Aydın Engin

Bizim Müslümanlar Suriye sınavında

17 Şubat 2016 Çarşamba

Ayrıntılara dalıp konuyu ve sorunu bulandırmayalım. Türkiye’de iktidarı elinde tutan siyaset esnafı ülkeyi hızla bir savaşa sürüklüyor.
Yani savaş yoluyla ulaşılacağı sanılan bütün çözümleri amasız fakatsız reddeden barış güçleri için “Suriye’de savaşa hayır” diye yeri göğü inletme günlerine girdik…
Hatırlayın, 2002 yılının son iki ayında Türkiye’de barış güçleri şaha kalkmıştı. Türkiye Barış Girişimi kendisinin bile şaştığı büyüklükte bir kitleyi harekete geçirmiş, yer gök Irak’ta savaşa hayırdiye inlemeye başlamıştı.
AKP yeni iktidar olmuştu. Amerikan askerlerinin Türkiye üstünden Irak’a girmesine ve ayrıca Türkiye’nin de Irak’a asker göndererek savaşa katılmasına olanak tanıyan tezkere hazırlanıyordu. Ankaralı meslektaşlarımız AKP içinde ciddi bir bölünme yaşandığını haber veriyorlardı. Tayyip Erdoğan savaştan yana; Bülent Arınç ve Ertuğrul Yalçınbayır’ın da yer aldığı daha küçük bir grup ise savaşa karşı saf tutuyorlardı.
AKP’de ortaya çıkan bu iki farklı (hatta zıt) eğilimin tabana, AKP seçmeni olduğu hemen hemen kesin olan kadın ve erkek, genç ve yaşlı Müslümanlara nasıl yansıyacağı Barış Girişimi’nde çaba gösteren bizler için cevabını bilmediğimiz bir soruydu?
Cevap bizi şaşırttı ve sevindirdi.
Büyük kentlerde açılan ve “Irak’ta savaşa karşı sen de bir imza ver” diyenleri çağıran imza standlarında başı bağlı genç kadınlar ve “İslami sakallı” genç erkekler sıraya giriyor, uzun kuyruklar oluşturuyor ve duraksamadan imzayı basıyorlardı.
İstanbul Çağlayan Meydanı’ndaki “Irak’ta savaşa hayır” mitinginde yürüyüş kollarının en kalabalığı yine aynı toplumsal kesimin kadın ve erkeklerinden oluşmuştu.
Yine İstanbul’da, İstiklal Caddesi’nde Galatasaray - Tünel arasını birkaç kez dolanan “insan zinciri”nde çoğu genç birçok “Müslüman barışçı” bizlerle el ele tutuşup, barış hareketine omuz verip zincirin bir halkası olmuşlardı…

***

Onlarla bazen Barış Girişimi’nin bir aktivisti, bazen gazeteci olarak defalarca konuştum. Hemen hepsinin ortak cevabı “Bir Müslüman ülkeye açılacak savaşa biz evet diyebilir miyiz hiç” diye özetlenebilirdi.
Çoğuna sırf sınamak için şaşırtıcı, kışkırtıcı bir soru sordum:
- Irak Müslümanlarının çok büyük kısmı Şii. Bunu nasıl karşılıyorsunuz?
Cevap hemen hemen hiç değişmedi:
- Doğru. Ama Irak’ta iktidarda Saddam var ve Saddam Irak Sünnilerinin temsilcisi…

***

Şimdi “Suriye’de savaşa hayır” günlerine geldik.
2002’den bu yana köprülerin altından çok su aktı. AKP’nin en tepesindeki zat sayesinde ülkede benzeri görülmemiş bir kamplaşma yaşanıyor. Bu kamplaşma Suriye’de başladı başlayacak gibi görünen savaşa nasıl yansıyacak?
Dün Sünni Saddam’a destek için “savaşa hayır” diyen Müslümanlar, bugün bir yandan AKP saflarında kol gezen Kürt düşmanlığına ayak uydurarak, bir yandan da Nusayri (Arap Alevisi) Esed aşireti üyesi Beşşar Esad’ın Suriye devlet başkanı olmasına bakarak bu kez “Suriye’de savaşa evet” derler mi?
Bizim Müslümanlar sahici bir sınav arifesinde.
Umalım sınıfta kalmasınlar…  


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

25 ay 13 gün sonra 16 Ağustos 2018