En güçlü ihtimal uç verirken...

25 Haziran 2015 Perşembe

Şamanlığa dayanan Türk âdetlerini bile tek tek sayabilen, Türkçeyi “Estağfurullah efendim. Hakk-ı âliniz var” diye konuşabilen o büyükelçi ülkemizden ayrılırken şöyle demişti:
“Sizin politikanızın ilginç bir kuralı var... Belirsizlik olduğu zaman en güçlü olasılık ne ise onun tam tersi olabiliyor... Bütün mesele o en güçlü olasılığın ne olduğunu bulmak!”
En güçlü olasılık ne?
AKP- MHP, AKP-CHP...
Son dakika sürprizi AKPHDP...
Yoksa erken seçim...
??
Koalisyon deneyimlerimize göre, başbakanlıktan sonraki en önemli koz, TBMM Başkanlığı’dır.
Başbakanlık bir partide ise, TBMM Başkanlığı ötekinin oluyor.
4 parti de aynı gün TBMM başkan adaylarını ilan etmekle yetindi.
Demek ki koalisyon pazarlığı ya gizlice başladı ve şimdilik perdeleniyor.
Ama bu durum yine de en önemli adımın Meclis Başkanı üzerinden atılacağı gerçeğini değiştirmiyor.
En önemli, en kritik aday Deniz Baykal.
Anayasanın istediği çoğunluğu hiçbir aday sağlayamayacağına göre sonucu son tur belirleyecek.
Baykal, uğradığı komploya rağmen, Türk siyasetinin hâlâ en önemli isimlerinden...
Adaylığı belli olur olmaz patlak veren fitne - nifak söylentileri bu yüzden:
“Baykal, Tayyip Bey’in adayı!”
Siyaset bu, Ecevit - Erbakan anlaşması için “tarihi yanılgının aşılması” deniyordu...
Siyasette talih de tarih de her zaman tekerrür edebilir.
Dün akşam itibarıyla AKPCHP ortaklığı için ilk adım atılmış görünüyordu.
Kılıçdaroğlu’nun isteği doğrultusunda, Baykal’ın adaylığı Antalyalı vekillerin imzasıyla kesinleştiğine göre...
Demek, Başbakan da AKP’den olacak.
Davutoğlu’na düşen parti liderilğini ve başbakanlığı elinden kaçırmamak için çalışmak, çalışmak.
(Abdullah Gül’e yakınlığı ile bilinen yazar Fehmi Koru’nun gazetemizde de yer bulan imalarına kulak vermek gerek.)
Davutoğlu’nun geleceği partiyi tek parça tutmasına ve başbakanlıkta kalmasına bağlı.
Benzer bir gerçek CHP Genel Başkanı için belki daha da geçerli. Onun da selameti “Başbakan Yardımıcılığı”nda...
Özetle...
AKP - CHP koalisyonu liderlerinin parti içindeki konumlarını sağlam ve güçlü tutmak bakımından yararlı olacak.
“Büyük Koalisyon” denilen bu ortaklığı sanayi ve ticaret çevrelerin dışında sürpriz sayılabilecek çevre ve kesimler de destekliyor.
Örneğin Nesin Vakfı yöneticisi, Aziz Nesin’in oğlu Ali Nesin de böyle bir ortaklığın ülke için çok yararlı olacağı görüşünde.
Bu görüşünü sosyal medyada söyle savunuyor:
“AKP - CHP koalisyonu ülkeye müthiş bir kaynak sağlar. Bir de ekonominin dümenine K. Derviş geçerse ülkeye yatırımlar adeta yağar.
Bu konuda sağlanacak
4 yıllık refah doğru değerlendirilirse, yani bilime ve araştırmaya doğru kaynak aktarılırsa, Türkiye bir yerlere gelebilir.”

***

Koalisyon kurmak uzun ince bir yolda yürümektir.
Ama yolun çok uzama ihtimali yoktur.
45. gün en fazla incelebileceği ve kopabileceği yerdir.
Burası da “siyasetimizin en gözü kara kişisi” Tayyip Bey dahil kimsenin göze alacağı bir nokta değildir.
TBMM Başkanlığı seçimi sonucu kurulacak koalisyonun en önemli adımıdır.
CHP bakımından ise Baykal ile Kılıçdaroğlu’nun bir anlamda kader birliği içine girdiğinin habercisidir.
Baykal’ın seçilmesi demek, Kılıçdaroğlu’nun AKP - CHP hükümetinin Başbakan Yardımcısı olması demektir.
Bu arada Kılıçdaroğlu’nun CHP liderliği de “konsolide” olacaktır.
Ama ülkenin ve partisinin akıbeti ne olur?
Onu da milletçe göreceğiz...  


Yazarın Son Yazıları

Öl de ölelim dengesi 21 Şubat 2021
Takıntının ilacı.. 14 Şubat 2021
Her taşın altı Katar 7 Şubat 2021
Dilim dilim dilimiz.. 31 Ocak 2021
Şeytan-ı racim 27 Aralık 2020
Reyiz’e cennet yolu... 29 Kasım 2020