İçişleri Bakanlığı'nın şüpheli ölümleri yok saydığı veriler tepki çekti: ‘AKP kadını değersiz görüyor'

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu, İçişleri Bakanlığı’nın kadın cinayetleri verilerini eleştirerek hangi kriterlere göre bu açıklamanın yapıldığını sordu. CHP’li Aylin Nazlıaka, “Bakan Soylu, öldürülen kız kardeşlerimizden sayı olarak bahsetmişti. Kadınlar bir sayı değil yaşamın ta kendisidir” dedi. Avukat Rukiye Leyla Süren ise “Bakanlık şüpheli ölümlere hiç yer vermemiş. Kadın cinayeti olarak açıklamış ancak kadınların isimleri yok” ifadelerini kullandı.

06 Ağustos 2022 Cumartesi, 02:00
İçişleri Bakanlığı'nın şüpheli ölümleri yok saydığı veriler tepki çekti: ‘AKP kadını değersiz görüyor'
Abone Ol google-news

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu önceki gün İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun sosyal medya hesabından paylaştığı kadın cinayeti verilerinin kendi verileriyle çeliştiğini açıkladı.

Soylu, sosyal medya paylaşımında “Bir kadın cinayetine dahi tahammülümüz yok. 2021’in ilk yedi ayında maalesef 166 olan kadın cinayeti, 2022’nin ilk yedi ayında 158 oldu” ifadelerini kullandı. Platform ise paylaşımında, “Bizim verilerimize göre, 2021’in ilk yedi ayında 151 kadın cinayeti, 113 şüpheli kadın ölümü 2022’nin ilk yedi ayında 188 kadın cinayeti, 146 şüpheli kadın ölümü var. Her ay kaç kadının nerede, nasıl öldürüldüğünü, kaç kadının şüpheli şekilde öldüğünü tüm açıklığıyla paylaşıyoruz” diyerek Soylu’ya tepki gösterdi. 

Cumhuriyet konuya ilişkin CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Aylin Nazlıaka ve Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu avukatlarından Rukiye Leyla Süren ile konuştu. Aylin Nazlıaka, “Bakanlığın verilerine göre 2002’de katledilen kadın sayısı 66 idi. 2009 yılında CHP’nin soru önergesine verdikleri yanıtla, kadın cinayetlerinin yüzde bin 400 oranında arttığını öğrendik ve bu konuyu sık sık kamuoyunun gündemine getirdik. O günden sonra bir daha soru önergelerimize hiç yanıt alamadık” dedi.

Verilerin gizlendiğini vurgulayan CHP’li Nazlıaka, “AKP bu sorulara yanıt vermemek üzere kurumsal bir karar almış. En son İçişleri Bakanı Süleyman Soylu 22 Mart’ta bir açıklama yapmış ve öldürülen kız kardeşlerimizden sayı olarak bahsetmişti. Bu veri doğru olmadığı gibi katledilen kadınlar bir sayı değil ‘candır’ annedir, evlattır, kardeştir, arkadaştır, abladır, kısacası yaşamın ta kendisidir” dedi.

‘AKP KADINI DEĞERSİZ GÖRÜYOR’

CHP’li Nazlıaka, sözlerini şu şekilde noktaladı: “Katillerin sırtını sıvazlayanları ilk seçimlerde sandığa gömecek ve 24 saat içinde İstanbul Sözleşmesi’ni yeniden yürürlüğe koyacağız. AKP kadının yaşamını değersiz görüyor. Tarihin bize gösterdigi gibi ‘Öğle yemeğinde onur yiyenler, akşam yemeğinde utanç yerler.’ Ne yazık ki bu utanç, sadece AKP’yi değil, ülkemizi de itibarsızlaştırıyor.”

Avukat Leyla Süren isebakanlığın hangi cinayetleri kadın cinayeti olarak tanımlayıp hangilerini tanımlamadığının belli olmadığını belirterek “Bakanlığın şüpheli ölümlere hiç yer vermediğini görüyoruz. Kadın cinayeti olarak açıklamış ancak kadınların isimleri yok” dedi. İstanbul Sözleşmesi’ne vurgu yapan Süren, “Kadın cinayetlerinde ‘sıfır tolerans’ derken İstanbul Sözleşmesi’nden imza çeken bir iktidar söz konusu” diye konuştu.

Avukat Süren, sözlerini şu şekilde noktaladı: “Bu kadınlar nereden, nasıl öldürülmüş? Bu kadınların isimleri ne? Hiçbir bilgi yok. İçişleri Bakanlığı’nın verilerinde kadınlar birer sayı. Oysa ki bizim verilerimizde o kadınların isimleri, nerede kim tarafından öldürüldüğü açıktır. Bakanlığa hangi kadını, kadın cinayetinden saymıyorsun diye soruyoruz. Şüpheli ölüm dosyaları neden hâlâ şüpheli?”