Atatürk Neden ‘Out?’

10 Aralık 2011 Cumartesi
\n

Galatasaray Lisesinden iki sınıf büyüğüm, Mimar Doğan Hasol birden çok şapkası olan bir kişidir ki, bunlardan biri de yazarlığıdır.

\n

Galatasarayın en başarılı yıllarında yöneticilik de yapmış olan D. Hasol, yıllarca gazetemizin spor sayfasında yazmış, sonra da ara vermişti. Cuma günü Görüşköşesindeki yazısını görünce çok sevindim ve bir nefeste okudum.

\n

Çok ilginç olan yazı beni uzun uzun düşündürdü.

\n

Doğan Hasol yazısında, internette rastladığı bir haber üzerine varlığını öğrenir öğrenmez yurtdışından getirtip okuduğu Arnold M. Ludwigin Kentucky Üniversitesi tarafından yayımlanmış King Of the Mountain: The Nature Of Leadership(Dağın Kralı: Siyasal Liderliğin Doğası) adlı kitabından söz ediyor.

\n

Doğan Hasol, söz konusu makalesinde, on kitabın yazarı olan, Kentucky Üniversitesi psikiyatri, onursal profesörü Arnold Ludwigin, Atatürkü 20. yüzyılın en büyük siyasi lideri olarak nitelediğini, bu nitelemenin hangi kriterlere dayandırıldığını belirtiyor.

\n

Aynı gün internetteki mektup kutuma, sınıf arkadaşım, emekli büyükelçi, eski milletvekili Onur Öymenin bir iletisi düştü. Onur bu iletisinde Arnold Ludwigin yanı sıra, Andrew Mango ile Amerikalı Austin Bayin kitaplarından söz ediyor ve yabancılar Atatürkü yüceltirken bizde onu kötülemeye çalışanları hatırlatıyordu.

\n

***

\n

20. yüzyılın büyük siyaset bilimcilerinden Maurice Duverger de Kemalizmi bir üçüncü yol olarak önermiştir 1950li, 60lı yıllarda.

\n

Mustafa Kemalin 20. yüzyılda mazlum uluslar için bir örnek olduğu görüşüne ben de katılıyorum.

\n

Bu görüşümün gerekçesi, Atatürkün büyük bir ideolog olması değil. Ama onun çabalarıyla, Rönesansın, reformun Aydınlanma’nın ve Fransız Devriminin kazanımlarının, Batı ve Hıristiyan dünyası dışı toplumlar için de geçerli olduğunu göstermiş, bir anlamda, bugün Avrupalıların kendilerinin olduğunu haklı bir övünçle söyledikleri değerlerin evrenselliğini kanıtlamış olmasıdır.

\n

Atatürkün ulusal liderliğinin yanı sıra, evrensel figür olmasına yol açan bu yanı azımsanacak türden bir başarı değildir.

\n

Modelin Türkiyedeki encamı ve nedenleri ayrı bir inceleme ve tartışma konusudur.

\n

Ancak görünen o dur ki, Atatürk modeliyle değerlerinin evrenselliğini kanıtladığı Batıda son zamanlarda, biraz outduruma düşmüştür.

\n

Bu olgunun nedenleri üzerinde kısaca durmak gerek.

\n

Her şeyden önce belirtilmesi gereken, küreselleşen kapitalist dünyanın egemenlerinin insanlığın evrensel değerlerinin değil, ürettikleri malların ve sermayenin engelsiz yayılımını amaçladıklarıdır.

\n

***

\n

Uluslararası tekelci sermaye artık insan haklarının, demokrasinin, ifade özgürlüğünün yaygınlaşmasını hiç mi hiç umursamamaktadır.

\n

Batı artık değerleri kendisininkine benzeyen değil, davranışları kendi çıkarlarıyla uyuşan toplumlar aramaktadır.

\n

Eskiden, kapitalizmin bir tür demokrasiyi de zorunlu kıldığı dönemde, bu ikisi bir arada gider sanılıyordu. Ticaretin sağlıklı yürümesi için, hiç değilse sınırlı bir ölçüde de olsa, kimi değer benzerlikleri zorunlu görülüyordu. 1838 İngiliz Türk Ticaret Anlaşmasını, 1839 Tanzimatın izlemesi rastlantı değildir.

\n

Günümüz küresel dünyasının başta gelen kaygılarından değil artık demokrasi.

\n

Tarihi deneyler, belirli bir teknoloji kullanımı hünerine sahip muhafazakâr değerlerini, Batının çıkarları ile uyuşturmuş, evrensel kapitalizme uyumlu otoriter rejim modellerinin, Kemalizmin, evrensel değerler ile bağımsızlığı aynı anda savunan modeline yeğlenir olduğunu gösterdi egemenlere.

\n

Bu ortamda, kimi çevreler için evrensel değerlere aldırmayan, ama uzlaşmacılıktan şaşmayan modellerinin”, Atatürkün ise kimi çevreler için ulus devlet ile aynı anda outolması son derecede doğaldır.

\n\n

Yazarın Son Yazıları

Sivil darbeci kafası 26 Ocak 2021
Cüppeli vesayet 22 Ocak 2021
Trump teselli mi? 19 Ocak 2021
İşte güzel haber 5 Ocak 2021
Böylesi daha doğru 1 Ocak 2021
Bir şulesi var ki... 22 Aralık 2020
O ne biçim söz öyle!.. 18 Aralık 2020
Mucize beklerken 15 Aralık 2020
Özüne bakalım 8 Aralık 2020