Darıca Su Ürünleri Kooperatifi Başkanı Akın Ateş, 8 Haziran'da düzenlediği basın toplantısında, belediyenin barınak üzerinde tek taraflı tasarruf kurmaya çalıştığını savunarak, "Bu mücadele Darıcalı balıkçıların ekmeğinin, teknesinin, ağının ve mesleki geleceğinin mücadelesidir" dedi.
Ateş, belediye ile kooperatif arasında devam eden dava süreçlerine, barınağın hukuki statüsüne ilişkin tartışmalara ve basında yer alan bazı iddialara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Son dönemde bazı basın organlarında yer alan 'balıkçı barınağı işletmesinin belediyeye geçtiği' yönündeki haberleri eleştiren Ateş, konuyla ilgili devam eden dava süreçleri bulunduğunu ve ortada 'kesinleşmiş herhangi bir mahkeme kararı olmadığını' söyledi.
Kooperatifin yıllardır kullandığı alanın Darıcalı balıkçıların teknelerini bağladığı, ağlarını kurduğu, malzemelerini depoladığı ve mesleki faaliyetlerini yürüttüğü bir alan olduğunu belirten Ateş, belediyenin bu alan üzerinde tek taraflı tasarrufta bulunamayacağını savundu.
Ateş, "Belediyenin bu alan üzerinde tek taraflı şekilde, 'Ben işletmeyi aldım, ücreti kaldırdım, girişleri kapattım, kooperatif burada söz sahibi değildir' deme yetkisi yoktur. Böyle bir yaklaşım hem yargı sürecini hem de balıkçıların kazanılmış fiili kullanım hakkını yok saymak anlamına gelir" dedi.

TARTIŞMANIN MERKEZİNDEKİ KONU
Kooperatifin yürüttüğü hukuki süreçlerden ilkinin, imar planlarında alanın 'balıkçı barınağı' yerine yalnızca 'barınak' olarak tanımlanmasına ilişkin olduğunu belirten Ateş, iki kavram arasındaki farkın davanın merkezinde yer aldığını söyledi.
Ateş'e göre balıkçı barınağı; ticari balıkçılara ağ kurutma, çekek, bakım-onarım, ürün çıkarma, kayıt ve denetim gibi faaliyetlerde hizmet veren özel bir kıyı yapısı niteliği taşıyor. 'Barınak' statüsü ise özel tekneler, gezi tekneleri veya turizm amaçlı kullanımlara da açık farklı bir hukuki çerçeve oluşturuyor.
Kooperatifin kıyının mülkiyetini talep etmediğini vurgulayan Ateş, amaçlarının Darıcalı balıkçıların kullandığı alanın hukuken 'balıkçı barınağı' statüsüne kavuşturulması olduğunu ifade etti.
Ateş, Kocaeli Valiliği İl Tarım ve Orman Müdürlüğü'nün yazısında da Darıca Barınağı'nın, balıkçı barınağı statüsünde yapılmadığının belirtildiğini hatırlatarak, mevcut planlamanın balıkçıların ve kooperatifin kullanım hakları açısından hukuki belirsizlik yarattığını savundu.

YIKIM KARARINA MAHKEME ENGELİ
Kooperatifin yürüttüğü ikinci dava ise barınak alanında bulunan gölgeliğe ilişkin yıkım kararıyla ilgili.
Darıca Belediyesi Encümeni'nin 22 Mayıs 2026 tarih ve 542 sayılı kararıyla, 775 sayılı Gecekondu Kanunu'nun 18. maddesine dayanılarak söz konusu yapının yıkılmasına karar verilmişti.
Ateş, gölgeliğin dört tarafı açık, mevcut beton zemin üzerine vidalanmış, sökülüp takılabilir nitelikte ve yalnızca güneşten korunmak amacıyla kullanılan hafif bir uygulama olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:
Söz konusu imalat dört tarafı açık, mevcut beton zemin üzerine vidalanmış, sökülüp takılabilir nitelikte, yalnızca güneşten korunmak amacıyla yapılan hafif bir uygulamadır. Daha da önemlisi, belediyenin kendi tutanaklarında dahi bu imalat 'yapı özelliği olmayan branda-file gölgelik' olarak tarif edilmiştir. Buna rağmen 775 sayılı Gecekondu Kanunu'na dayanılarak işlem tesis edilmiştir.
Kooperatifin avukatı İlkay Fırat tarafından, Kocaeli 1. İdare Mahkemesi'ne yapılan başvuru üzerine mahkeme, dava konusu işlemin uygulanması halinde telafisi güç zararlar doğabileceği gerekçesiyle yürütmenin durdurulmasına karar verdi.

Belediye tarafından sökülmek istenen tente
"BU BARINAKTA EMEĞİMİZ VAR..."
Ateş, yaşanan sürecin yalnızca bir yetki veya imar tartışması değil, doğrudan balıkçıların çalışma koşullarını ve geçim kaynaklarını ilgilendirdiğini söyledi.
Barınak alanının yıllardır Darıcalı balıkçılar tarafından kullanıldığını belirten Ateş, teknelerin burada bağlandığını, ağların burada tamir edildiğini ve balıkçıların günlük faaliyetlerini bu alanda sürdürdüğünü ifade etti.
Belediyenin giriş-çıkışları engelleyen uygulamalarına da tepki gösteren Ateş, "Balıkçıyı kendi barınağında misafir gibi göstermeyin" dedi.
"Bu barınakta emeğimiz var. Bu barınakta alın terimiz var. Bu barınakta çocuklarımızın rızkı var" diyen Ateş, yaşanan sürecin yalnızca kooperatif yönetimini değil, bölgede faaliyet gösteren balıkçıların tamamını ilgilendirdiğini söyledi.
Balıkçıların yıllardır kullandıkları alandan dışlanamayacağını savunan Ateş, "Bir barınağın gerçek sahipleri oradan ekmek kazanan balıkçılardır. Balıkçının olmadığı yerde balıkçı barınağından söz edilemez" ifadelerini kullandı.

KOOPERATİFİN TALEPLERİ
Ateş, kooperatifin hem barınağın hukuki statüsüne ilişkin plan davasını hem de gölgelik hakkındaki yıkım kararına karşı açılan davayı takip etmeyi sürdüreceğini belirterek, "Darıcalı balıkçının hakkını, emeğini ve ekmeğini sonuna kadar savunacağız" dedi.
Ateş'in açıklamasında öne çıkan talepler şöyle sıralandı:
- Darıcalı balıkçıların yıllardır sürdürdüğü fiili kullanım hakkının tanınması,
- Balıkçı barınağının imar planlarında 'barınak' değil, 'balıkçı barınağı' olarak tanımlanması,
- Kaymakamlık ve valilik makamlarının konuya ilişkin yazılarının dikkate alınması,
- Devam eden dava süreçleri sonuçlanmadan 'işletme belediyeye geçti' yönünde oldu-bitti yaratılmaması,
- Balıkçı barınağına yönelik giriş ve çıkış kısıtlamalarının sonlandırılması,
- Kooperatifin kullanım alanına ilişkin yıkım ve müdahale girişimlerinden vazgeçilmesi,
- Belediye tarafından tek taraflı işletme devri, düzenleme ve tasarruf işlemleri yapılmaması,
- Balıkçıların kullanım hakkının ve kooperatifin barınaktaki varlığının yok sayılmaması,
- Yargı sürecine saygı gösterilerek mahkeme kararları kesinleşmeden fiili uygulamalara gidilmemesi.
