CHP'li Bülent Kuşoğlu, vergideki adaletsizliğe dikkat çekti: 'Sistem rantı destekliyor'

Türkiye’deki dolaylı vergiler yoksul yurttaşın belini bükerken, bankada parası olan kur korumalı mevduat (KKM) sahipleri ağır vergi yükünden “kurtulabiliyor.” CHP Genel Başkan Yardımcısı Bülent Kuşoğlu, vergi sisteminin adaletsiz olduğunu belirterek, “Oturduğunuz yerden kazanıyorsanız bunlar vergilenmiyor Türkiye’de. Sermaye kazançları vergilenmiyor” dedi.

06 Ağustos 2022 Cumartesi, 02:00
CHP'li Bülent Kuşoğlu, vergideki adaletsizliğe dikkat çekti: 'Sistem rantı destekliyor'
Abone Ol google-news

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı Kuşoğlu, Türkiye’nin vergi alabilen bir ülke olduğunu ancak bu verginin adil olmadığını söyledi. “Kazanandan alınan bir vergi değil. Çok kazanandan çok, az kazanandan az vergi alınmıyor” diyen Kuşoğlu, herkesten aynı oranda vergi alındığını belirtti. 

Kuşoğlu, adaletsiz bir sistem olduğunu, vergilerin yüzde 70’ini de dolaylı vergilerin oluşturduğunu söyledi. Bu vergilerin aynı zamanda adaletsiz vergiler olduğunu, kazanca göre alınan vergiler olmadığını belirten Kuşoğlu, “Bu büyük bir adaletsizlik yaratıyor” dedi. 

Kuşoğlu, bu yıl için 335.9 milyar lira olarak açıklanan, ek bütçeyle 241.3 milyar liraya indirilen “vergi harcamasına” dikkat çekti.

Normalde vergilenmesi gereken ancak Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın teşvikler ya da vergi istisnası yoluyla vazgeçtiği vergiler anlamına gelen “vergi harcamasının” büyüklüğüne işaret eden Kuşoğlu, şunları söyledi:

“Bu vergi istisnaları, muafiyetleri sermaye kazançları üzerinden alınması gereken vergileri oluşturuyor. Sermaye kazançları vergilenmiyor. Kur korumalı mevduatlarda (KKM) olduğu gibi. Bankada paranız varsa, rant elde ediyorsanız bunlar vergilenmiyor. Oturduğunuz yerden kazanıyorsanız bunlar vergilenmiyor Türkiye’de. Bu da adaletsizlik getiriyor. Birçok kişi ‘Fabrikamı sattım, işletmemi sattım bankaya yatırdım, şu fonlara yatırdım onun parasını yiyorum, rantını yiyebiliyorum’ diyebiliyor. Malesef bu gerçek.”  

‘MEVCUT SİSTEM RANTİYEYİ DESTEKLİYOR’

Kuşoğlu, Türkiye’de gelir vergisi aldatmacası olduğunu, bu verginin ağırlıklı olarak da ücretlilerden alındığını söyledi.

 Bir işletmede çalışması gereken, istihdam edilmesi gereken insanlar üzerinden vergi alınmasının istihdamı teşvik değil tam tersine yavaşlattığını dile getiren Kuşoğlu, “Maliyet artışlarına neden oluyor. Ücret kazançları vergilendirildiği için sosyal güvenlik sistemi de zaafa uğruyor. Bugün birçok işletme sahibi istihdamın çok fazla vergilendirildiğinden şikâyetçi. Haklılar. Hem vergi sistemi hem sosyal güvenlik sistemimiz yanlış bir mimariye sahip” değerlendirmesini yaptı. 

Kuşoğlu, Türkiye’deki sistemin yeniden yapılandırılması gerektiğini, bu alanda yeni bir “mimariye” ihtaç olduğunu vurguladı. 

Bu sistemin yeniden oluşturulması, vergi sistemi, maliye politikasının yeniden dizayn edilmesi gerektiğini kaydeden Kuşoğlu, “Biz CHP olarak üretime ağırlık veren ekonomi düşünüyoruz. Vergi sitemini üretime göre adepte edeceğiz. Mevcut sistem rantiyeyi destekler bir yapıda. Üretim üzerinde ağır vergiler var, üretim hem istihdam hem kazanç aşamasında çok ağır vergilendiriliyor. İmalat sanayi konusunda diğer ülkelerle karşılaştırma yaptığımız zaman vergi yükü daha ağır. Bu yapıyı üretime adapte etmemiz lazım. Üretimden, istihdamdan daha az vergi alınması lazım” dedi.

Kuşoğlu, yeni sistemle birlikte dolaylı vergilerin de ağırlıklı olarak doğrudan vergilere kayacağını söyledi. 

‘KAYNAKLAR İSRAF EDİLİYOR’

Türkiye gibi ülkelerde “yurttaşı tanımama, yurttaşın gelir durumunu bilmeme” gibi bir durum söz konusu olduğunu dile getiren Kuşoğlu, şöyle devam etti:

“Yapısal reforma ihtiyaç var. Maliye, SGK, Çalışma Bakanlığı’nı içine alan, tüm yurttaşların birey olarak, aile olarak gelir durumunun bilinmesi ve bunun üzerine sağlam politikaların üretilmesini sağlayan bir sistem kurulmalı. Sosyal yardımlar da teşvikler de bu gerçeklik üzerine kurulacak. Oysa şu anda biz yurttaşın durumunu bilmeden ezbere teşvik veriyoruz. Boşuna akan kaynakları israf etmiş oluyoruz. Yıllardır yapılan bu. Daha bilinçli, bilgiye dayalı, düzenli olarak bilgilerin tazelendiği bir yapılanmaya ihtiyaç var.”