Ahmet İnsel

Çipras’ın üçüncü zaferi

22 Eylül 2015 Salı

Kamuoyu araştırmaları seçim sonuçları konusunda Yunanistan’da bir kez daha yanıldı. Hepsi SYRIZA ve Yeni Demokrasi’nin başa baş gittiğini söylüyordu. Çipras’ın partisi en yakın rakibinin 7 puan önünde yarışı bitirdi. Ocak ayındaki seçimlere göre bir buçuk puan gerileyip, 4 milletvekili daha az çıkardı ama herkesin beklediği 8-10 puanlık gerilemenin yanında bunun anlamı yok. Çipras aynı yıl yapılan iki seçim ve bir halkoylamasının hepsinde büyük bir başarı elde ederek, Yunan siyasal yaşamında kalıcı bir lider olduğunu ve yaman bir siyasetçi olduğunu kanıtladı.
Seçimin büyük kaybedeni, ağustos ayında SYRIZA’dan ayrılıp, Halk Birliği adındaki yeni partileriyle seçime giden AB ve Avro karşıtı sol kanat oldu. Parlamento dışı kalan Halk Birliği’nin, son seçimde oyların yüzde 5.5’ini almaya devam eden Komünist Partisi’yle arasında anlamlı bir fark oluşturması, siyasal alan açması zor görünüyor.
Seçimin diğer kaybedeni Yeni Demokrasi. Oy oranını çok az artırmış olsa da, SYRIZA ile arasındaki farkı kapatamadı. Seçmenlerin büyük çoğunluğu için Yeni Demokrasi, Yunanistan’ın içinde debelendiği büyük krizin birinci sorumlusu olmaya devam ediyor. Bu kanaatin değişmesi hem zaman hem de sağ kanatta radikal bir kadro yenilenmesi gerektiriyor.
Yunanistan’da halkın çoğunluğu kemer sıkma politikalarının dış güçler tarafından dayatıldığına, buna katlanmanın kaçınılmaz olduğuna ama bu politikaların halk için en zararlı yönlerinin sadece sol iktidar tarafından engellenebileceğine inanmaya devam ediyor. Çipras da seçim kampanyasında özetle bunu söyledi. İmzaladığı üçüncü kemer sıkma anlaşmasını “canlı bir organizma”ya benzetip, borcun azaltılmasından özelleştirmelere, emek piyasası ve emekli maaşlarıyla ilgili düzenlemelere kadar yeniden pazarlık yapılacak bir dizi alan olduğunu tekrarladı. SYRIZA’ya oy vermeye devam edenler için Çipras, “halkı korumak için elinden geleni yapan, hatalarını açıkça kabul eden” ve en önemlisi, geçmişle bugün arasında çok net bir kopuşu temsil eden bir lider olmaya devam ediyor.
Seçim sonuçları PASOK’un, merkez sol demokratları bünyesinde toplayan DİMAR’la ittifak yapmasının doğru olduğunu gösterdi. Demokratik Koalisyon, iki partinin bir önceki seçimde aldıkları oyların toplamını geçemedi ama neonazi eğilimli Altın Şafak’ın hemen ardından parlamentoda dördüncü parti oldu. Şimdi SYRIZA’nın elinde milliyetçi dozu yüksek bir ulusal egemenliği savunan koalisyon ortağı Bağımsız Yunanlılar’ın alternatifi var.
Bağımsız Yunanlılar’ın lideri Kamenos ise seçim kampanyası boyunca Çipras’ı ve politikalarını sürekli destekleyerek, bu rüzgârdan yararlanmayı başardı. Baraja takılması beklenirken, meclise 10 milletvekili sokup, Çipras’a ucu ucuna bir meclis çoğunluğu elde etme olnağı verdi. Çipras seçim akşamı konuşmasının sonunda Kamenos’u kürsüye çağırıp, koalisyona devam kararını ilan etti. Başka olanaklar varken, SYRIZA’nın bu sağ partiyle koalisyon yapma ısrarı Avrupa sollarında şaşkınlık yaratmaya devam ediyor.
Çipras’ın önünde, parti içi gerilimlerin azaldığı, parlamentonun yüzde 85’inin kemer sıkma gereği konusunda anlaştığı daha rahat bir yol var. Bu ortamda SYRIZA, yoksulların, en korunaksızların en az zarar görecekleri bir acı reçete uygulayabilecek mi? Vergi kaçağını azaltıp, vergi vermeyen ayrıcalıklıları vergilendirebilecek mi? Yolsuzluk ve ahbapçavuş kapitalizmine karşı alınacak önlemlerin Yunanistan oligarkları tarafından etkisiz kılınmasını nasıl engelleyecek? Yakında göreceğiz.
7 aylık Çipras hükümeti yolsuzlukların üzerine gitmeye başlamıştı. Seçim akşamı Çipras, “ülkeyi tahakkümü altında tutan yolsuzluğu dört yıl içinde yok etme” sözü verdi. Ardından krizden çıkmanın mucizevi biçimde gerçekleşmeyeceğini, herkesin çok çalışmasıyla bunun mümkün olacağını hatırlatmaktan geri kalmadı.
Bu seçim sonuçlarının düşündürücü yanı, katılımın 10 puan düşmesi. Seçmenlerin yüzde 44’ü bıkınlık ve hayal kırıklığı nedeniyle bu sefer sandığa gitmedi. SYRIZA hükümetinin sırtında şimdi halkın siyasete sırtını dönmesi ya da öfkeyle karışık çaresizliğini Altın Şafak gibi nefret partilerine ilgi göstermesini engelleme sorumluluğu da var.


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Bir otokrat prototipi 1 Eylül 2018
Kayırma ekonomisinin bedeli 28 Ağustos 2018
Trump ve yeni otoriterizm 21 Ağustos 2018