Yahya Arıkan

Faiz, Repo ve Kâr Nasıl Vergilenecek?

28 Şubat 2013 Perşembe

\n

Hepimize hayırlı olsun! Mart ayı geldi ve yine yoğun bir beyan, vergi ödeme dönemine girdik. Geçen yıl faiz, repo kazancı ve kâr payı gibi menkul sermaye iratlarının beyanına ilişkin küçük şifreler vermiş ve şifresiz vergi sistemi umudumuzu yinelemiştik. Ancak süreçte vergi mevzuatı ve sistemimizi daha anlaşılır, basitleştirici adımların atıldığına tanık olmadık. Bu nedenle, bu yıl da bazı ipuçları vermek yararlı olacak. Öncelikle ‘kâr payı’ kazananlara değinelim.
Ortaklarına kâr dağıtım kararı alan şirketler, öncelikle dağıtacakları kâr payları üzerinden yüzde 15 gelir vergisi kesintisi yapıyor. Türkiye’deki anonim ve limited şirketlerden elde edilen kâr paylarının yarısı gelir vergisinden istisna. Kalan tutarın beyan haddi olan 25 bin lirayı aşması durumunda yıllık gelir vergisi beyannamesi verilmesi gerekiyor. Beyan edilen kâr payları üzerinden hesaplanan gelir vergisinden de şirket tarafından yapılan vergi kesintisinin tamamı mahsup ediliyor.
Bu durumda, 50 bin liraya kadar olan kâr payları için yıllık gelir vergisi beyannamesi vermeye gerek yok. Durum tutarlara göre tablodan takip edilebilir.
Gelir Vergisi Kanunu’nda, istisna ve tevkifat uygulamasına konu olmayan menkul sermaye iratlarının 1270 liranın altında kalması halinde ise beyan konusu edilmeyeceği belirtilmiş. Bunlar şöyle:
1- Alacak faizleri.
2- Hisse senetleri ve tahvillerin vadesi gelmemiş kuponlarının satışından elde edilen bedeller.
3- İştirak hisselerinin sahibi adına henüz tahakkuk etmemiş kâr paylarının devir ve temliki karşılığında alınan para ve ayınlar.
4- Her çeşit senetlerin iskonto edilmesi karşılığında alınan iskonto bedelleri.
5- Off-shore (kıyı bankacılığı) faiz gelirleri.
Bir de beyan edilmeyecek gelirler var. Menkul sermaye iratları vergisinde, 31 Aralık 2015’e kadar GVK’nin geçici 67. maddesi oldukça aktif bir rol oynuyor. Bu madde, vergi kesintisi yapılıyorsa, ayrıca beyanname verilmesine gerek yok diyor. Bu durumda;
“devlet tahvili ve hazine bonosu faiz gelirleri”, “mevduat faizleri”, “repo kazançları” ve “katılım bankalarınca ödenen kâr payları” kesinlikle beyan edilmeyecek.
\n

\n\n

‘Çalışan Temsilcisi’ dönemi!

\n

İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası’na göre işverenler artık; çalışanlar arasında yapılacak seçim veya atama yoluyla, belirli sayılarda “Çalışan Temsilcisi”ni görevlendirmek zorunda.
2 ile 50 arasında çalışanı bulunan işyerlerinde temsilci sayısı 1’den başlayarak kademeli artışla, örneğin 2001’in üzerindeki çalışanı olan işyerinde 6’ya kadar çıkıyor.
İşyeri temsilcileri, iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili çalışmalara katılma, çalışmaları izleme, tedbir alınmasını isteme hakkına sahip.
Bu anlamda müfettişler de işyerinde tespit edilen noksanlık ve ilgili mevzuata aykırılıkların giderilmesi konusunda, işveren ve çalışan temsilcisi ile de işbirliği yapabilecek. Yine, işyerindeki makine, cihaz, araç, gereç, tesis ve binalarda sağlık ve güvenlik yönünden ciddi ve yakın bir tehlike ile karşılaştıklarında ve koruma tedbirlerinde bir eksiklik gördüklerinde, işverene veya çalışan temsilcisine derhal haber verebilecek.
Uygulamada çalışanların iş sağlığı ve güvenliği için işyerinde daha fazla söz sahibi olmalarının sağlanması son derece olumlu. Ancak daha da önemlisi; çalışan temsilcilerinin bu görev ve sorumluluklarını mutlaka sağlıklı bir şekilde yerine getirecek birikim ve tecrübeye sahip olmalarının sağlanması olsa gerek.

\n

ASKERLİKTE SİGORTA PRİMİNİ KİM ÖDER?

\n

12 yıldır limited şirket ortağıyım. 15 aylık askerliğe başladım, sigorta primi ve stopajımı devlet mi ödeyecek? Azem Şişman 
Askerlik süresince de şirket ortaklığından kaynaklanan Bağ-Kur priminizi kendiniz ödemekle yükümlüsünüz.

\n

SORU - CEVAP

\n

Sorularınız için malicozum6ismmmo.org.tr adresine mail atabilirsiniz. Tüm sorular e-posta ile tek tek
cevaplanacaktır.

\n


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları


Günün Köşe Yazıları