Başkanlık rejimi gerçekleşebilir mi?

02 Şubat 2016 Salı

Cumhurbaşkanı, “kuvvetler birliği uyumlu” tek adam rejimini kurma planında tamamen Saray destekçisi “Türkiye Anayasa Platformu”nu devreye soktu. Sözcü ve gövde, tamamen kontrol altında, İslami ideolojik, vakıf, dernek Memur-Sen, Ensar Vakfı, TÜRGEV, MÜSİAD, İHH, Hak-İş, İlim Yayma Cemiyeti.. gırla. İlkeleri var: Gezi Direnişi’ne karşı olma, 17-25 Aralık 2013 Yolsuzluk ve Rüşveti reddetme.
Ama “bizi AKP’ye yakın olarak kategorize etmeyin” diyorlar. Evet, ben onları Marslılara çok yakın kabul ediyorum.
İlk toplantılarını rastlantı bu ya Cumhurbaşkanı ile yaptılar. İçeride ve dışarıda “milletimizi bilgilendirme” toplantıları yapacaklar sürekli. “Başkanlık sistemi önemli bir fırsat” dediklerine göre, neyin ve kimin propagandası için yollara düştükleri de net. Dahası, “başkanlığa karşı olanlar milli iradeye de karşılar” gibi ucubenin de ucubesi büyük laflar da ediyorlar.
Bir de kendisini “eski Komünist Partili” diyen, Cumhurbaşkanı’nın “muhafazakâr sol demokrat” kontenjanından başmüşavir, avukat Mehmet Uçum gibileri de piyasada. “Milli, Türk tipi, RTE’ye başkanlık” anayasasının ne kadar yararlı olduğunu anlatmakla sorumluluk üstlenmiş.

Çabaları boşuna mı?
Bunlar artacak, çoğalacak durmadan; televizyonlarda, gazetelerde boy gösterecekler. Ne kadar süreyle, içine girdiğimiz bu sürecin doruk noktası ne olacak, bilmiyoruz, ama Cumhurbaşkanı’nın bir zamanlaması vardır. Mesela 6 ay. Her ay kamuoyu yoklamaları ile bu eşgüdümlü, milleti inandırma faaliyetinin sonuçlarına bakacaklar, ne kadar mesafe aldık diye.
Peki, kamuoyu yoklamalarında yüzde 35’in altında gözüken Başkanlık Rejimi’ni kabul ettirmeleri mümkün olacak mı, yoksa boşa bir çaba içindeler mi?
1) Cumhurbaşkanı sanki başkanlık rejimi önerisini salt kendi isteğiyle halka götürebilirmiş ve referandumda oylayabilirmiş gibi davranıyor. O kadar emin.
2) Anayasa Komisyonu’nda uzlaşmazlık çıkacak veya az bir olasılıkla, başkanlığı sıkı denetleyecek, denge-fren sistemleri kurulmuş, RTE’nin sevmeyeceği bir anayasa sistemi önerisi gelebilir.

Kimin önerisi Meclis’e gelir
3) Ama Meclis’e her durumda bir anayasa önerisi gelecek. Uzlaşmazlık halinde, Meclis’teki adamları Reis’in önerisini sunacaklar. Bu aşamada, Davutoğlu ve arkadaşları, kendi başkanlık önerilerini Meclis’e sunma cesaretini gösterirler mi? Bu, Davutoğlu’nun karşı çıkma gücüne bağlı. Bu güç, bugün sınırlı gözüküyor. Sadece itirazlar şeklinde. Meclis’e getirecekleri anayasa önerisinin, RTE-Davutoğlu uzlaşmasını yansıtma olasılığı yüksek.
4) Meclis’teki oylamada Saray+Hükümetin başkanlık rejimine evet çıkması, bugünkü dağılımda mümkün değil. Meclis’te MHP’yi parçalamak gibi niyetleri var. Ama MHP’yi böylece yok etme tarihsel misyonunun altına hangi milletvekilleri girer? Bu olasılığı az mı az görüyorum.
5) Meclis’te 330’u bulamayınca, anayasa önerisi kadük kalacak. Bulurlarsa gerçekten büyük olay olur ve referanduma gider.

Bulamazlarsa erken seçim
6) Bulamazlarsa, ki yüksek olasılık bu, yeni seçim gündeme gelecek. Şimdiden gündeminde Saray’ın. İşte bu noktada Saray- Hükümet çatışmasının doruğunu yaşayabiliriz. Davutoğlu kesin seçime karşı, icraat hükümetiyiz, millete seçimi dayatırsak yeniliriz düşüncesinde. Ama bu düşüncesinde ısrar etme kararlığı şüphesiz ki parti ve hükümet içindeki dengelere bağlı. Tabii “kendi kişisel ağırlığı”nda ısrar etme, bunu deneme olasılığı da yok değil.
7) RTE’nin kesin kararı seçimdir. Davutoğlu’nu da buna zorlayacaktır, Meclis’teki milletvekillerini de. Milli iradeden korkuyorlar, teranesini piyasaya sürmeleri de, erken seçime hazırlığın parçası.
8) Saray seçimde başarı kazanır mı? Tek olasılık, MHP veya HDP’nin baraja takılması. Veya ikisinin birden. En çok üzerinde çalışılan MHP seçmeni! RTE seçmene demek istiyor ki, “Benden daha iyi bir MHP’li başkan ve parti mi bulacaksınız, işte ben buradayım”.
Tabii, PKK’nin de terör politikasıyla, daha önceden yazdığımız gibi, RTE’yi başkan yapma olasılığı da var!  


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları