AKP'li Ömer Çelik'in hedefinde CHP, Ekrem İmamoğlu ve Fazıl Say var

AKP Sözcüsü Ömer Çelik, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkındaki "Yemek" tartışması üzerine konuştu. CHP'yi ve İmamoğlu'nu hedef alan Çelik, "Böyle bir kriz zamanında bırakın krizi yönetmeyi, kendi parti içini bile kontrol edemeyen bir CHP var" ifadelerini kullandı.

26 Ocak 2022 Çarşamba, 15:39
AKP'li Ömer Çelik'in hedefinde CHP, Ekrem İmamoğlu ve Fazıl Say var
Abone Ol google-news

AKP Sözcüsü Ömer Çelik, İstanbul'da yoğun kar yağışı sırasında İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun yemek yemeye gitmesi tartışması üzerine konuştu.

Canlı yayında açıklamalarda bulunan Ömer Çelik, İBB Başkanı İmamoğlu'nu ve CHP'yi hedef aldı. Çelik, "Böyle bir kriz zamanında bırakın krizi yönetmeyi, kendi parti içini bile kontrol edemeyen bir CHP var" ifadelerini kullandı. Çelik açıklamasında, "Ben merak ediyorum, sorumlu bir yönetici, yönetmesi gereken bir kriz varken ve insanlar mağdurken nasıl başka bir yerde vakit geçirebiliyor" diye belirtti.

Çelik, İmamoğlu'nun İngiltere'nin Ankara Büyükelçisi Dominick Chilcott ile bir restoranda yemek yemesine ilişkin şunları söyledi:

"Belediye başkanı bu konularda, dünya diplomasisini belirleyen görüşmeler gibi sunuyor. Sayın büyükelçilerin çeşitli kurumlara ziyaretleri oluyor. Önemli bir kriz, toplantı oldu, karşınızdakiler de diplomatlar, herhangi bir toplantıyı iptal etseniz bunu anlayışla karşılarlar. Ama bu o kadar önemli bir mesele haline getiriliyor ki, bir krizin ortasında saatlerini ona ayırmasını o krizin yönetimi kadar önemli bir mesele gibi sunuyor. Bir kriz zamanında böyle bir görüşme yapılmaz. Karşı tarafa bildirdiğinizde de anlayışla karşılanacak bir durum olarak değerlendirilir. Normal bir zamanda restorana gitmekten bahsetmiyoruz. Krizin ortasında dakikalar önemliyken sizin kriz yönetimi konusundaki hassasiyetsizliğinizi gösteren bir tablodan bahsediyoruz."

Ömer Çelik şöyle konuştu:

"İBB herkesi tedbire çağırırken bir tek kendisi tedbir almamış. Ortada belediye idaresi adına zaaf olduğu ilk andan itibaren görüldü. İstanbulluya sahip çıkmayan bir belediye yönetimi ortaya çıktı. En basit tedbirlerin bile alınmadığı görüldü. Toplu taşımaya insanların yönlendirilmesi söz konusuyken otobüslere zincir takılmadığı, insanları taşımaya uygun olmadığı görüldü. Bu araçların nasıl savrulduğu görüldü. Daha da acısı krize müdaha etmesi gereken bir kar küreme aracı belediye başkanının yemek yemesi için yolun açılmasına seferber ediliyor. Herkesin siyasi safını İstanbulludan yana, vatandaşımızdan yana olarak değerlendirmesi gerekirken, bu zaafı kimin üzerine yıkarız ile karşı karşıyayız. Bilgilendirmeyi yapması gereken belediye sözcüsünün yurt dışında olduğu öğreniliyor.

Bütün bunlar karşısında CHP yönetiminin yapması gereken olaya el koymasıydı. CHP'nin belediyeden haberi yok. İstanbul'a bu kar ilk kez yağmıyor. 2017'de daha fazla kar yağdı. Alınan tedbirlere bakılınca kurumsal hafızanın silindiği görülüyor. Belediyenin kapasitesinden uzaklaştırıldığı bir beyin yıkama faaliyeti görülüyor.

2017'de 1.2 metrelik kar yağıyor. Şimdi ise yağan 80 CM. İstanbul'a o dönem 539 ton solüsyon kullanılmış, 136 bin ton tuz dökülmüş. Bugün ise iki tankerlik solüsyon ve 55 bin ton tuz dökülmüş. CHP sürekli ehliyet, liyakat ve kul hakkı diyor. Şimdi bu açıdan iyi değerlendirmeleri gerekir. Siyasi etiketleme ile bu kadar insanın işten atılması, emeklerinin silinip atılması, bir beyin yıkama faaliyetini net şekilde gösteriyor. İstanbul'da hiçbir şekilde görülmeyecek bir zaaf görüldü.

Krize dönük bir basit bir fotoğraf çekiminden uzak bir yönetim var. Bir yönetimsizlik var. Yönetimin kendisi bir kriz oluşturmuştur.

'KENDİ PARTİ İÇİNİ BİLE KONTROL EDEMEYEN BİR CHP VAR'

Bu tarz dönemlerde çekiciler, mobil büfeler konulur. Krize müdahale edecek araçların ve krize müdahale edecek yönetimin kendisinin en büyük kriz olduğu görüldü. Kimin nerede kimle yemek yediği, nerede tatil yaptığı kimseyi ilgilendirmez. Ama kriz varken, İstanbul'da kaos varken İBB Başkanı'nın saatlerini restoranda geçirmesi siyasi bir tartışma olur. Bu doğal bir durumdur. Burada yapılacak şey nedir, doğru bilgilendirmedir. Bilgilendirmeyi yapan elemanınız yurtdışında. Yurtdışından bilgilendirme yapacaksın, sonra tepki gösteren vatandaşımızı trollük ile suçlayacaksın. Basit bir şekilde şu saat şuradaydık, şunu yaptık diyecektiniz.

Bu görüntüler ortaya çıkıyor, CHP'li yöneticiler yenisinden eskisine bu görüntüler eski diyerek buna tepki gösterenleri suçluyorlar. Sonuçta ne oldu o kişilerin dedikleri doğru çıktı. Seferberlik halinde yalanlama yapan CHP'liler bu sefer seferberlik halinde tweetlerini silmeye başladı. Böyle bir kriz zamanında bırakın krizi yönetmeyi, kendi parti içini bile kontrol edemeyen bir CHP var."

FAZIL SAY'I DA HEDEF ALDI

Ünlü piyanist Fazıl Say'ın "yemek" tartışması üzerine İmamoğlu'nun hedef alınmasının ardından “Belediye Başkanımız Ekrem İmamoğlu’nun dün gece bir restoranda görüldüğü yanlış haberdir. İşin gerçeği şudur; bu 4 kişi dün bütün gece diskoda çılgınlar gibi dans etmiş ve içmiş eğlenmiştir. Fotoğrafı çeken kişi de Devlet Bahçeli’dir! Salvador Dali’nin de selamları var!” açıklamasına da tepki gösterdi.

Say'ı hedef alan Çelik şunları söyledi:

Bir sanatçının, böyle bir kriz zamanında, vatandaşlarımız sıkıntı çekerken böyle bir üslup ile konuşmasını doğru bulmam. İnsanlar yolda kalmışlar... Sanatçılar yolda kaldılar 20 saat karda kaldık dediler. Bir sanatçının insani açıdan böyle bir kriz anında on binler mağdur olmuşken siyasi bir ironi yerine daha insani hassasiyetle davranması gerektiğini düşünürüm. Bu sıkıntı varken de bir ironi yapmaya çalışmış olsa bile, bu yetenekli bir ironi olmamış, bu krizin yönetilmesiyle ilgili ortaya çıkan tartışmalarla ilgili dalga geçmek doğru değil. Biz böyle söyleyince 'hedef aldı' deniyor. Burada da mağdur kalmış vatandaşlarımız hedef alınıyor. Sayın Bahçeli ile ilgili bu ifade çok çirkin bir ifade. Niye böyle bir ifade kullanır? Vatandaşlarımızın mağduriyetlerine niye niteliksiz bir ironiyle yaklaşır? Siyasi savunma adına niye içeriği ve niteliği doğru olmayan bir yaklaşım üretir? Biz sanatçılarımızı sanatlarıyla yüceltmek, anmak isteriz. Türk kültürünü temsil ettikleri için bununla gurur duyarız ama maalesef bunlar gurur duyacağımız ifadeler olmuyor. Bu kadar vatandaşın sıkıntı çektiği ortamda insani duyarlılıkla bağdaşmayan bir yaklaşım oluyor."

İMAMOĞLU AÇIKLAMA YAPMIŞTI

İstanbul'un genelinde görülen yoğun kar yağışı kenti esir aldı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu ise Afet Koordinasyon Merkezi'nde (AKOM) kentteki son duruma ilişkin açıklamalarda bulunmuştu.

Açıklamanın ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan İmamoğlu, Cumhuriyet.com.tr'den Sude Güner'in "İktidar kanadı sizi hedef aldı. Daha erken saatte açıklama yapabilirdiniz. Akşam saatlerini beklemenizin sebebi nedir?" sorusuna yanıt vermişti.

"Yemek" tartışması ile ilgili "açıklama daha önce yapılabilir miydi" sorusunu yanıtlayan İmamoğlu, "Ben açıklamalarımı bazı sosyal medya kanalları üzerinden yaptım zaten. Gerekli bulduğum uyarıları yaptım. Süreçleri takip ettim. AKOM'daki görevimi her an her noktada yapmanın bu şekilde duyurmanın bir anlamı yok. O anda acil kararlar veriliyordu. Biz de acil onlara eşlik etmeye gayret ediyorduk" demişti.