Aykut Küçükkaya

Başkentte siyaset kazanı kaynarken...

09 Kasım 2020 Pazartesi

Gazetecilik deyişiyle bir süredir “Ankara toz duman...” Ekonomik kriz zirve yaparken Cumhur İttifakı günden güne eriyor... Demokrasi ve hukuk devleti çizgisinden ağır sapmalar, Atatürk ilkelerinden verilen ödünler, tüm dünyayı sarsan Covid-19 salgını “umutsuz ve mutsuz bir toplum” yarattı...

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın “Ekonomide sıkıntı yok” sözleri Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Bülent Arınç tarafından eleştirildi. Yerel bir televizyon kanalında, “Hepimiz görüyoruz ekonomik sıkıntıyı” diyen Arınç’ın bu çıkışı, Ankara’da taşların yerinden oynayacağının sinyali olarak algılandı. Ankara’dan gelen kulislere göre Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın piyasalara güven vermek için “damadı” kızağa çekmesi bekleniyordu. Ve dün akşam saatlerinde Albayrak’ın istifa kararı sosyal medyaya düştü. Ayrıntıları bugün gazetemizde Selda Güneysu’nun manşetinden okuyacaksınız...

*

Arınç’ın Cumhur İttifakı’nın yerel seçimlerde özellikle İstanbul ve Ankara’yı kaybetmesiyle ilgili, “Kaybetmemizin sebeplerini de bu işi bilmesi gereken herkesle konuştum. CHP aynı taktiği bundan sonra da uygularsa yani herkesin rahatlıkla oy verebileceği parti olursa bizim ittifakın işi zor. Bizim ittifakın da buna karşı bir strateji geliştirmesi lazım. Bu da herkesi kucaklayacak bir strateji olmalı” sözleri Saray’ın “yeni bir planlama” mesajı gibiydi...

Arınç’ın bu cümlesi, Millet İttifakı’nın en önemli ismi CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun büyük tartışma yaratan çıkışından sonra geldi. CHP’nin internet sitesine konulan televizyon programı dökümüne göre, Kılıçdaroğlu, “Yani ittifakın içinde geçmişte yer alıp, CHP olabilir veya bir başkası… Buradan belli kişileri finanse ederek, belli kişilere ciddi paralar verilerek ve onların çevresiyle beraber acaba ayrı bir parti kurdurtabilir miyiz diye, böyle bir özel çaba var. Bunun için de çabaların gösterildiğini biliyorum. Belli kişilere teklif götürüldüğünü biliyorum. ‘Paradan hiç korkmayın, hiç çekinmeyin.’ Hatta o kişilerden biri, yani parti kurmak isteyenlerden birisinin, doğrudan doğruya belli kişileri arayıp ‘uçak biletin hazır, 5 yıldızlı otelde yerin hazır, gel buraya, oturalım konuşalım, biz bu işleri halledelim’ falan dediğini de gayet iyi biliyorum. Çünkü bunlar bize doğrudan hemen hemen, bu bilgiler geliyor. Bunun üzerinde de bir çalışma var. Ayrıca HDP üzerinde de bir çalışma var. HDP üzerindeki çalışma şöyle: Kürtlere ayrı bir parti kurdurmak istiyorlar. Dolayısıyla HDP’yi acaba bölebilir miyiz, parçalayabilir miyiz diye” diyor... 10 gün önce 29 Ekim’in 97. yılında Cumhuriyet’te yazdığı yazıyla Türkiye’ye, “Biz, hep birlikte başaracağız... Cumhuriyeti kuranlar umutsuzluğa teslim olmadılar. Bizlerin de umutsuzluğa kapılma hakkımız yok. İkinci yüzyıla giderken Cumhuriyetimizi demokrasi ile taçlandıracağız ve Cumhuriyetimiz gerçek anlamda kimsesizlerin kimsesi olacaktır...” diye seslenen Kılıçdaroğlu’nun beş gün önce söylediği sözler siyaset dünyasının tartışması gereken önemli açıklamalardır...

*

Cumhuriyet tam da bu noktada siyasetin nabzını tutmaya çalışıyor. Geçen hafta sayfalarımızı HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar’a açmıştık... Sancar, “Aslında siyasetin zemini uzun süredir sağlam değil. Küçüklü büyüklü sarsıntılar yaşanıyor. Bu sarsıntıların önce AKP’de başladığını da unutmayalım. AKP içinden iki parti çıktı. Muhalefet partilerinin içindeki hareketlenmelerin iktidar tarafından, en hafif tabirle teşvik edildiğini söyleyebiliriz tabii. Bu partilerin yaşadıkları tartışmaların iktidar temsilcileri ve medyası tarafından nasıl kullanıldığını da hep birlikte görüyoruz. Ayhan Bilgen’in söylediklerini ise bunlardan farklı bir yere koyuyorum” demişti... Bu hafta içinde HDP’deki tartışmayı başlatan isim olarak ortaya çıkan Silivri Cezaevi’nde tutuklu -yerine kayyım atanan- Kars Belediye Başkanı Ayhan Bilgen’in sorularımıza verdiği yanıtları yayımlayacağız. İYİ Parti’de kongre sonrasında yaşanan büyük ayrışmanın yankıları halen sürüyor. Bugün İpek Özbey’in, partinin disiplin kuruluna sevk ettiği Prof. Dr. Ümit Özdağ’la yaptığı söyleşiye yer veriyoruz. Özdağ’ın açıklamaları ve iddiaları üzerine gazetemizin sayfalarının İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’e ve İstanbul İl Başkanı Buğra Kavuncu’ya açık olduğu notunu düşelim. Kılıçdaroğlu’nun açıklamasına ilk yanıt Memleket Hareketi’ni başlatan Muharrem İnce’den geldi. İnce’yle röportajı dün yayımlamıştık... Gazetemizin Ankara Bürosu’nu ziyaret eden İnce, Ankara Temsilcimiz Sertaç Eş ve muhabirimiz Mahmut Lıcalı’nın sorularını yanıtlarken “parti kurdurmak için para alan kişinin, isimlerin açıklanması” çağrısı yapıyordu.

*

Yazının başında da söylediğim gibi, “Ankara toz duman...” ABD seçimlerinin başkente yansımasını 2021’in ocak ayında göreceğiz... Tüm ekonomik göstergeler krizin daha da derinleşeceğini gösteriyor. Her alanda sıkışan Cumhur İttiffakı’nın, Millet İttifakı’nı “dağıtmak” için her yolu deneyeceği bir gerçek. Türkiye’nin çıkış yolu laik demokratik çizgiden, Atatürk ilkelerinden bir milim dahi sapmamaktan geçiyor!..


Yazarın Son Yazıları

Gara, iktidar ve ABD... 22 Şubat 2021
2020’ye veda ederken... 28 Aralık 2020
Dayanışma büyürken... 7 Aralık 2020
Dayanışma!.. 23 Kasım 2020