Haydi Silivri’ye!

11 Aralık 2012 Salı

Mustafa Balbay, dünkü köşesinde kendisini Silivride ziyarete gelen CHP heyetiyle görüşmesini anlatırken şunları yazıyor:\n

\n

Hapishanelerdeki en yaygın söz şudur:\n

\n

Allah kurtarsın!’\n

\n

Milletvekilleriyle bu dileği paylaştıktan sonra Bunun altına şunu da koymak gerekiyordeyip ekledim:\n

\n

Halk kurtarsın...’\n

\n

Bütün iç ve dış hukuk yollarının tükenmesiyle birlikte, adaleti artık halkla birlikte arayacağız.\n

\n

Milletvekili arkadaşlarla sarılarak vedalaşırken, Cumhuriyet Halk Partisi olarak bunu başarmanın kaçınılmaz olduğu görüşünde birleştik.\n

\n

Artık 13 Aralık geri dönülmez bir çağrıdır. Özgürlük iklimi tüm Türkiyeye yerleşene dek bitmeyecek bir çağrı...”\n

\n

Evet, Mustafa Balbay, 13 Aralık günü hepimizi Silivriye çağırıyor.\n

\n

Çağıran yalnızca Sevgili Balbay değil, adaletin tecellisinden başka hiçbir dileği olmayan, gayri adil bir biçimde özgürlüğünden, eşinden, çocuğundan, anasından, babasından, arkadaşından, işinden edilen yüzlerce, belki de binlerce kişi...\n

\n

Tutuklu gazeteciler, nahak yere mahkûm olmuş şerefli subaylar, özgürlük, bedava eğitim istediği için tutuklanan gençler, daha nicesi bizi çağırıyorlar.\n

\n

***\n

\n

13 Aralık günü Silivride olacağım. Salt adalet isteğimi haykırmak için.\n

\n

İnanıyorum ki, 13 Aralık günü çoğunuz aynı amaçla orada olacak, çağrıya uyacaksınız.\n

\n

İnanıyorum ki, yüreğinizdeki adalet duygusu o insanların nahak yere demir parmaklıklar ardında çürümesine izin vermeyecek.\n

\n

Ama sakın sadece onlar için orada olacağımızı sanmayalım!\n

\n

Yalnız içeridekiler için değil, ama aynı zamanda dışarıdaki gençler, gazeteciler, namuslu bürokratlar, aydınlar, sıradan yurttaşlar için de Silivride olacağız.\n

\n

Çünkü unutmayalım ki, adaletsizliğe hayır diyen her özgür yurttaş artık potansiyel bir tutuklu ve hükümlü konumundadır.\n

\n

Bu noktaya bir günde gelmedik.\n

\n

Çok planlı bir biçimde, hesaplı, önceden hazırlanmış oyunlar da tek başına yetmedi.\n

\n

Aynı zamanda kamuoyunun yeterli ilgi eksikliği yüzünden bu noktaya vardık.\n

\n

Bunu ben söylemiyorum. Bunu Aziz Yıldırımın bir yıl içeride yatmasına neden olan şike davasının savcısı Mehmet Berk söylüyor.\n

\n

Bakın ne diyor, Temmuz 2012de Mehmet Berk, Ertuğrul Özköke:\n

\n

- Bu dava hayatımızı allak bullak etti. Ben Balyoz davasında da çalıştım. Şike davasını açtığımız zaman bunun da Balyoz gibi 3-4 ay konuşulup biteceğini sandık. Ama yanılmışız... Bunun böyle olabileceğini hiçbirimiz tahmin etmemiştik...\n

\n

***\n

\n

Mehmet Berkin itirafı, Balyoz ve her ne kadar sözünü etmese de Ergenekon ve benzeri davalarda kamuoyu hakkında bir iddianame niteliğindedir.\n

\n

Mehmet Berkin suçlamalarını boşa çıkarmak için elimizdeki fırsat, 13 Aralık günü Silivride olmaktır.\n

\n

Adaletin çiğnendiği zamanlarda onu topla tüfekle sağlamak mümkün değildir.\n

\n

Adalet çiğnendiğinde, onun en sağlam bekçisi kamuoyunun demokratik bilincidir.\n

\n

Perşembe günü Silivride olacağız.\n

\n

Yalnızca adalet talebimizi göstereceğiz, demokrasinin ve yasaların sınırları içinde...\n

\n

Gücümüz yalnızca demokratik bilincimiz ve azmimiz, başka bir şeyimiz yok!\n

\n

Yine de elimizdeki güç tarihin en büyük gücüdür.\n

\n

28 Kasım günü ölümünün 10. yıldönümü dolayısıyla andığımız Melih Cevdet Anday anlatmıştı:\n

\n

Paris halkının ünlü Bastille Hapishanesi önünde adalet isteğini haykırdığı 14 Temmuz 1789 günü, Kral XIV. Louis güncesine şu sözcükleri yazmıştı:\n

\n

- Bugün önemli bir olay olmadı.”\n

\n

XVI. Louis halkın özgürlük tutkusunu hafife almıştı. Oysa en önemli güç oydu.\n

\n

\n


Yazarın Son Yazıları

Devlet koruması 16 Ekim 2020
Düzenin özü 9 Ekim 2020
Tarikat - Diyanet 18 Eylül 2020
Yine idam 8 Eylül 2020
Dikiş tutmuyor 4 Eylül 2020