Aykut Küçükkaya

Zaman daralıyor, iyi sınav vermiyoruz...

23 Mart 2020 Pazartesi

Dünya kilitlendi, Türkiye kilitlendi. “Sağlık emekçileri” direniyor. Sağlık dünyası “alkış yetmez” diyor, hastanelerde “malzeme bulamıyoruz” şikâyeti artıyor. Bilim insanları uyarıyor... 

Her gün bıkmadan usanmadan bilim insanlarının uyarılarını manşetimizden veriyoruz. Çare, kurtuluş bilimde!.. Ama öyle bir hafta sonu manzarası yaşadık ki... Bilimsel uyarılar işe yaramıyor. İnsanlar sahillere, piknik alanlarına akın ediyor. Koşan mı dersiniz, balık tutan mı! Evde kal çağrılarına tam anlamıyla uyulmuyor. Ne var ki önümüzdeki bir ay çok ama çok önemli. Avrupa ülkelerinde yaşanan deneyim ders verici nitelikte. Birkaç ay içerisinde yaptığımız tercihlerle “İtalya mı olacağız yoksa Almanya ya da Rusya mı” ortaya çıkacak. İşte konunun en önemli uzmanlarından Prof. Dr. Alpay Azap, Cumhuriyet aracılığıyla kamuoyuna üstüne basarak şöyle sesleniyor: 

Ülkemizdeki vaka sayısının kaç olacağından önemlisi, bu vaka sayısı geniş bir zaman diliminde mi yoksa birkaç hafta içinde mi ortaya çıkacak, bu çok önemli. Yoksa tüm dünyanın bir yıl içinde yüzde 40-70’inin enfekte olmasını bekliyoruz. Türkiye de dünyadan ayrı bir ülke değil, biz de etkileneceğiz, bizde de çok insan hastalanacak. Bu virüsle karşılaşacak, önemli olan bu birkaç hafta içinde hızlı artış olmaması. Öyle olursa sağlık altyapımız yetmez. Hastaları tedavi etmeye yetişemeyiz. Ben hep yağmur örneği veriyorum: Bir hafta boyunca hiç aralıksız yağmış yağmur sele neden olmaz ama aynı miktardaki yağmur 10 dakikada yağarsa her tarafı sel götürür ve önünde kimse duramaz. Vaka sayıları olabildiğince az olsun ve geniş bir zaman dilimine yayılsın. Bizim 10 günde ulaştığımız rakamla İtalya’nın aynı olduğunu iddia ediyorlar ama biz o rakamlara örneğin 15 günde ulaşmış olabiliriz. Çünkü tespit ettiğimiz ilk vaka, bizim ilk vakamız olmayabilir. İlk vakayı biz daha geç tespit etmiş olabiliriz, o yüzden İtalya’dan önde olduğumuzu düşünmüyorum. İtalya’dan daha kötü olacağımızı da düşünmüyorum. Burada vatandaşa çok önemli görev düşüyor. Bu bir sacayağı. Biz varız, sağlık kuruluşları, bakanlık, hükümet var; onlar önlem alıyor; bir de vatandaş var. Sacayağından biri eksik ve kırık olursa bu devrilir...” 

Evet... Tartışmak gereksiz... Bilim ne derse onu yapmalıyız. Uyarılara, önlemlere ne kadar uyarsak “bu savaşı kazanmamız” da o kadar çabuk ve kolay olacak. 

Korona günlerinde gazetecilik 

Koronavirüs günlerinde “gazetecilik” bir başka yöne evriliyor. Hem dünyanın hem Türkiye’nin olağanüstü günlerden geçtiği bu dönemde sorumlu olduğumuz halkımız için, gazetecilik için direniyoruz. Sesinizi duyar gibiyim: “Yurttaşa evde kal diyorsunuz, manşet atıyorsunuz. Ama sizler bu kurala uymuyorsunuz...” 

Okurlarımızın evlerine her gün en iyi gazeteyle konuk olabilmek için çalışıyoruz. Merak etmeyin, bilim insanlarının uyarılarına uyuyoruz. Neler mi yapıyoruz? Arkadaşlarımızın büyük bölümü evlerinden çalışıyor. Her servisimizde bir isim gazetede, diğer arkadaşlarımız evlerinden çalışıyor, destek veriyor. Dar bir kadro belirledik, bu kadroyla hep gazetedeyiz. Hijyen kurallarına uyarak, sosyal mesafeyi koruyarak yazılarımızı yazıyoruz, sayfalarımızı yapıyoruz. Dünyanın en özel mesleklerinden biri olan gazetecilik ne savaş dinliyor ne de salgın. Gazetecilik böylesi günlerde toplum için, halk için daha da önem kazanıyor. Doğru bilgiye ulaşmanız için uyarıcı görevimizi yapıyoruz, yapmayı sürdüreceğiz. 

Mutfaktan haberler... 

Muhabirlerimiz özel haberleriyle, yazarlarımız analizleriyle, yeni yazı dizilerimizle, eklerimizle, dergilerimizle, bulmaca sayfalarımızla evde kalan okurlarımıza soluk aldırmaya çalışacağız. Uzun bir aradan sonra dış politika yazarımız Nilgün Cerrahoğlu yeniden Cumhuriyet okurlarına “merhaba” dedi. Cerrahoğlu, koronavirüsün en çok etkilediği ülke olan İtalya’nın başkenti Roma’dan kendi tabiriyle “siperden” perşembe ve pazar günleri okurlarımızla buluşacak. Bir ay önce Cumhuriyet ailesine katılan Jale Özgentürk de ekonomi sayfalarında kulis yazılarına başladı. Özgentürk’ün “Yakın Plan” yazıları cuma günleri ekonomi dünyasına mercek tutacak. Mustafa Balbay’ın koordinasyonunda 12 gün süren “Dünyada ve Türkiye’de Sol” yazı dizisi ilgi gördü. Korona günlerinde dünyanın tartıştığı konuların başında kapitalist sistem geliyordu. Böylesi bir gündemde sol yazı dizisi, sayfalarımıza konuk olan isimler, hepimize nefes aldırdı. Bu hafta başlayacağımız yeni yazı dizimiz ise okurumuza sürpriz olsun!..


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Oktay Akbal’a mektup... 30 Ağustos 2021
Tarihsel bir izdüşüm... 16 Ağustos 2021