Ben, Sen, Hoşgörü ve ‘Öteki’ (2)

01 Haziran 2012 Cuma
\n

\n

\n

\n

Geçen haftaki yazımda kavramları yeterince dikkat etmeden kullanmanın sakıncalarından söz açmış ve bu dikkatsizliğin, kavramın kullanılmasıyla amaçlananın tam tersi sonuçlar da doğurabileceğine değinmiştim.\n

\n

Ötekive ötekileştirim kavramları bağlamında ise şunu sormuştum: “…bu alandaki belli bir bilgi eksikliğinden ötürü,öteki’ ,‘ötekileştirmevehoşgörüderken, yeniötekileştirmelerezemin hazırlamamız gibi bir tehlike de var mı?”\n

\n

Yanıtı hemen verelim: Var ve üstelik böyle bir tehlike ile epey uzun bir zamandır birlikte yaşamaktayız. \n

\n

Somut örneğe geçelim.\n

\n

Hep yakın tarihimizin kapkara bir sayfası olma özelliğini koruyacak olan Hrant Dink cinayetinden bu yana düzenlenen bütün protesto ve anma toplantılarının ortak sloganıHepimiz Ermeniyiz oldu. Burada amaçlanan, hiç kuşkusuz farklı bir etnik kökenden gelmekte olan vatandaşlarımızın, yani Ermenilerin, aynı yurdu ve ortak bir geçmişi paylaştığımız bir ortamda ötekileştirilmelerinin ağır, dahası öldürücü sonuçlarına dikkatleri çekmekti.\n

\n

Ne var ki, yeterince düşünülmeden kullanılan, bu yüzden de bilgi temeli sakat bir sloganla karşı karşıyaydık.\n

\n

Bu durumu aydınlatmak için, genelden özele doğru iki soru soralım.\n

\n

Farklı bir etnik kökenden gelenlerin ötekileştirilmelerine son vermenin yolu, bunu amaçlayanların etnik kökenlerini değiştirmelerinden mi geçer?\n

\n

Ve şimdi de aynı sorunun kendi özelimize indirgenmiş hali:\n

\n

Yaşadığımız iklimde Türk-Ermeni ayrımcılığını ortadan kaldırmanın çaresi, bütün Türk kökenli olanların Ermeni olmaları mıdır?\n

\n

Bu konuyu tartıştığım kişilerin çoğundan şöyle bir yanıt aldım: Canım o slogan ile aslında ne söylenmek istediği belli! O yüzden bu kadar ince eleyip sık dokumaya gerek var mı?”\n

\n

Bence, o slogan ile ne söylenmek istediği hiç de o kadar belli değil! Dahası, bu türden bir slogan çok önemli bir yolu daha baştan kapatmış oluyor; bir başka deyişle, Türk kökenlinin Türk kökenli, Ermeni kökenlinin de Ermeni kökenli kalarak, sırf insanolduklarından ötürü kaynaşmalarını, birbirlerini sevmelerini ve bu doğrultuda farklı etnik kökenlerini karşılıklı olarak bir zenginlik saymalarını engelliyor!\n

\n

Ha, şu da elbette -ve ne yazık ki!- bir olasılık: Günümüzün dünyasında, böyle hassas sorunlarıinsanlık gibi çoktandıreskimiş, bu nedenle de aşınmış bir temele dayandırmanın sağlam ve kalıcı bir çözüm olamayacağına inananlar da olabilir!\n

\n

İyi de, o zaman karşımıza şöyle bir soru çıkmıyor mu: İnsanların birbirlerini ötekileştirmeleriniönlemek için tek başına insanlığa atıfta bulunmak yetmiyorsa, o zaman başka hangi kavramları insanlık”’ kavramından daha sağlam bir zemin sayarak yola devam edebilme olasılığımız var? İnsanlık olmadan gerçekten var mı böyle bir olasılık?

\n\n

Yazarın Son Yazıları

Bir tiyatro açmak… 3 Nisan 2017