Arif Kızılyalın

10 Milyon TL’yi Sildi, Gitti

10 Ağustos 2014 Pazar

Beşiktaş ve Chelsea ile oynayacakları maç için tesislerdeki odasında 11’leri belirliyordu. Saat 17.00’yi gösterirken TV’yi açtı, her Fenerbahçeli gibi Başkan Aziz Yıldırım’ın açıklamalarını dinledi. Başkan, ‘aba altından sopayı’ göstermişti. Yutkundu, “İstifa mı etsem?” diye iç geçirdi. Bu arada telefonu çaldı defalarca, onlarca mesaj geldi, “Hoca F.Bahçe zor kulüptür; diren, renkler için kal” diyordu herkes. Arayanlara, “Kalmak için mücadele ediyorum, gönlünüzü ferah tutun” yanıtı verebildi. Statta da yüzünden düşen bin parçaydı. Gözleri sahadaydı ama maçta değildi. Gece yarısı futbolcularına, “Yarın aktif dinlenme var” dedikten sonra takımdan ayrıldı. Odasına kapandığında bir kez daha istifayı düşündü, uyuya kalmıştı.
Ertesi sabah gazeteleri aldı, başlıklara baktı ve devletin ajansını arayıp, “Arkadaşlar istifa ettim, yazılı açıklamayı yolluyorum” dedi. Fakslanan bu kâğıt parçası ‘tazminatsız’ gitmek demekti. Primler, maaş, bonuslar hariç 2 yıllık 3.5 milyon doları bırakıyordu. En az 10 milyonu silmişti. Çünkü gitmese başkan onu yollamak zorunda kalacak ve bu rakamı kuruşu kuruşuna tahsil edecekti F.Bahçe’den. Ancak prensiplerini çiğnetmemişti hayatı boyunca...
Altında imzası bulunan istifa metnine yazdığı cümle de her şeyi özetler nitelikteydi: “İlkeler, paradan üstündür...
İşte Ersun Yanal’ın istifa öyküsü. İşin aslına bakarsanız Yanal ile Aziz Yıldırım’ın yıldızları hiç barışmadı geride kalan 1 yılda. Hatta kazanılan şampiyonluk bile bu ikiliyi etle tırnak yapmadı, yapamadı. Çünkü o profesyoneldi. Kuralları olan, akademik çalışmaya önem veren bir sistem hocasıydı.
Arabesk yaklaşımları da sevmezdi. Hele başkanca, yönetimce kollanan ‘ayrıcalıklı’ yıldızlardan nefret eder; antrenman tesislerine başkanın, yönetimin aklına estikçe gelmesinden de hoşlanmazdı. İşte ayrılığın temel noktası da bu. Ve ne gariptir ki Yanal’ın başını 3 Temmuz süreci sonrası rütbe takan ayrıcalıklı - daha doğrusu başkana yakın - futbolcular yedi. Bir duyumumu paylaşacağım. Anımsarsınız F.Bahçe, Sevilla’yla Danimarka’da hazırlık maçı oynadı. Yanal hoca da Kopenhag’daki ‘eski tüfek’ arkadaşlarıyla Tivoli’de uzun bir akşam yemeği yedi, efkârlandı, eski günler anıldı, kadehler kalktı. Otele de arkadaşlarının arabasıyla döndü. İşte hocanın lobiden girdiği anda bir futbolcu bu anı cep telefonuyla kameraya alıyordu. Sonra da bu görüntüler başkana ulaştı. Bu hikâye doğrudur, değildir bilemem çünkü iddia!.. Ama burada bir suçlu varsa o da hocasının görüntüsünü çeken futbolcudur yani takım içindeki - ayrıcalıklı - yıldızlardır. Ayrıca kokainden ceza almış Daum’u baş tacı edenlerin, içki içiyor, özel yaşantısına dikkat etmiyor diye bir hocayı harcaması ne denli doğru çözemedim! Hele hele hocanın özel yaşantısına ilişkin görüntü iddialarını dillendirmek gerçek bir vicdansızlık!
Elbette sadece bu olay Yanal’ın sonunu getirmedi. Cumhuriyet’te yer aldıktan sonra yalanlanan ancak ‘satırı satırına doğru’ olan Topuk Yaylası Tesisleri krizi de Yanal’la Yıldırım’ın arasını açmıştı. Çünkü Aziz Yıldırım’ın gözü gibi baktığı o tesise Yanal doğa koşulları nedeniyle sıcak bakmamış, “Bu kadar yağmur ve sisin olduğu yerde futbol takımı kamp yapmaz” diye bir rapor vermişti. Yıldırım da bu raporu, “Hoca sen ne diyorsun? O tesis F.Bahçe’nin her şeyi” diye geri çevirmişti.
Olayın bir de teknik boyutu var. F.Bahçe şampiyon oldu olmasına ama birileri ‘İnşaattan da anlarım, futboldan da’ diyen başkana Yanal’ı sürekli kötüledi. “B planı yok, Avrupa’da başarılı olamaz vb.” dendi. Başkan da zaman zaman hocayı ‘işi’ için eleştirdi ki bu da bardağı taşıran son damlaydı. Çünkü Yanal’a göre futbol teknik bilgi - beceri gerektiren bir işti ve bu işin eğitimini almayanlar işine asla karışamazdı!
Evet; F.Bahçe, yükleme çalışmaları bitmişken hocasız kaldı. Kuşkusuz ki kaotik bir durum ve bu kaotik ortamların da kulüplere yaramadığı yadsınamaz bir gerçek.
Örnek isteyene geçen yılki Terim - Aysal - Mancini krizindeki G.Saray’ı gösterebilirim!..  


Yazarın Son Yazıları

Gazoz olma efsane ol! 17 Kasım 2020
Pandemi, loca ve menajer 11 Kasım 2020
Deprem vergileri nerede? 4 Kasım 2020
Futbolda para bitti! 14 Ekim 2020
TFF’nin üst aklı kim? 18 Ağustos 2020