Arif Kızılyalın

Hiçbir Şey İmkânsız Değil!

12 Aralık 2013 Perşembe

Dakikalar tükeniyor... Ümitler bitmek üzere; İtalyanların direnci artmış. Artık oyuna hâkimler. Gelen her topu savuşturuyorlar. Ne de olsa işleri catanicio; yani savunma... Derken adı ile müesemma ‘Umut’un önüne bir top geliyor, sürse mi, pas mı verse, orta mı yapsa diye düşünürken şişiriyor meşin yuvarlağı rakip 18’e. Drogba sağ tarafındaki Sneijder’i görüyor kafayla; Hollandalı güç bela kontrol edip Chiellini ve Bonucci’nin üzerine giderken şutunu atıyor. İşte o an, ‘mucize’nin gerçekleştiği an... İşte o an, 14 - 15 saat önce kar - kış fırtına evine güç bela gidip, işi, okulu asma pahasına Türk Telekom Arena’ya giden 40 bin cesur yüreğin ‘coşkuyu’ yaşadığı an. İşte o an, Mancini’nin futbol hayatında ilk kez, Şampiyonlar Ligi’nde bir üst turu gördüğü an... Ve işte o an, Galatasaray için hiçbir zaman, hiçbir şeyin ‘imkânsız’ olmadığının kanıtlandığı an... İyi ki varsın Galatasaray; karı da erittin, buzu da kırdın, Çizme’nin kralı Juventus’u da ‘ağlatarak’ evine yolladın.
İşin bu sanıyorum; ligde, kupada teklesen de, içten - dıştan çelmelensen de Avrupa’da aslan kesilen bir ahvadın temsilcisisin... Evet, dün 40 bin kişilik bir ordu vardı Telekom’da. Hepsi de Muslera’ydı İtalyanlar akın akın gelirken; hepsi birer Selçuk oluyordu orta alandan ileriye pas aktarırken ve hepsi elbette ‘Afrika Aslanı’ Drogba’ydı. Ama galiba en çok Sneijder olmak istiyordu dün 40 binlik tek vücut. Wesley’in 10 numaralı formasını giyip o gole ortak olmak. Oldular da. Mesai saatinde, karda, buzda, çamurda, biletli - biletsiz o stadı doldurmak her babayiğidin harcı değil; hele TV’den maçı izlemek varken çay - çorba eşliğinde...
Teknik analiz mi? O sahadaki oyun için teknik de zor analiz de. Hırstı dünkü turun sırrı; istençti, yürekti. Bunların hepsi de artık ‘bizden biri’ olma yolundaki Mancini’nin öğrencilerinde vardı. Beraberliğin yettiği Juventus’la, soğukla ve balçık zeminle boğuştular. Top sürmek zor; hatta olanaksızdı. Kısa paslar da öyle. 12 dakikalık ilk bölümde Galatasaray rakibini tarttı, 2. yarının başlarında öldürücü darbeleri indirmeye çalıştı. Aslında gol 85’lere de kalmazdı ama Drogba, Snejider kaleciye takılacak Burak boş kaleye ıskalayacaktı.
Gol mü? Sanırım hepimizin zihinlerinde o an... Sonrasında, çöken İtalyan devi, klasik Çizme oyunları, itiş kakış. Eğer Burak biraz inansa o hengamede 2. gol de gelirdi ama 1-0 yetiyordu; dünyalara bedel bir skordu o. Şampiyonlar Ligi’nde üst üste 2 yıl bir üst tura çıkış biletiydi... Teşekkürler Galatasaray; güle güle Juventus...  


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

TFF, Yanal’ı dinler mi? 31 Ağustos 2021
Futbol denen dönme dolap! 26 Ağustos 2021