Lütfen Kâbe’yi artık yıkma!

07 Haziran 2020 Pazar

İçişleri Bakanı Soylu, sokak yasağını yine geceden ama iki saat değil, iki gün önceden bildirdi.

Ama ertesi gün öğle vakti, Reyiz Twitter’ın başına geçti..

Gönlüm razı olmadı” diyerek yasağı iptal etti.

Bilim Kurulu zaten alışık. Sağlık Bakanı da öyle.

Ya Soylu’nun gönlü?

Büyük bir ihtimal yine “çat” diye kırılıverdi!..

Ama o kalender meşrep. Renk vermedi ve istifa da vermedi bu kez. Alaturka sevdiği biliniyor. Zeki Müren’in ruhu şad olsun:

Gönül penceresinden/ Ansızın bakıp geçtin/ Bir yangının külünü/

Yeniden yakıp geçtin!..

***

Dünya devlet yönetiminde “gönül”, ilk kez “iptal” gerekçesi olarak kullanılıyor.

Belli, “gönül” sözcüğünün büyüsünü geç keşfetti.

Halkın oyunu almaktan umut kestiği için, gönlünü almaya yöneldi.

Son yerel seçimde “Gönül Belediyeciliği” diye tutturmuştu.

Elektrik, su, havagazının bedava olacağını falan düşünen oldu.

Ama boş bir laf olduğu anlaşılınca, ters tepti.

Başta İstanbul, Ankara çok önemli kentler, elcağızından kayıp gitti.

***

Ama gönül sözcüğünden ekmek çıkarmakta kararlı.

Geçen günlerde de “Gönül Seferberliği” ilan etti.

Tabanının gönlü kararmadı, ama aklı karıştı.

Seçmene sevda şiirleri mi okunacaktı, yoksa selam verirken kalp işareti mi yapılacaktı?

Gönül ile nasıl bir seferberlik?

İpucu bulmak için Google’da, Reyiz’in söylev ve demeçlerini incelediler.

2017’deki parti kongresinde okuduğu gönül şiiri rekor alkış almıştı:

Mevlâ verince azma, geri alınca kızma,/ Kibirle yürüyerek yolu incitme gönül! Yaradan hürmetine, kulu incitme gönül/ Sevene diken olma, gülü incitme gönül. /Konuşmak bize mahsus, olsa da güzel bir süs, /Ya hayır de, ya da sus, dili incitme gönül.

***

Mevla verince azma, geri alınca kızma!

Parti teşkilatı şaşkınlığa düştü.

Hele son mısra? “Ya hayırlı şeyler söyle, ya da sus.

Bu sırada Amerika’da olaylar patlak vermiş, bir polis müdürü, vır vır konuşan Trump’a da benzer sözler söylüyordu.

Trump ise elinde İncil, Reyiz’in Siirt meydanındaki Kuranıkerim pozunu taklide çalışıyordu.

Boşa gayret! Trump, asrın liderimizi çok geriden takip ediyor. O poz beş yıl önceydi.

Üstelik Reyiz’in elindeki, Kuran’ın Kürtçe mealiydi. Okusa da anlamazdı.

Trump’ın İncil’i ise kendi dilinde; işlediği günahlar tek tek sıralanıyor!

***

Allah tüm liderlere hayırlısını ve sandıklısını nasip eder inşallah.

Reyiz’in gidişi de “danışmanları” yüzünden olacak.

Türkçe ile felsefe yapılamaz” bile dedirtmişlerdi.

Türkiye’de kendisiyle zinhar atışmayacak biri, Türkiye Felsefe Kurumu Başkanı İoanna Kuçuradi de yanıtlamak zorunda kalmıştı:

Belli ki bunu bilmiyor. Biz Türkçe felsefe yapıyoruz, yayınlarımız da var. Türkçe, felsefe yapmaya çok elverişli. Kullanılan terimler, Batı dillerindeki gibi yüklü değil. Bu da Türkçe felsefe metinlerinin okura ulaşmasını kolaylaştırıyor.

***

Türkçeye daha da dil uzatmadı.

Dilimizin zenginliğini üstün sezgileriyle o da kabul etti.

Çok zengin diye bilinen İngilizcede örneğin, bizim “gönül” kadar renkli - köklü - özlü anlamlarla yüklü bir sözcük yok. Varsa, “danışmanlar” bildirsin de okurlarla paylaşalım.

Gönül” çok eski zamanlardan beri Çuvaşçadan Kıpçakçaya, Kırgızcaya dek bilinen kullanılan bir sözcük. (Türk Dilinin Etimolojik Sözcülüğü - Prof.Dr. Hasan Eren. 1999 Ankara)

Sevgi, istek, düşünüş, can, yürek, anma ve hatır, sabretmek, dayanmak da dahil kalpte var sayılan duyguların kaynağı anlamında.

***

Ayrıca gönlün bir bir halini açıklayan yüzlerce deyimiz var:

Alçakgönüllüden, ayran gönüllüye, gönülsüzlükten gönüller bir olsuna,

gönlünde taht kurmaktan gönülde aslan yatırmaya,

gönlünü ferah tutmaktan, kaptırmaya, okşamaktan, yaralamaya ve

gönül almaktan gönül borcuna, gönül avcılığından gönül dilenciliğine

gönül gözünden gönül güzelliğine, gönül okşamaktan gönül oyununa, gönül yarasından gönül yapmaya dek binbir renk ahenk içinde yüzlerce deyim!


Ama birçoğu ne yazık ki Reyiz için geçerliliğini kaybediyor:

Artık, gönüllerde yaşaması, gönüllere hitap etmesi, gönüllere yerleşmesi, gönülleri birleştirmesi, sarması ve ferahlatması çok zor.

Çünkü gönülleri çok yordu, çok kırdı.

Bir hadis-i şerif’e göre de bir kulun işleyebileceği en büyük günahı işledi:

(Bir kalb kırmak, Kâbe’yi yıkmaktan daha kötüdür!)

***

Hz. Muhammed, “1 kalp” diyor. Kaç milyon tane, “1 kalp”?


Yazarın Son Yazıları

Hutbe... Ama kimin için? 26 Temmuz 2020
Artık Fatih’in halefi! 12 Temmuz 2020
Şeytanıracim* 5 Temmuz 2020
Bedevilik sırası 17 Mayıs 2020
Hanım ile oruç açmak.. 10 Mayıs 2020
Maskesiz.. 26 Nisan 2020
Yerçekimsiz denge 19 Nisan 2020
Mesafe lütfen... 12 Nisan 2020
Hepimiz Hamlet’iz 5 Nisan 2020