CHP Çarşafa Sığınırken!..

21 Kasım 2008 Cuma

Benim çocukluğumda İstanbul sokaklarında kara çarşaflıları sık sık görürdük. Masalların etkisiyle olmalı, korkardık onlardan, yüzlerini, gözlerini göremediğimiz için!.. Derken, azaldıkça azaldılar. Manto giyenler çoğaldıkça çoğaldı. Onuncu yıldan sonra tek tüktüler, ayıplanır, horlanır olmuşlardı... Okullar, öğretmenler, gazeteler, yönetimdeki büyüklerin konuşmaları, tutumları, uygulamaları bir çağdaşlık, uygarlık, güzellik dönemini başlatmıştı.

Geçen gün İstanbulun bir ilçesindeki CHP toplantısında CHP lideri Deniz Baykalı kara çarşaflı yüzü gözü kapalı bir kadının yakasına parti rozetini takarken görmez miyim? Sonra da böyle bir davranışın ne kadar yerinde olduğunu savunmasını duymaz mıyım?

Şaşmak az gelir!..

***

CHP bir yerlere mi gitmiş? Ya da birileri mi almış götürmüş?.. Kendisini, kişiliğini, geçmişini, seksen beş yıldır savunduğu ilkeleri mi unutmuş, ne olmuşsa olmuş! Baykal Bey, önümüzdeki yerel seçimde başarı kazanmanın çarşaflılara, türbanlılara kapıları açmak olduğunu anlayarak akıl almaz bir dönüşüm mü başlatmış?

Daha düne kadar yaptıkları, söyledikleri, savundukları neydi? Başörtüsü uygulamasını yaşama geçirmek isteyen AKPye karşı Anayasa Mahkemesine başvurarak böyle bir girişimin önlenmesini isteyen kimdi, CHP değil mi?

***

Şimdi iki partimiz var, biri türbanlı, ötekisi çarşaflı!.. Öyle güzel yakışıyorlar ki birbirlerine! İktidarda AKP, muhalefette CHP, bu arada ikinci muhalefet, MHP de, zaten çarşafa, türbana çoktan yandaş!.. İşte oldu bitti! Gitti Atatürk devrimi, çağdaşlık, uygarlık atılımları...

Yerel seçimde AKPye oy vermeyin ey okurlar diye yazacaktım! Özellikle Ege, Akdeniz yörelerinde seçimleri kazanıp, kendi adamlarını işlerin başına getirmek çabasındaki AKPye karşı, CHPnin öncülüğünde buluşmak gerekir diyecektim, vazgeçtim! Ha AKP, ha CHP.. Hangisi gelirse gelsin değişecek bir şey yok! Her şey kendiliğinden oluyor! Biri oyları cepte biliyor, çuval çuval kömürü, yağı, pirinci dağıtıyor. Öteki çarşafa, türbana parti rozeti dağıtmakla üstünlük elde edeceğini sanıyor!

***

Baykal ve arkadaşları yıllardır onu denediler, bunu denediler, başka yollar, çareler aradılar, ama bir türlü partilerinin temel ilkelerine, görüşlerine, yani halkçılığa, ulusalcılığa, laikliğe, çağdaşlığa gereken önemi, yakınlığı gösteremediler. Oysa kendi çizgilerinde kalabilseydiler, çoktan bu halk onları bağrına basardı...

Olmadı olmadı! Yolları açık olsun diyelim yine de!..


Yazarın Son Yazıları

Yağmurda Bir Gün 20 Mart 2014
Seçimlere Doğru 18 Mart 2014
Öykü Gibi 16 Mart 2014
‘Gizli Kalanlar’ 13 Mart 2014
‘Susacak mısın?’ 11 Mart 2014
Gerçekten Yana... 9 Mart 2014
Sözler ve Gerçekler 6 Mart 2014
Dön Dolap Dön! 4 Mart 2014
Pazar Günleri... 2 Mart 2014
Yaşamanın İçinden... 27 Şubat 2014
Güz, Şiirlerle 23 Şubat 2014
Bir Başlarsam 20 Şubat 2014
Özgürlüğü Beklerken 18 Şubat 2014