Arif Kızılyalın

F.Bahçe büyük resme baksın!

25 Şubat 2020 Salı

Bin yıllarca önce, “Değişmeyen tek şey değişimdir” demiş, Yunan filozof Herakleitos. Bu bağlamda bakmak gerek pazar gecesi oynanan F.Bahçe-G.Saray derbisine. Elbette günün birinde, G.Saray, “yıkılmaz kale” denen Kadıköy’de galip gelecek, Türk futbol tarihinde de yeni bir sayfa açılacaktı. Aslında sporun doğasında olan şeyler; biri ötekini yendi, ama maçın üzerine onca gerekli- gereksiz anlam yüklenince kazanan da, kaybeden de duygularını uç noktada yaşadı.

İşte sıkıntı da burada zaten! Örneğin, F.Bahçeli taraftarların tribüne açtıkları, “Seni de seni seveni de sevmiyoruz” pankartı iç acıtıcıydı. Keza, Faslı yıldız Belhanda’nın, eliyle yaptığı “ağlama” işaretinin, arka fondaki “Fener ağlama” melodisi eşliğinde G.Saray’ın resmi sosyal medya hesaplarından paylaşılması da mecaz kalıplarını aşan sataşmalardandı. Dedik ya ortası yok Türkiye’de sevincin de, üzüntünün de, esprinin de! Zaten biraz dengeli gitsek, Edirne’den Kars’a, Diyarbakır’dan Bolu’ya Fener-G.Saray kavgaları yaşanmaz, kan dökülmezdi sokaklarda.

****

Derbi dedik ya, kazanan taraf G.Saray’ın keyfine diyecek.

Fatih Terim’in ifade ettiği gibi, “derslerine” iyi çalışmışlar. F.Bahçe’nin ağır Alman tankı görünümündeki defans göbeğinin arkasına Onyekuru’yu yolladılar, sırf bu oyuncuyla bir penaltı kazandılar, bir de gol attılar. Bir de galiba, sinirlerine hakim oldu G.Saray! Anımsayın Belhanda ile Deniz’in atıldığı 85. dakikayı ve Fatih Terim’in davranışlarını. Fiziki temasa rağmen, yaşının getirdiği olgunlukla davrandı, “ayıran taraf” kimliğine büründü. Ve Fenerbahçe cephesi; kaosun ortasında kaldılar 21 yıllık yenilmezliklerini kaybederek. Oysa normal karşılamaları gerekirdi durumu. “20 yıldır kazanıyoruz, elbette bir gün kaybedecektik, o da bugüne denk geldi..” diye espri ile konuya yaklaşıp “20 yılda bir kazanıyorsunuz zaten” diye gülüp geçmeyi tercih edebilirlerdi. Ama taraftar köpürdü, Başkan Ali Koç da, “tribün günlerini” anımsamış olsa gerek, protokolden alt locaya yaklaşık 1.5 m mesafeden atlayıp, kızgın seyircinin arasında soluğu aldı.

Böyle olunca da yandaş medyaya malzeme çıktı: “Başkan taraftarla kavga etti..” Öncelikle şuna dikkat etmek gerekir ki, iki taraf da koşulsuz sevgiyle bağlı F.Bahçe’ye. Sevenler arasında da ara sıra görüş ayrılığı olur. O yüzden, Başkan-taraftar atışmasına takılmamalı, büyük resme bakmalı Sarı-Lacivertli camia. Ortalığı kim karıştırmak istiyor ona dikkat edilmeli! Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum, isim vermeden Ali Koç ve yönetimine “git..” mesajı verdi sosyal medya paylaşımı ile. “Fenerbahçe sizin bu seviyesizliğinize layık değil. Ne yani, F.Bahçe size muhtaç mı sandınız” cümlesini, aslında kimin kurduğunu, bu görüşün kime ait olduğunu hepimiz biliyoruz. O yüzden F.Bahçe camiasına tavsiyedir, “gerçek taraftar” kötü günde belli olur, safları sıkı tutun.


Yazarın Son Yazıları

Futbolda para bitti! 14 Ekim 2020
TFF’nin üst aklı kim? 18 Ağustos 2020
Futbolu TFF mi yönetiyor? 1 Ağustos 2020