Adnan Dinçer

23 Nisan ve çocukluğum

22 Nisan 2020 Çarşamba

Şu anda hepimiz bir asır öncesini düşünmek ve başarıyı hatırlamak zorundayız!

Atatürk tarafından "dünyada ilk kez" çocuklara hediye edilen bu bayramı unutmadığımızı gösterip, koronaya teslim olmadan evimizde yaşamak zorundayız. Çocukluğumda özellikle ilkokul çağımda 23 Nisan'ı kendimle özdeşleştiren, seven bir yapım vardı ve hâlâ bir çocuğum. Ben sadece bu yanı ile anılan bayramı, başka yönünü de hatırlatarak geçiştiremem! Şu anda TBMM'de bizi temsil eden milletvekillerimiz bu günde varoluşlarını kutlamaktadırlar! "Kutlu olsun."

Benim çocukluğumda futbolsuz günler ağırlıktaydı. Hatta büyüklerimiz, velilerimiz ve okuldaki öğretmenlerimiz, futbolla ilgilenen bizlere "haylaz" gözü ile bakar, adeta dışlarlardı. Ortaokulda Ersan diye bir arkadaşım vardı benden büyük. İyi futbol oynar ama gizli gizli de sigara içerdi. Okulyönetimi daha çok tuvaletlerde teneffüs esnasında içenleri yakalamak için baskın yapardı. Bir keresinde beni de sıkıştıran müdür yardımcısı içmediğimi bildiğinden, arkadaşlarımı ele vermem için sorguya aldı! Asla ele vermedim ve bu konuda onları vicdanları ve gördükleri ile baş başa bıraktım. Daha sonra Ersan arkadaşıma neden içtiğini sorduğumda, iyi futbolculuk ve kişilik gelişimini sigara içerek tamamlayacağını söyledi. Tuhaf bir tezdi ve ben ondan daha sonra uzak durdum. O futbolcu olamadı, okul takımında dahi oynayamadı.

Dolmabahçe'ye ilk çıkışım

İlkokulda "yavrukurt" olduğum için aynı zamanda trampetçi başı göreviyle İstanbul okullarını yönetiyordum. Ve İnönü Stadı'na ilk çıkışım da bu nedenle oldu. Şeref tribününden İstanbul okullarının trampet gösterisini yöneten ilk kişi de ben oldum. Bu "tarihi" stadın zaman içinde adı Mithatpaşa ve Dolmabahçe olarak değişse de en son Vodafone Park olarak beni kabul etti. Ve anılarımıza ev sahipliği yaparak beni "futbolun bir parçası" olarak yaşattı!

Meslek hayatımda sahada ve çalışmalarda işini iyi yapan, taktik futbolcuları tercih ederken profesyonellerin odalarına asla girmedim. Sigara kontrolü yapmadım, özellerine karışmadım. Ama gençler düzeyinde bilinçli yasaklarım hep eğitim adına olmuştur!

Cumhuriyet, TBMM'nin açıldığı 1920 yılını kutlarken gelecek için bayramını da "çocuklara" hediye etmiştir. Özellikle 23 Nisan kutlamalarında velilerimiz en güzel giysilerle bizi merasime gönderirken sabaha kadar heyecandan uyuyamazdık. Ama nedense genelde hava kötü, soğuk ve yağışlı olurdu. Ama asla bayramın güzelliğine, elimizdeki "gelincik misali" Türk bayraklarıyla katılmamıza engel olamazdı! Korona mı olacak yani şimdi! "Haydi, kap bayrağını ve kutla evinden de olsa 23 Nisan Çocuk Bayramı'nı..."


Yazarın Son Yazıları

Teknik adamlık 5 Ağustos 2020
Gerçeğin nostaljisi! 31 Temmuz 2020
Büyük tatil! 22 Temmuz 2020
Futbolun Tulumbacıları! 15 Temmuz 2020
Kartal kondu!.. 14 Temmuz 2020
Açık ve net!.. 8 Temmuz 2020
Lung’u aşmak zor 7 Temmuz 2020
Ucuz kahramanlar! 1 Temmuz 2020
Yaptım oldu! 25 Haziran 2020
Kolay sonuç 21 Haziran 2020
Değişen ne? 18 Haziran 2020
Futbol ve iş 10 Haziran 2020
Tarih yine tekrar edecek! 3 Haziran 2020
Futbolda Titanik! 27 Mayıs 2020