Evet Ama BedriBaykam da Var!

26 Nisan 2011 Salı
\n

Bedri Baykam ile sekreteri Tuba Kurtulmuşun bıçaklanmalarını izleyen anların görüntüleri, uzun süre gözümün önünden gitmedi.

\n

Bedri Baykamın, yaralı olduğunu haykırarak geçen arabalardan kendisini hastaneye götürme istekleri karşısındaki aldırmaz, insanlık karşıtı tavırlar, öyle kolay kolay akıldan çıkacak, bellekten silinecek türden değildi.

\n

Yaralanmış, yardım görmez ise kan kaybından ölme tehlikesi olan biri karşısında, başım belaya girmesin!”, “arabam kirlenmesin!”, “bana mı kaldı!” zihniyetiyle hareket edenleri görünce insan düşünüyor:

\n

- Bu toplum için değer mi?

\n

Soru yersiz değildir ve korkarım, kim bilir kaçımız, kaç kez sormuşuzdur bunu.

\n

Hemen şöyle kolay yanıtlar vererek soruyu etkisiz kılmaya çalışmak mümkün:

\n

- Sen kendin için yapıyorsun bunları, bir karşılık beklediğinden değil ki!..

\n

Evet toplumsal sorunlarla ilgilenen, tepki koyan, işini, statüsünü, yaşamını tehlikeye atanlar, tabii ki bir karşılık beklemeden yapıyorlar bunu.

\n

Ama yine de tepki koyduğunuz adamlarla aynı kumaştan dokunmuş bireylerin toplumu için kendini ortaya atmak, pek de akıl kârı olmasa gerek.

\n

Bir gün toplumsal olaylarda başı çekmiş gençlerin başına gelenleri konuşurken, biri şöyle demişti:

\n

- İyi de, işçiler, köylüler, yoksullar o gençlere gelin bizi kurtarın diye dilekçe mi vermişlerdi?

\n

***

\n

Bilmiyorum, Bedri Baykam, başından geçen bu olay üzerine yukarıdaki soruyu kendi kendine sormuş mudur?

\n

Sanmıyorum.

\n

Aynı gazetenin yazarı olduğum Bedri Baykam ile tanışıklığım, kendisi hakkında fikir beyan etmemi haklı gösterecek kadar fazla olmasa da, bu sanatçı arkadaşımın, izlemeye çalıştığım, siyasal mücadelesindeki tavrı kolay pes edeceklerden olmadığını rahatlıkla söylememe izin veriyor .

\n

- Bildiğim Bedri Baykam yılıp bu olayla küsüvermez.

\n

Bunları düşünürken aklıma bir şey daha geldi.

\n

Evet olayın kahramanları arasında Mehmet Çelikel ve adını sanını suretlerini bilmediğimiz araba sahipleri ve sürücüleri vardı. Ama aynı zamanda yaralanan Tuba Kurtulmuş ile Bedri Baykam da olayın taraflarıydılar.

\n

Ve bunların hepsi de toplumda var olan, insanların, grupların, katmanların uzantıları olarak olayın içinde yerlerini almışlardı.

\n

Evet, baskıcı, demokrasi, özgürlük ve sanat düşmanı, potansiyel suçlu Mehmet Çelikel, toplumsal bir prototipti. O ve onun gibi olanlar çok vardı ve pek muhtemeldir ki bu tip, kolaylıkla meczuplukla etiketlenip sıyırmanın yolunu bulacaktı. Bu toplumda ona bu imkânı sağlayacak güçler de vardı, hatta onlar egemendiler bile.

\n

***

\n

Evet olayın içinde, bana dokunmayan yılan bir yaşasın!” , “bana ne, bana mı kalmış!” diyen ve hem yara hem bıçak konumundaki aptal bencilliğinin, aldırmazlığının biçare sarmalında dönen prototipler de vardı. Onların da toplumdaki örnekleri ne yazık ki, azımsanmayacak kadar çoktu.

\n

Ama orada görüntünün ortasında Bedri Baykam da vardı. Ömür boyu siyasal mücadeleden yılmamış, küsmemiş, vazgeçmemiş, tepkisini koymaktan çekinmemiş, bütün haksızlıklara, yolsuzluklara, baskılara gözlerini kapayarak rahat yaşamak olanağı varken, parasını, kişisel çıkarlarını, özgürlüğünü, olayda görüldüğü gibi, sağlığını hatta yaşamını tehlikeye atarak, ortaya çıkan Bedri Baykam da, belirli bir toplumsal birikimin ürünüydü. Bildiğimiz, bilmediğimiz, sanatçı, yazar, öğrenci, köylü işçi, memur, muhasebeci, öğretmen, aydın, çiftçi vb. birçok kişinin temsilcisi canlı bir örneğiydi Bedri Baykam.

\n

Ve onların tümünün zımni vekâleti vardı Bedri Baykamda.

\n

Bilmiyorum, o bıçaktan çok, ilgisizliğin, aldırmazlığın, bencilliğin acısının böğrünü dağladığı sırada, Bedri Baykam bunları düşünmüş, yalnız olmadığını anımsamış mıydı?

\n

Bildiğim tek şey benim bu olay üzerine yine de yalnız olmadığımızın bilincine varmamın vakit aldığıdır. Bütün bunları da, zaman zaman aynı tereddüde düşebilecek olanlar için yazdığımı belirtmek isterim.

\n\n

Yazarın Son Yazıları

Trump teselli mi? 19 Ocak 2021
İşte güzel haber 5 Ocak 2021
Böylesi daha doğru 1 Ocak 2021
Bir şulesi var ki... 22 Aralık 2020
O ne biçim söz öyle!.. 18 Aralık 2020
Mucize beklerken 15 Aralık 2020
Özüne bakalım 8 Aralık 2020
Ordu ve AKP 4 Aralık 2020