AB'den gıda ithalatına sıkı denetim

KONUK YAZAR | Anıl Talat Eryontuk, Cumhuriyet'in Ege'si için yazdı...

23 Kasım 2021 Salı, 10:48
AB'den gıda ithalatına sıkı denetim
Abone Ol google-news

Avrupa Birliği, çevrenin ve sağlığın korunması konusunu özellikle 90’lı yıllarda gündemine aldı ve bu hususta önemli düzenlemeler yaptı.

2000’li yıllara geldiğimizde ise buna sosyal sorumluluk ilkesi adını verdi.

Geliştirdiği yeni düzenlemeler ile sağlık, sosyal haklar, yaşanabilir çevre, güvenilirdeğer gıda, ortak yaşam ve ortak paylaşım konusunda tüm insanlık adına olumlu adımlar attı.

Bu yaklaşımın en fazla hissedildiği başlıklardan biri de sağlık ve çevre üzerinde risk oluşturan faktörler arasında önemli bir yere sahip olan, tarımsal üretimin en önemli araçlarından biri olan bitki koruma ürünleri gelmekte. 

İşte bu nedenle Avrupa Birliği, Türkiye’den ithal edeceği bazı ürünlerde zirai ilaç kontrol sıklığını arttırma kararı aldı. 

Avrupa Birliği’nin Resmi Gazetesi’nde yayımlandığı tarihi takip eden 21. gün olan 24 Kasım 2021’de yani yarın bu uygulama yürürlüğe girecek.

Zirai ilaç kontrolü yapılacak ürünler ise limon, portakal, mandalina, nar, biber ve asma yaprağı…

Mevcut ürünlerin hepsi Ege ve Akdeniz bölgelerinin olmazsa olmazları…

Ayrıca Avrupa Birliği’nin Türkiye’den ithal edeceği yaş meyve ve sebzede analiz sıklığını artıracağı bilgisi gündemde.

Elbette günümüz modern tarımında pestisitlerin (tarım ilacı) kullanılması kaçınılmazdır.

Lakin pestisit kullanılırken, hem ürünün hastalık, zararlı ve yabancı otlara karşı korunması hem de insan ve çevreye olumsuz etkileri ile birlikte değerlendirilmesi gerektiği gözden kaçırılmamalıdır.

Pestisit kullanımı tarımsal bir mücadele şekli olup, 1940’lı yıllardan beri üretimi arttıran en önemli bileşen olsa da insan sağlığı ve çevreye olumsuz etkileri gibi birçok sorunu da beraberinde getirmektedir.

Kısa sürede etki göstermesi ve kullanımının kolay olması nedeniyle en çok tercih edilen yöntem olmakla birlikte yoğun ve bilinçsiz bir şekilde kullanılmaları sonucunda gıdalarda, toprak, su ve havada pestisitin kendisi ya da dönüşüm ürünleri kalabilmektedir.

Avrupa Birliği de bu konuda çok duyarlı hareket etmekte ve özellikle Türkiye’ye getirdiği zirai ilaç kontrolünün de bu anlayışla değerlendirilmesi gerekmektedir.

Dünyada tarım ilacının üretimi 3 milyon tona ulaşmış, yıllık satış tutarı ise 25-30 milyar dolar ile büyük bir ekonomiye sahiptir.

Bu kadar büyük bir pazara hitap eden pestisitler öneriler doğrultusunda kullanılmadığı zaman kalıntıları ile insan sağlığı ve çevrede olumsuz etkilere yol açmaktadır. Bu kalıntılar, tarım ürünü dış pazarını ve iç tüketimi de olumsuz etkilemektedir.

Avrupa Birliği’nin Türkiye’den ithal edeceği ürünlerde pestisit kontrolü de bu nedenle çok önemlidir.

Avrupa Birliği, 2020 yılında 69 milyar dolar ile ihracatımızdan yüzde 41,3 oranında pay almakta olup toplam ihracatımızda ilk sırada yer almaktadır.

AB ülkelerinin kendi aralarında yaptığı ticaret hariç tutulduğunda ülkemiz Avrupa Birliği’nin toplam ithalatında ise yüzde 3,7’lik payla 6. sırada gelmektedir. 

Bu nedenle önemli bir pazar olan Avrupa Birliği ile pestisit konusunda uyumlu bir süreç sergilenmeli, ithalat ve ihracat konusunda çok dikkat edilmelidir.

Türkiye'nin gıda ürünleri dışsatımını etkileyecek ve uluslararası düzeyde önemi olan gıda ürünlerinde kalite ve güvenlik regülasyonlarının Avrupa Birliği ile paralel ilerlemesi zorunlu bir hal almıştır.

Bu yüzden gıda kalite ve güvenliği konusunda AB pazarının yapmakta olduğu ve gelecekte yapacağı değişimleri takip etmek ve ona göre tedbir almak Türkiye gıda ve tarım ürünleri ihracatı açısından büyük faydalar sağlayacaktır.