AKP 15 yaşında

18 Ağustos 2016 Perşembe

AKP’nin şehitlerin anılarına saygı gerekçesiyle sade törenlerle idrak edilen 15. yıldönümünde, bilançonun başarılı olup olmadığı sorusu ilk bakışta saçma gibi gelebilir. Öyle ya kurulur kurulmaz iktidar olan ve sonrasında yapılan her seçimi kazanıp koltuğu 14 yıl muhafaza eden bir partinin ve de tartışmasız hâkimi mutlak önderinin başarısından kuşku duyulur mu? Yine de partinin bu 15 yıl içinde kuruluş amaçlarını gerçekleştirebildiği ölçüde başarılı olduğu olgusundan hareketle, bunların ne kadarının yaşama geçirildiğine bakabiliriz.
Amerikan - Türk ortak yapımı bir uluslararası proje olan Tayyip Erdoğan liderliğindeki AKP, İslam ile kapitalizmi ve kapitalist demokrasiyi bağdaştırmak, ılımlı İslam etiketli iktidarın yönetiminde, Türkiye’nin küresel kapitalizme eklemlenmesini sağlamak, Ankara’nın başta ABD ve AB olmak üzere senkronizasyonunu gerçekleştirerek, onun ABD’nin yeniden dizayn ettiği yeni Ortadoğu’da kendisine düşen rolü aksaksız yerine getirmesini temin etmek için oluşturulmuştu.
Projenin yaşama geçirilmesi için Erbakan ile bağlarını kopararak “Milli Görüş” gömleğini çıkaran “ılımlı İslam”ın (ılımlı İslam yazılır, uyumlu İslam okunur) uysal çocukları iktidara hızla hazırlandılar.

***

Peki Tayyip Bey bu 15 yıl içinde yukarıda sayılan amaçları yaşama geçirebildi mi?
Sorunun yanıtı “hayır”dır ve bilanço tümüyle negatiftir.
1 Mart tezkere olayını da başlangıçta ABD bir yol kazası olarak niteledi ve olayın sorumluluğunu TSK’ye yükledi, bedelini de fevkalade pahalıya ödetti.
Ama ABD ve AB ile uyumsuzluklar bununla sınırlı kalmadı. “Tezkere fiyaskosu!”nun ardından kendini BOP’un eş başkanı ilan eden Erdoğan, ABD’nin bölgedeki bütün atılımlarıyla ters düştü. Sam Amca’nın bölgedeki şımarık çocuğu ve gerçekteki tek stratejik ortağı İsrail ile “one minute” çıkışı ve Mavi Marmara girişimi ile gerginliğin doruğuna tırmandı.
Ortadoğu’da ABD’nin kendisine verdiği misyonu izleyecek yerde, bölgede Sünni - Şii çatışmasında Sünni dünyanın lideri misyonunu seçti. Mısır’da, Washington’ın adamı Sisi’ye karşı Müslüman Kardeşler’in yanında yer aldı ve İhvancı görüşünü her alanda belli etti.
Suriye’de yerini daha bir süre koruyacağı anlaşılan Esad gerçeğini kavrayamadığı için bölgenin egemenlerinin çıkarlarıyla ters düştü, işlerin çözümüne katkıda bulunacak yerde, daha da karışmasına neden oldu.
İslami terör ile mücadelede kendisinden isteneni yapmadığı gibi, zaman zaman ona destek olma görüntüsü verdi.
İktidarının ilk döneminde, iyi başlamış görünen AB - Türkiye ilişkileri zamanla son derece olumsuz bir çizgiye oturdu.
15 yılın sonunda Erdoğan, AB’de de, ABD’de de sevilmez, güvenilmez, istenmez adam oldu.

***

İçeride de vaatlerden hiçbiri gerçekleştirilemedi. İnşaat sektörü öncülüğünde, kesintisiz sıcak para akışıyla sağlanan ama aynı zamanda gelir adaletsizliğini daha da büyüten bir ekonomik gelişmeyi sağlamasına karşın, Kürt-Türk çelişkisinin iç savaş boyutuna ulaşmasını engelleyemediği gibi, Cumhuriyetin laiklik ilkesini, demokrasinin kuvvetler ayrılığı prensibini çiğneyerek, toplumsal gerginliği çatışmanın, devlet aygıtını felcin eşiğine kadar getirdi.
Toplumu Kürt - Türk, laik - inanmış çatışmasının eşiğine getiren AKP iktidarı döneminde ülkenin, yargı ve TSK dahil bütün kurumları çöktü.
15 Temmuz darbe girişimi böyle bir ortamda, AKP’nin kendisine, ancak seçim kazandırmaya yeten ama başka hiçbir sorunu çözmeye el vermeyen tabanı dışında, büyük bir yalnızlık ummanında debelendiği anda patlak verdi.
İşte 15 yıl önceki kuruluş amaçları ile 15 yıl sonra varılan nokta.
Bu durumda AKP’nin başarılı olduğunu söylemek, ancak onun ilan edilenin dışında gizli bir gündeme doğru seyrettiğini kabul etmek ve o amacı kutsamakla mümkündür. 


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Neden yıkıyorlar? 20 Mayıs 2022
Güvence 13 Mayıs 2022