‘Musul’un Fethi’

04 Mart 2015 Çarşamba

İnsan şöyle bir derin iç çekip “Neredeeeen nereye” demeden edemiyor. IŞİD’in vahşileri, Nakşibendi ordusu ve eski Baasçıların desteğiyle Irak topraklarını silip süpürerek Musul’u ele geçirdiğinde olup bitenleri anımsayın. Tarih 10-11 Haziran 2014’ü göstermekteydi… Devletin resmi haber ajansı AA, IŞİD’in bu zaferini “devrim” nidaları eşliğinde “selamlayalı” şunun şurasında 8-9 ay oldu. Yandaş televizyon kanallarının kendilerini El Kaide, onun Suriye kolu Nusra Cephesi ve IŞİD militanlarının “terörist” olmadığını ispata adadıkları günler de, “öfkeli çocuklar” söylemi de, 49 vatandaşımızı 3 ay rehin tutanların “misafirperverliklerine” düzülen övgüler de hafızalarımızda capcanlı.

***

Dış politikada zikzaklı, mantıksız, hamaset yüklü ve sürekli kaybettiren “derin boşluk” içinde yitip gideli çok oldu. Türkiye’yi yöneten siyasi heyetin şimdi aklı başına gelmiş, IŞİD’e karşı koalisyonda yerlerini alacaklarmış. Süleyman Şah Türbesi ve askerlerimizi tahliye edip sınırın dibine taşıyınca elleri kolları bağlı olmaktan çıkmış. Öyle deniliyor…
Peki Sünni mezhep kardeşliği adına bugüne kadar kol kanat gerilenlere karşı bu ne şiddet ne celal? Eli kulağında olan Musul savaşı gelip çattığında “masada olmamız için, ileride söz hakkımızın olması için operasyona aktif katılmamız” içinmiş… Hatta başbakan “Herkes yeni bir Misakı Milli’de buluşmalı ve bu Misakı Milli’nin hedefi doğrultusunda elinde ne varsa, heybesinde ne varsa bu mücadeleye katmalı” buyurmuş. Anadolu’da boşuna demezler “aç tavuk kendini darı ambarında sanır” diye…

***

Peki ya ABD Ulusal İstihbarat Ajansı (NSA) Direktörü James Clapper, “IŞİD’le savaş Türkiye’nin önceliği değil” saptamaları düzerken Türkiye’nin bölgede oynayacağı rolü duyurmak kime düşüyor? IŞİD’in Musul’dan sürdüğü eski Vali Esil Nuceyfi’ye... Kendisi Irak’ın Sünni kökenli Cumhurbaşkanı Yardımcısı Usame Nuceyfi’nin kardeşi. Ağabey Nuceyfi de kardeşi bu beyanı yapmazdan evvel Ankara’da ağırlandı. Bu arada Türkiye’nin “Başkan”ı da Riyad’a gidip yeni Suudi kralıyla Türkiye-Katar-Suud ittifakını canlandırdı.

***

Ne hikmettir ki Irak ordusu ve peşmerge güçleri, IŞİD’e karşı kıran kırana savaşırken Pentagon, Musul için adeta “zaman ayarlı bomba”yı gündeme koyuverdi. Iraklılar Musul’un “provası” olarak daha Tıkrit’te kollarını sıvamadan “20-25 binlik bir güçle nisan-mayısta saldırı yapılacağını” ilan ettiler. Irak ordusunun kararlılığı sergilensin diyeymiş… Bağdat’tan tepki gelince dün “ertelenebilir” dediler bu kez…

***

Yaz sıcaklarına kalır mı bilinmez ama anlaşıldı, IŞİD’i temizlemek yolunda büyük savaş Musul’da verilecek. Kuvvetle muhtemel ki birkaç binle ifade edilen ABD askerlerinin gözetiminde Irak ordusu, sayıları belirsiz (kimileri 120 bin diyor) Şii milis güçleri, Sünni aşiretler, peşmergeler ve Ezidi birlikleri ön saflarda olacak. Yani IŞİD’den çok çekmişler ama “birbirlerine bilenmişler” koalisyonu... Bu resimde Türkiye Sünni cephenin “sırtlanıcısı” olmaya aday. Gerekçe hazır. Bağdat’a 350 km ötedeki azınlıklarından arındırılmış 1.5 milyonu bulan Sünni Musul’u tutsa tutsa “Sünni Türkiye” tutar tezi. Tam da şimdiden herkesin aklı “Ya sonrası”ndayken…

***

Emperyalizmin halkları birbirine düşman ettiği, IŞİD’in kasıp kavurduğu bu coğrafyada çok ciddi bir nefret birikimi var. Erbil/ Hewler-Duhok-Zaho-Kobani hattında epey dolaştım geçen yaz. İliklerime, kemiklerime kadar hissettim. Petrol zengini bu bölge tüm siyasi ve askeri güçler için bir “Kızıl Elma”. Medeniyetler beşiği Mezopotamya, Körfez’den zerk edilen vahşi ideoloji eşliğinde kanlı bir savaş alanına çevrilmişken en başta “yoğurdu üfleyerek yemek” icap eder. Ortadoğu deneyimi, tarihsel refleksleri memleketi yöneten siyasi heyetten fazla olan bir “üst-akıl” olmasını umut edelim ve 7 Haziran’dan önce, son 20-30 yıllık tarihi “Bir koyup üç almakla” yola çıkıp “Midyat’a pirince giderken evdeki bulgurdan olmak”la özetlenebilen memleketimizde “Musul’un fethi” söylemleriyle karşı karşıya kalmayalım diye dua edelim...


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

ABD’de darbe tehdidi 7 Eylül 2018
Zaharçenko darbesi 5 Eylül 2018
Donbass cephesinden 23 Ağustos 2018