Arif Kızılyalın

Futbol otoritesini kaybedince!

10 Nisan 2021 Cumartesi

“Otoritenin olmadığı yerde kaos başlar” der toplum bilimciler. Türk futbolu için biçilmiş kaftan.

Herkes bildiğini okuyor, direksiyondaki federasyon yönetimi ise seyirci.

Sadece icra kurulları ve milli takımın başarısı ile ayakta durmaya çalışıyorlar.

Şenol Güneş deneyimiyle idare ediyor durumu ama AİHM tarafından ‘yetkisi’ olmadığı belgelenen Disiplin ve Tahkim Kurulu ile kancasını koparmış su altı mayını görünümündeki MHK, Nihat Özdemir federasyonunu sallıyor da sallıyor! Bir yerde fena patlayacaklar. İp koptuğunda da kimse kimseyi tanımayacak! Çünkü biliyorlar ki, futbol paydaşları seçtiği ya da hak ettikleri için orada değiller; “malum” makam, “Durun orada, idare edin..” dediği için görevdeler. Böyle olduğu için de güçleri yok; ne yasal otoriteleri var, ne geleneksel, ne karizmatik otoriteye sahipler!

Peki ne olacak? Olan oluyor zaten; ortalık toz duman. Bir tarafta 1959 öncesi şampiyonluklarla ilgili kavgaya varan tartışmalar, öte tarafta ortalığı boş bulan bir grup hakemin gelecekteki MHK yönetiminde yer alma beklentisi ile ortaya koyduğu güç gösterisi, diğer yanda da çirkin karalamalar. Şu karalamalardan başlayalım; örneğin Beşiktaşlı Ghezzal müthiş bir gol attı son maçta, hemen ertesinde Alanyaspor kalecisini suçladık. Oysa aynı futbolcunun aynı maçın daha 30. saniyesi bile dolmadan attığı karbon kopya bir şut var, direğe giden. Hani, hiçbirimizin aklına gelmiyor, “Ghezzal idmanlarda kavisli vuruş çalışması yapmış mıdır” diye. Hemen çirkin yaftalama. Alanya kalecisini suçluyoruz, Sergen Yalçın-Çağdaş Atan dostluğuna vurgu yapıyoruz. Çok ayıp!

Sırf Beşiktaş ya da Fenerbahçe veya Galatasaray maçlarında değil, küme düşme hattında da onlarca böyle ipe-sapa gelmez iftira sayarız; işin içinden çıkamazsınız! Gelelim şu Fenerbahçe’nin yaptığı 1959 öncesi şampiyonluk itirazına.

Bir girişimdir, konu spor tarihçileri, federasyon yönetimi ve hukukla ilintilidir. Fenerbahçe “Şampiyonluk sayımız 19 değil 28” çıkışında haklı da olabilir, haksız da. Ancak konu uygar ortamda masaya yatırılıp, uzmanlarca tartışılacağına, Fenerbahçe ile Galatasaray arasında büyük çaplı bir demeç savaşına yol açtı.

Zaten endüstriyelleşen futbol sonrası dostluk bağları kopmuşken, bu mesele savaş sofrasının tuzu biberi oldu.

Bir taraf ötekinin başkanı için, yaşına gönderme yapıp “O kişiyi dikkate almayın..” diyor, karşı grup, ezeli rakibinin seçilmiş yöneticisi için ‘tıfıl..’ ifadesini kullanıyor. Pandemi döneminin sanal tribünü Twitter ve Facebook da savaş alanına dönüyor. Yapmayın etmeyin, o koltuklar geçici. Bugün değilse yarın, bu kongrede değilse ötekinde kalkacaksınız o yönetim masalarından, ertesinde yüz yüze bakacaksınız; ama şahsi kanaatim artık pek yüz yüze bakamayacaksınız!

İşte yazının başındaki otorite burada gerekli... Eğer, yasal, geleneksel ya da karizmatik otoriteye sahip bir TFF Başkanı olsa, çağırır iki tarafın başkanını, “Beyler sakin olun, şu ligi bitirelim, sonra 19 mu, 28 mi, 38 mi? 1934 öncesi mi, 1899 öncesi mi, bakarız... Günler torbaya girmedi” der...

Ama nerede!


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

TFF, Yanal’ı dinler mi? 31 Ağustos 2021
Futbol denen dönme dolap! 26 Ağustos 2021