Arif Kızılyalın

Sporun İstanbul Sözleşmesi imtihanı

01 Nisan 2021 Perşembe

Bir ülkede gündem sürekli değişir mi? Eğer Türkiye coğrafyasındaysanız evet. Haftaya İstanbul Sözleşmesi’nin iptalinin spor dünyasına yansımalarıyla başladık, ertesinde F.Bahçe’de teknik direktör Erol Bulut istifa etti, yerine sportif direktör Emre Belözoğlu getirildi, bir gün sonra F.Bahçe’nin 2000’li yıllardaki kaptanı Ümit Özat FETÖ iddialarıyla gündemi sarstı, o sıralarda A Milli Takımımız Hollanda ve Norveç galibiyetleriyle ülke insanının yüzünü güldürdü; bu arada günlük vaka sayısı 30 binleri aşmışken, TFF Başkanı Nihat Özdemir çılgınca bir kararla Letonya maçına 13 bin 500 kişiyi Atatürk Olimpiyat Stadı’nda ağırlamayı taahhüt etti, Bilim Kurulu’ndan uyarıyı alınca geri adım attı.

Son tahlilde de Beşiktaş'ın maçına tarihte ilk kez bir hakem 2 kez verildi; bir tür inatlaşmaya gitti federasyon Beşiktaş'la.

Görüldüğü üzere gündem yoğun!

İsterseniz en başa; İstanbul Sözleşmesi’ne dönelim biz, çünkü G.Saray Kulübü’nün asıl sahiplerinden 700’e yakın spor insanı Cumhuriyet gazetesi başta olmak üzere çeşitli mecralara ücreti karşılığında ilan vererek, “İstanbul Sözleşmesi Yaşatır” dedi. Üstelik G.Saray Lisesi’nin efsanevi müdürlerinden, gerici ayaklanmada, softaları okula sokmama adına 31 Mart 1908’de kendisini Mektebi Sultani’nin demir kapılarına zincirleyen büyük edebiyatçı Tevfik Fikret’in sözlerine vurgu da yapmışlardı bu ilanda: “Kızlarını okutmayan millet oğullarını manevi öksüzlüğe mahkûm etmiş demektir; hüsranına ağlasın.” Bir anlamda  özgür eğitimli ve gelişmiş kız çocuklarının ve kadının toplumdaki yerini savunuyorlar, İstanbul Sözleşmesi’nin iptaline sessiz kalanlara “toplumsal eşitlik” dersi veriyorlardı! Bu ilan, onurlu bir başkaldırıdır. G.Saray camiası içinde ve bundan sonra yapılması gereken, Mustafa Cengiz yönetiminin konuyu yeniden gündeme almasıdır. Özellikle de G.Saray yönetiminde kadın yöneticilerin de bulunduğu gerçeği ortadayken, üyelerin haykırışına kulak vermelidir Cengiz ve ekibi Mayıs ayındaki genel kurul öncesi. Eğer şimdi üyeleri dinlemezse, mayısta da kendisi ve arkadaşlarını kimsenin dinlemeyeceğini süzmelidir. 

Süper Lig’in lideri Beşiktaş’tan da ses çıkmadı; Allah’tan orada da Ali Rıza Dizdar ve arkadaşları ilanlarla durumu kurtardılar. Keza kadın başkan Berna Gözbaşı’nın yönetimindeki Kayseri de suskun kaldı! Bir de susmayan  kesimler var. Mesela Türkiye’de kadın voleybolunun çağ atlamasını sağlayan Eczacıbaşı Vitra Spor Kulübü. Burada Faruk Eczacıbaşı ve Erdal Karamercan ile Sacit Basmacı’yı sözleşmenin iptali konusundaki tavırları ile kutlamak gerek; örnek oldular. Ardından F.Bahçe yönetimi ve Başkan Ali Koç ile Ekrem İmamoğlu’nun fahri başkanlığını, Fatih Keleş’in de başkanlığını yaptığı İBBSK yürüdü İstanbul Sözleşmesi yolundan. Yılport Samsunspor, başkanları Yüksel Yıldırım’ın ısrarı ile taraf belli etti, Anadolu Efes de en azından forma seçimiyle meseleye Fransız kalmadı! Peki ya bu ekiplerin dışındakiler? Artık onları kendi değer yargıları ile baş başa bırakmakta fayda var! Nasılsa bugünler de geçer! İstanbul Sözleşmesi meselesi birilerinin göğüsündeki madalya olur, birileri anımsanmamak üzere tarihin tozlu raflarına kalkar!


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

TFF, Yanal’ı dinler mi? 31 Ağustos 2021
Futbol denen dönme dolap! 26 Ağustos 2021