Ermeni yurttaş namusumuzdur

02 Ekim 2020 Cuma

Savaşan insan, öldürülmek ve de ölmek arasında kalıp vururken aynı zamanda hem masum katildir hem de katil kurban.

Üç gündür, Azerbaycan ile Ermenistan, Dağlık Karabağ yüzünden çatışıyorlar ve Ermeniler de Azerbaycanlı kardeşlerimiz de karşılıklı kurban oluyorlar.

Ermenistan’ın saldırısıyla başlayan bu savaş Türkiye’yi yalnızca kendi bölgesinde cereyan ettiği için değil, ama aynı zamanda canına yönelmiş olduğu için de yakından ilgilendiriyor. Azerbaycan ile Türkiye herhangi dost iki ülke olmanın çok ötesinde, “iki devlet bir millet” olarak nitelenen bir bütünün iki yarısıdırlar.

Azerbaycan’ı bilmeyen, Azeri kardeşlerimizin sıcak sevgisini görmemiş olanlar, Azerbaycan’ın bizim için biz demek olduğunu asla yeterince kavrayamazlar. Yabancılar da iki ayrı devleti oluşturan tek milletin kalbinin nasıl bir attığını anlayamazlar.

Türkiye, devlet ve halk olarak çatışmaların başından beri Azerbaycan ile tek yürek haline geldi.

***

Azerbaycan toprağı olup da Erivan’ın demografik nedenleri gerekçe göstererek istila etmiş olduğu Dağlık Karabağ sorununda Ermenistan’ın haksız olduğu BM tarafından olduğu kadar, Ermenistan ile yakın ilişkiler içinde olan ülkelerce de kabul edilmektedir.

Türkiye baştan beri sorunun çözümü için kardeş Azerbaycan’ın yanında yer almış ve özellikle Azerbaycan ordusunun eğitimi, donatımı ve organizasyonunu yeni baştan düzenleyerek son çatışmada elde edilen başarıların sağlanmasında büyük katkı sahibi olmuştur.

Ermenistan da hem Türkiye’nin Azerbaycan’a desteğinden çekinmekte hem de Türkiye’yi de savaşın hasım taraflarından biri olarak gösterip dünya kamuoyunda psikolojik destek sağlamaya çalışmaktadır. Bakû’dan yapılan Türkiye’nin çatışmalarda taraf olmadığı vurgulaması da bu hamleye yanıttır.

BM’nin de katkısıyla, en kısa sürede ateşkese dönüşmesi beklenen çatışmaların ilk aşamasında Azerbaycan güçlerinin başarıları Türkiye’de sevinçle karşılanırken bir noktaya dikkat çekmek gerekiyor. Ermenistan’ın saldırgan ve işgalci tavrına karşı sosyal medyada gösterilen hedefi saptırılmış ve Türkiye Ermenilerine yönelmiş kimi tepkilerdeki yakışıksız üslup, Ermeni kökenli vatandaşlarımız arasında tedirginlik yaratmıştır.

Ermenistan ile Azerbaycan arasındaki savaşın Ermeni kökenli yurttaşlarımızla hiçbir ilgisi yoktur. Bu konuda sosyal medyada, Ermeni yurttaşlarımıza karşı kullanılan kimi ifadeleri hep birlikte kınıyoruz.

Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak, hepimiz kadar yurtsever olan ve herkes ile eşit haklara sahip bulunan bu Ermeni kökenli yurttaşlarımızın endişelerini gidermek için gerekli önlemlerin bir an önce alınması ve nefret diline karşı caydırıcı bu önlemlerin yeterince duyurulması ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kararlı duruşuyla, Ermeni yurttaşlarının güvenlik ve esenliklerinin sarsılmaz güvencesi olduğunun gösterilmesi gerekmektedir.

Ermeni kökenli yurttaşlarımızın güvenlik ve esenlikleri Türkiye Cumhuriyeti’nin namusudur. Hrant Dink cinayeti ve sonrasındaki gelişmeler ile perde arkasındaki faillerin bir kısmına ulaşılamamış olması, nasıl toplumsal utancımızı oluşturduysa, Hrant Dink’in cenazesi ardından on binlerin “hepimiz Ermeniyiz” diye haykırarak ortaya koydukları dayanışma da toplumsal onurumuzu yücelten bir etken olmuştu.

Azerbaycan Ermenistan çatışmasında, Türkiye’deki Ermeni yurttaşlara karşı nefret dilinin kullanılmasını Erivan dört gözle bekliyor. Böylesi bir fırsat yaratıldığı takdirde hemen değerlendirilerek hem Türkiye itibarsızlaştırılacak hem de Bakû üzerinde uluslararası baskıların artması sağlanacaktır.


Yazarın Son Yazıları

Hamamda... 24 Kasım 2020
Yasak 17 Kasım 2020
ABD ile ilişkiler 13 Kasım 2020
Atatürk’ü konuşmak 10 Kasım 2020
İmar kültürü 3 Kasım 2020
Devlet koruması 16 Ekim 2020
Düzenin özü 9 Ekim 2020