Arif Kızılyalın

Şimdi ne olacak?

12 Kasım 2019 Salı

Beşiktaş yenilgisi, Real Madrid faciası derken, Gaziantepspor önünde soluklanıp düzlüğe çıkan Galatasaray, tam soluklanacaktı ki, istinaf mahkemesi aldığı kararla, ‘olağanüstü seçim’e hükmetti. 

Aslında mahkeme heyeti de işin ‘esasına’ ilişkin net bir yoruma erişememiş olacak ki, bu kararı, “kısmen kabul, kısmen red” ifadeleri ile duyurdu; hukuki terimleri bir kenara bırakırsak, ‘yüksek’ mahkeme  “Ey Galatasaray Kulübü, sen seçime gitsen iyi olacak galiba” dedi. 

Görünen o ki, son mali genel kuruldaki, “idari ibrasızlık” Galatasaray’ı seçim kaosunun ortasında bırakacak. Şimdi seçim kararı alınır mı, alınırsa ne zaman yapılır, yönetim, bekleme süresini kullanıp, yeni bir yol haritası mı çizer bilinmez, ama öyle gözüküyor ki, Galatasaray ikiye bölünecek; ‘seçim isteyenler’ ve ‘istemeyenler’ diye.

Peki, seçim kararı alındı diyelim, kimler aday oluyor, kimler olamıyor sorusuna gelirsek; yine hukukçuların yorumuna göre ibrasızlığa karşı dava açan iki başkan yardımcısı Abdurrahim Albayrak ile Yusuf Günay, adaletin koruma kalkanı ile yarışa girebilecek. Karşı dava açan bazı yöneticilerin de seçilme hakkı saklı; ancak Başkan Mustafa Cengiz ve yönetimin ‘kilit’ ismi Kaan Kançal, karara itiraz edip haklarını koruma adına mahkemeye gitmedikleri için ‘en az 1 seçim dönemi’ aday olamama endişesi ile karşı karşıyalar.

Gerçi,eski Başkan Adnan Polat’ın ibrasızlığı döneminden kalan,”İdari ibrasızlık seçim nedeni değildir” diye bir Yargıtay kararı var var, ayrıca söz konusu ibrasızlık süreci ile ilgili devam eden 7 ayrı mahkeme de söz konusu, ama görüldüğü üzere, kaosun göbeğinde kaldı koca kulüp.

Aslında Mustafa Cengiz, çifte şampiyonluk kazanıldıktan sonra, mahkemenin ilk kararını uygulayıp, “eli çok güçlü”yken seçime gidebilir, hemen sonrasında da tüzük düzenlemesi isteyip, “ibrasızlık halinde yönetim düşer”e vardırılan maddeleri revize edebilirdi, ama yapmadı. Belki kulübün arap saçına dönen Riva-Florya gündemi nedeniyle vakit bulamadı, belki pehlivan tefrikasını andıran Falcao transferi nedeniyle bu avantajını kullanmadı, belki de “genel kurulun kararını” mahkemeye taşıyan başkan olarak anılmak istemedi bilinmez, konu bu noktalara ulaştı!

Gelinen noktanın tam bir kaos olduğunu yinelemeye gerek yok; olası bir seçimde Abdurrahim Albayrak, - üstelik Mustafa Cengiz’in olmadığı - bir ortamda aday olacak gibi duruyor. Galatasaray’ın ağır topları ise bir ‘üst akıl’ başkan arayışında, ki bu isim muhtemelen Faruk Süren. Elbette, daha farklı isimler de gündeme gelir, ancak adı geçmeyecek tek isim ise sanırım Mustafa Cengiz’in, başkanlığı devraldığı Dursun Özbek’tir. Çünkü bu süreç onu da çok yıprattı; tıpkı Mustafa Cengiz gibi.

Diyelim ki, seçim oldu, bu takıma nasıl yansır?

İşte orası bilinmez. Öncelikle, Galatasaray’da aday olacak ve veya olmayacak isimlerin, Fatih Terim’le çalışmama lüksü olacağını sanmıyorum. Ancak, Terim, seçim süreci başladığında, “Yeni Başkanın önünü açma adına istifamı veriyorum, o güne kadar da takımın başındayım..” diyebilir; ki işte o zaman yandı gülüm keten helva!

Görüldüğü üzere, mart ayında yapılan mali genel kuruldaki ibrasızlık, ibra etmeyenlerle yönetim arasındaki kriz, sonrasında hukuki sürecin iyi yönetilememesi camiayı bu duruma getirdi; hukuk demişken, zaten böyle bir ilginç karar açıkçası beklenmiyor değildi, çünkü Galatasaray’ın Kuruçeşme Adası krizini bile 4-5 yıldır çözemeyen kulüp profesyonel hukukçularının camiayı krizden çıkaracak bir ara formül bulmalarını zaten kimse beklenmiyordu!


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Bir Efes hikâyesi! 2 Haziran 2021
TFF yönetimi düşer mi? 23 Mayıs 2021