Aykut Küçükkaya

Üç yılın ardından...

15 Temmuz 2019 Pazartesi

FETÖ’nün kanlı darbe girişiminin üzerinden tam 3 yıl geçti...
Cumhuriyet belki de 40 yıldır Gülen cemaatinin orduyu, Emniyet’i ve devlet bürokrasisini ele geçirmeye çalıştığını yazdı. Ülkeyi yönetenleri başyazılarıyla, haberleriyle, köşe yazılarıyla binlerce kez uyardı. Erdoğan’ın “Aynı menzile giden farklı yollardan biri olarak gördüğümüz bu yapı” diye tanımladığı Gülen cemaatinin siyasi ayağı hâlâ ortaya çıkarılmadı...

***

Tarih: 20 Şubat 2000... Cumhuriyet’in manşetinde “Fethullah Gülen’in şeriat özlemi” başlığı var... Haberdeki imza bana ait... 20 yıl önce Gülen’le karşı karşıya geldiğim bu haberin en önemli ayrıntısı şöyleydi:
“Fethullah Gülen, kitabında (Fasıldan Fasıla), devletlerin ölümünün insan ölümü gibi önlenemeyeceğini savunarak Cumhuriyet öncesi dönemi yeniden hayata geçirme çağrısıyla şöyle sesleniyor: Devletler de tıpkı şahıslar gibi doğar, büyür, gelişir ve ölürler. Ne yapılırsa yapılsın, tıpkı şahıslar gibi devletlerin ölümü de önlenemez. Evet, bir zamanlar biz de büyük, muhteşem bir devlettik. Bayraklarımız dünyanın dört bir yanında dalgalanıyordu. Nihayet günü geldi, tarihçilere muhteşem bir mazi ve tükenmez bir malzeme bırakıp gittik. Gitmekle kalmadık, arkadan gelenler, bizi bu muhteşem mazimizle teselliye başladılar. Bugün biz şanlı mazideki o muhteşem günlerimize yeniden dönmek istiyorsak, öncelikle şu gerçeği hatırdan çıkarmamalıyız: ‘Yoksa siz, sizden öncekilerin başlarına gelenler, sizin de başınıza gelmeden cennete gireceğinizi mi sanıyordunuz?’ Evet işte yol bu! Ölümlerin kol gezdiği bir yol: Ciddi bir mücadele ve dayanma ruhu isteyen yol. Evet, bu mücadele ruhuna sahip olur ve bütün dünyevi beklentilerden ve maddi hazlardan azade kalabilir ve neticede her şeyi Allah’a verme ve her muvaffakiyeti ondan bilme manasında ihlasa ulaşabilirsek, o takdirde o günlerin yeniden gelmesi niye hayal olsun ki?”
FETÖ lideri kitabında resmen darbenin şifrelerini veriyordu. Evet... Bu haberi yaptığım tarihte ortada ne AKP vardı ne de Gülen cemaati darbe girişiminde bulunabilecek kadar devletin kadrolarını ele geçirmişti. Cumhuriyet’teki ekip arkadaşlarımla FETÖ’nün kanlı darbe girişimini tüm çıplaklığıyla ortaya koymaya çalışırken, Cumhuriyet’in simge ismi Şükran Soner’in tabiriyle “sivil darbe” ortamında oluşan “demokrasi ve hukuk” tahribatını da gözler önüne serdik...

***

CHP’li Ekrem İmamoğlu’nun İstanbul başarısının ardından şimdilerde bir kez daha Gül, Babacan ve Davutoğlu’nun isimleri sahneye çıktı. 2019 yılının 23 Haziranı’ndan sonra ortaya çıkan bu isimlere övgüler düzülmeye başlandı. Biz, ülkenin kurtuluşunu her dönem cemaate boncuk dağıtan ve çoğunlukla sessiz kalarak bekleyen bu isimlerde ve şürekâsında arayan kimi gazetecilerin “cemaatle saf tuttuğunu” gördük...
Cumhuriyet, “Gülen cemaatiyle saf tutan” hiç kimseye taviz vermemekte kararlı. AKP’nin de devleti Gülen cemaatiyle birlikte yıllarca yönettiği, “ne istediyse verdiği” ve bu cemaatin büyümesini sağladığı gerçeğini unutmadan iktidar gücünü elinde bulunduranları sorgulamayı sürdüreceğiz.
İstanbul seçimleriyle gördük... Ülkenin kurtuluşu “sol”dan geçiyor. Ve bu ülkede er geç cemaatlere, tarikatlara prim vermeden halkın önüne konulan sandıkta “sol” kazanacak...  


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

100. yıl mesajı... 2 Ağustos 2021
Haberin gücü... 26 Temmuz 2021
Unutturmayacağız... 12 Temmuz 2021
Cumhuriyet soruyor 5 Temmuz 2021