Kahraman Yaratmak

18 Nisan 2014 Cuma

Cumhurbaşkanlığı yarışında Erdoğan ve Gül’ün yanı sıra yeni bir aday daha çıktı:
AYM Başkanı Haşim Kılıç.
Çankaya’ya adaylığını yakında açıklayacağı ileri sürülen Haşim Kılıç ile ilgili olarak AKP’ye de yakınlığı ile bilinen Furkan Dergisi’nde yerici yayın başladığına göre, AKP cephesi de Kılıç’ın adaylığı söylentilerini ciddiye alıyor olsa gerek.
Gerçekten de özellikle AKP içinde hatırı sayılır bir grup. Anayasa Mahkemesi’nin son zamanlarda verdiği iptal kararlarını, Haşim Kılıç’ın, Cumhurbaşkanlığı’na aday olmasına bağlamaktaydılar.
Tayyip Bey’in açtığı yolda azimle yürüyen partisinin de kendisi gibi yargı kararlarına hep bir kulp takıp bahane uydurarak tanımama eğiliminde olduğu inkâr edilmez bir gerçektir.
Bu durumda Anayasa Mahkemesi’nin iktidarın tartışma konusu ettiği kararlarına nasıl bakmak gerekir?
Sanırım, söylentileri bir yana bırakarak kararların anayasanın hükümleri, demokrasinin temel ilkeleri, AİHS ve AİHM ilke ve doğrultularına ne derecede uygun olduğuna bakarak karara varmak en doğru yol olacaktır.

***

Nesnel açıdan bakıldığında son kararlar ile yukarıdaki hükümler ve ilkeler arasındaki uygunluğu görmemek mümkün değildir.
Ayrıca 12 Eylül 2010 düzenlemesi sonrasında, iktidar doğrultusuna girdiği vurgulanan Anayasa Mahkemesi’nin söz konusu kararlarının oybirliği ile alınmış olması da, Haşim Kılıç’ın etkisi söylentilerini zayıflatmaktadır.
Bütün bu söylediklerimden AYM’yi bugünkü haliyle demokrasinin teminatı olarak gördüğüm sonucunu çıkarmayın lütfen!
Bununla birlikte, AKP dışı çevrelerde de Haşim Kılıç’ın Çankaya adayı olduğu söylentileri, son kararlardan daha önce de dolaşmaktaydı.
Hatta bu çevreler de verilmiş olan iptal kararlarının o doğrultuda çıkacağını ileri sürmekteydiler.
Haşim Kılıç’ın aday olup olmayacağı konusunda, şimdiden kesin bir şey söylemek zor. Ama, Turgut Özal tarafından Anayasa Mahkemesi üyeliğine seçilmesi tartışma yaratmış olan, başkanlık için AYM üyelerinin oylarını almış olması şaşkınlıkla karşılanan, Anayasa Mahkemesi’nin ilk hukukçu kökenli olmayan başkanının Çankaya’ya aday olması halinde, gerekli çoğunluğu sağlayabilmesi kuşkuludur.
Gerçi Haşim Kılıç, dünya görüşleriyle muhafazakâr kesime seslenmenin ötesinde sağın ucunda yer alan bir kişidir ama sağın geniş desteğini sağlaması yine de güç.
Furkan Dergisi de Haşim Kılıç’a sağdan vururken onun “güvenilmez!” olduğunu ileri sürüyordu.
Olayın bu yönüne yine değineceğim.

***

Laiklik, temel hak ve özgürlükler konusunda duyarlı olan kesime gelince: Haşim Kılıç’ın onların özlemlerini karşılayacak, kaygılarını giderecek bir kişi olarak Çankaya yolunda oylarını alabileceğini söylemek mümkün değildir.
Haşim Kılıç’ın, Anayasa Mahkemesi Başkanlık seçimi sırasında, laik ve demokratik duyarlıkları yüksek olduğu ileri sürülen AYM yargıçlarının oyunu almaktaki başarısı her ne kadar bu alandaki hünerinin yabana atılmaması gerektiğini düşündürse ve kendi beceriksizliği ile yetersizliğinin eksiğini sağda keramet arayarak kapama eğiliminde olan CHP’nin, yine sürpriz kahramanla herkesi şaşırtma yeteneği yabana atılmasa bile AYM Başkanı’nın, üzerinde birleşilebilecek olan ve Tayyip Bey’i sandıkta yenme olasılığı bulunan aday olamayacağı aşikârdır.
Baskı dönemlerinin en büyük sakıncalarından biri de kolay ve ucuz kahramanlar yaratılmasıdır.
Bir kez daha böyle olmaması için herkesin dikkatli olması ve Çankaya için çıkarılacak aday konusunda çok titiz davranılması gerekiyor.
Çankaya için gerekli niteliklere sahip, geniş kesimlerin üstünde birleşebileceği aday, hiç kuşkusuz Haşim Kılıç değildir.
Zaten kendisi de adı çevresinde geniş mutabakatı sağlayamayacağını görerek aday olmayacağını yakında açıklayabilir...
Tabii ne de olsa, Dimyat’a pirince giderken, evdeki bulgurdan olmak da var.  


Yazarın Son Yazıları

Hamamda... 24 Kasım 2020
Yasak 17 Kasım 2020
ABD ile ilişkiler 13 Kasım 2020
Atatürk’ü konuşmak 10 Kasım 2020
İmar kültürü 3 Kasım 2020
Devlet koruması 16 Ekim 2020