Geçen hafta, Galatasaray Başkanı Dursun Özbek’in ekran karşısında akıcı konuşup konuşamadığı tartışması açıldı durduk yere. Bu gerginliği kim başlattı, kim körükledi orasında değilim, ama Dursun Özbek’e saygısızlık yapıldığı görüşündeyim. Öncelikle Sayın Özbek Galatasaray Lisesi mezunu. Yani 1960’ların ortalarında girilmesi en zor devlet okullarından biri -hâlâ da öyle-, Giresun’dan gelip orayı kazandı, yatılı okudu, ardından yine girilmesi zor olan ODTÜ’yü kazandı, ancak Ankara’da okuyacak parayı bulamadığı için dönüp İTÜ’de üniversite eğitimini tamamladı. Çalışmak zorundaydı, açtığı yedek parça dükkanını büyüttü, Gaziantep başta olmak üzere sanayi bölgelerinde makine ithalatı işine girdi. Hatta o günleri anlatırken, “Otel parası vermemek için otobüsle İstanbul-Gaziantep arası giderdim, yolda uyurdum” diyordu. Şunu söylemekte fayda var ki, Özbek belki de eğitimi en iyi kulüp başkanlarından Süper Lig’de. Fransızca ve Almancası Galatasaray Lisesi mirası, ayrıca dönemin Galatasaray Liseli tiyatro sanatçılarıyla da yakın arkadaş okul sıralarında. O yüzden Özbek’i eleştirecekler ufak bir Google taraması yapsa iyi olacak.
Yazarın Son Yazıları
Galatasaray’ın İspanyol Villarreal’le oynadığı ve 2-1 kaybettiği maçta tribünler dolmadı, stadın seyirci yükünü çeken üst tribünler hiç açılmadı
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan 0.99’luk haziran ayı enflasyon verisi, memur ve emekli maaş artışlarının hesaplanmasında temel ölçüttü.
Türkiye’de bazı şeyler çabuk unutuluyor, daha doğrusu birileri unutturuyor.
İsimlere, sıfatlara takılmaksızın seviyoruz onları; kaotik günlerde ülkece bir olmayı, beraber olmayı, heyecanlanmayı, sevinmeyi anımsattılar bizlere.
Geçen yıl yolum Yunanistan’a düştü, Kipi sınır kapısından girip Selanik’e kadar gittim karayolu ile.
Geçen haftanın gündemi, TFF’ye bağlı profesyonel liglerde görev yapan 19 kulüp yöneticisinin yasa dışı bahis soruşturması kapsamında gözaltına alınmasıydı.