlü okulların uzman hocalarına teslim ettiler. Ve konser ve yarışma olanakları bularak onlara dünya sahnelerinin perdelerini açtılar. Daha önemlisi başarı çizgilerini sürekli izliyorlar. Şimdi de ikinci kez onların CD/DVD albümlerine ön ayak olmuşlar. Lila Müzik tarafından basılan ikinci albüm Zürih-Tonhalle gibi önemli bir merkezdeki konserin canlı kaydı. Beethoven’in 3. kuvartetinde piyanist Gülru Ensari ve viyolacı Nilay Özdemir gibi proje dışından konuk sanatçılarla Kıvanç Tire (keman) ve Dorukhan Doruk (çello) cıvıl cıvıl bir yorum çıkartmışlar. Tam da o kuvartetin coşkusunu yansıtmışlar. Schumann’ın Fantezi Parçasında Veriko Cumburidze, Dorukhan Doruk ve Yunus Tuncalı derin romantizmi duyuruyorlar. İlhan Baran’ın Dönüşümler’i en çok kaydedilen Türk yapıtlarından biridir. Elvin Hoxa (keman), Dorukhan ve Gülru’nun derin ve içten anlatımıyla çok ayrıcalıklı. Mendelssohn’un 1. Üçlüsü ve Piazzola’nın Buenos Aires’te 4 Mevsim’i bu CD’deki genç coşkuyu yansıtan diğer yapıtlar. Pekineller’in projelerine bir süre Ondulin sahip çıkmıştı. Şimdi de 2013’ten beri Tüpraş’ın sponsorluğunda devam ediyor. Bu tür projeler sanatçıların ve organizatörlerin başarıları olduğu kadar onlara destek olan sponsorların da katkılarıyla yürüyor. Yeni yılda gençlere daha çok kol kanat germek, başarılarını gün yüzüne çıkarıp onları daha çok alkışlamak üzere…  


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Güle güle Doğan Hoca 29 Eylül 2021