Miyase İlknur

Ödünsüz bir aydın: Şerafettin Turan

17 Ekim 2015 Cumartesi

Cunta yönetiminin istifa baskılarına direnen Turan, kurumu devralmaya gelen askerlere “Türk Dil Kurumu’nu size devretmiyoruz, siz teslim alıyorsunuz” sözleri ile meydan okumuştu.

Aklımız siyasete erdiğinde onu eserlerinden ziyade Kültür Bakanlığı Müsteşarlığı unvanı ile tanıdık. 1999’da bombalı saldırı sonucu katledilen gazetemiz yazarı Ahmet Taner Kışlalı’nın 1978 yılındaki CHP hükümetinde Kültür Bakanlığı döneminde müsteşarlığını yapan Prof. Dr. Şerafettin Turan’ı bu göreve bizzat dönemin Başbakanı Bülent Ecevit davet etmişti. Müştaşırlık görevi ile birlikte Atatürk’ün en önemli miraslarından Türk Dil Kurumu’nun başkanıydı aynı zamanda. Seçimle gelen son başkanı oldu. Bu görevini 12 Eylül cuntasının hiç bir yargı kararı olmaksızın kurum hakkında kapatma kararı aldığı 1983 yılına kadar sürdürdü.

Atatürk’ün vasiyetini hiçe sayan cuntacılar bu görevden istifa ederek kurumu devretmesini istediğinde meydan okuyan sözleriyle hepimizin yüreğine su serpmişti. Şöyle seslenmişti Şerafettin Hoca, devrin apoletli muktedirlerine: “Türk Dil Kurumu’nu size devretmiyoruz, siz teslim alıyorsunuz.”

Kurumu teslim aldılar belki ama Şerafettin Hoca’yı asla. Hoca, makaleleri, yakın tarih incelemeleri ve konuşmalarıyla yine ödünsüz bir Cumhuriyet aydını olmanın gereklerini yerine getirdi.

Atatürk’ün vasiyetinin çiğnenerek Turan’ın başkanı olduğu Türk Dil Kurumu’nun kapatılması kararına tepki gösterenler de cuntanın hışmına uğradılar. Başyazarımız Nadir Nadi’nin 24 Ocak 1983 yılında gazetemizde yazdığı “Tuhaf Bir Tasarı” başlıklı yazısı nedeniyle Sıkıyönetim Mahkemesi’nde yargılanmış, Bülent Ecevit de Atatürk’ün “Vasiyet”ini savunduğu için bir süre hapis yatmak zorunda kalmıştı.

Prof. Dr. Şerafettin Turan, bir Cumhuriyet çocuğu olarak 1925 yılında Van’ın Erciş ilçesinde bir öğretmenin beş çocuğundan biri olarak dünyaya geldi. Bütün cumhuriyet kuşağı çocukları gibi meşakatli yaşam mücadelesi sonrasında bilim adamı oldu. Babasını lise çağlarında kaybettiği için üniversite hayallerine ara verip Milli Eğitim Müdürlüğü’nde başkatip olarak memuriyet hayatına atıldı. O yıllarda yoksul Anadolu çocuklarının okuması için açılan parasız yatılı okullar sayesinde pek çok Cumhuriyet aydını gibi Şerafettin Turan da yükseköğrenimine devam edebildi. Önce Gazi Eğitim Enstitüsü’ne ardından da Dil Tarih Coğrafya Fakültesi’nde öğrenimine devam etti. Prof. Şinasi Altundağ’ın asistanlığını yaparak başladığı akademik hayatında profesörlüğe kadar yükseldi.

Turan, hem Osmanlı hem de Cumhuriyet Tarihi’ne ilişkin eserler veren nadir tarihçilerdendi. Özellikle Kanuni dönemine ilişkin eserleri ile yedi ciltlik “Türk Devrim Tarihi”, “Atatürk’ün Düşünce Yapısını Etkileyen Olaylar, Düşünürler, Kitaplar” adını taşıyan eserleri ve biyografileri Türk tarihinin en önemli eserlerinden sayılır.


Yazarın Son Yazıları

OHAL’de dans 6 Haziran 2020
Aknoz Paşa kafası 31 Mayıs 2020
Darbelerden darbe beğen 30 Mayıs 2020
Sevabına swap 23 Mayıs 2020
Darbeleme 9 Mayıs 2020
Sizden adisi yok! 11 Nisan 2020