Bu vatan kimin?

14 Temmuz 2015 Salı

Bu vatan, toprağın kara bağrında sıradağlar gibi duranlarındır.
Böyle öğrettiler bize küçük yaşlarımızda bu vatanın kimin olduğunu.
Sonra aydık, toprağın kara bağrında sıradağlar gibi duranların sağlıklarında vatanda ne kadar söz ve pay sahibi olduklarını anladık.
Yıllar önce biri sormuştu:
- Bin uygarlıklar ülkesinde yaşıyoruz. Bu zenginliklerin ne kadarı bizim?
Sorunun yanıt açıktı:
- Ne kadarına sahip çıkabiliyorsak o kadarı bizimdir.
Öyleyse bu vatan da, kim sahip çıkıyorsa onundu. Hem de ne kadarına sahip çıkıyorsa o kadarı onun olmak üzere...
Vatana sahip çıkmak denince aklımıza hemen yabancı işgali geliyor.
İşgali de yaşadı ülkem Türkiye ve kentim İstanbul.
Düşmanlar geldiler, oturdular, acılar çektirdiler, sonunda yenildiler gittiler.
Onlar gelmeden önce vatan aynı vatandı, onlar gittikten sonra aynı vatan.

***

Havasıyla, suyuyla, korusuyla, efsunuyla vatan yine bizimdi.
Bizimdi, çünkü sahip çıkmıştık, korumuştuk, hak etmiştik.
Sonra, düşmanlardan epeyce sonra vandallar geldi.
Bir tuhaftı vandallar, düşman gibi yabancı dile konuşmuyordu. Dili dilimize, dini dinimize, yüzü yüzümüze, huyu huyumuza, benziyordu, ama yine de aynı dili konuşmuyorduk.
Vandallar vahşice saldırdılar havamıza suyumuza, kentimize köyümüze, limanımıza koyumuza. Ne yeşilimiz kaldı ne mavimiz, ne havamız kaldı ne suyumuz, ne köyümüz kaldı ne koyumuz.
Sonunda gönderdiğimizde, ya da kendiliğinden gittiklerinde vandallar, artık vatanın ne yeşili kalmış olacak ne mavisi, kentlerin en efsunu kalmış olacak ne albenisi.
Toprağın kara bağrında sıradağlar gibi duranlara nazire, toprağın üstünde diktikleri beton sıradağları, çöplükleri, çölleri, bataklıkları kalacak arkalarında.

***

Evet gittiklerinde, arkalarında kalan vatan eski vatan olmayacak. Vandallar, düşmanların yapamadığı yıkımı başarıp da gidecekler, yağmalıkları servetle.
Gittikleri zaman sormaya gerek olmayacak bu vatan kimin diye çünkü ortada çöplük ve harabe dışında, sahip çıkacak vatan kalmayacak.
Şu anda Karadeniz’de bu vatana sahip çıkma savaşı veriliyor. Bir yanda, “a ....na koyacağız” diye halk karşısında yerini veciz şekilde belirtmiş olan, yargı kararlarının çevresinden dolanan Mehmet Cengiz gibiler. Öte yanda halk.
Mehmet Cengiz Bey ve benzerleri devletle kol kola geliyorlar üstümüze.
Kimileri maden işleyeceğim diye saldırıyor doğaya, kimileri yaylaları birleştirmek için yol yapacağım diyerek. Karşılarında toprakların, zenginliklerin gerçek sahipleri, düşman karşısında atak, vandal karşısında geç uyanan halk.
Şimdi Karadeniz’de, hepimiz için vatana sahip çıkma savaşı veriliyor.
Savaşın sonunu bekleyelim, göreceğiz bakalım bu vatan kimin?
Düşmana karşı vatanı savunanları devlet şehit ilan etmişti.. Şimdi vatanını yol yağmasına karşı savunanları ise çapulcu ilan ediyor artık devlet.
Ama sonunda “bu vatan bizim!” diyebileceksek eğer bilin ki, bu “çapulcular” sayesinde olacak.  


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Mahcup laikler 10 Eylül 2021