Bağış Erten

Harun Tekin ve ötesi

21 Şubat 2016 Pazar

Hangi sezon, hangi puan durumu, hangi kadrolar olursa olsun; bu memleketin en zor deplasmanlarından biridir Bursa deplasmanı. Bizans’a en yakın, gitmesi en zevkli yerdir ve seyretmesi en güzel maçlar orada olur. Ama işte yasaklar vardır, gıpgıcır fakat bomboş statlar vardır, yeşil Bursa’nın yeşermeyen çimleri vardır, cezalar vardır, velhasıl bu memleketin acı gerçekleri vardır. O boş tribünler ve o zemin kaderi artık bu oyunun. Ne olacaktı ki? Hiçbir şeyin tadının olmadığı yerde, tüm değerlerin uçurumdan yuvarlandığı bir zamanda futbol ancak bir keçiboynuzudur. Eğer Artvin’den, Cizre’den, patlayan bombalardan, ölen canlardan yorulan yüreğiniz bir çuval keçiboynuzu istediyse maçtan bahsedebiliriz. Ne diyor dün kaybettiğimiz Umberto Eco: “Futbol dediğin şey tamamen kurulu düzenden bihaber gerçekçi olmayan bir haz peşinde koşma çabasıdır.” Eh, biz de koşalım o zaman.
Son iki maçındaki gövde gösterisinin özgüveniyle sahaya çıktı Fenerbahçe. Cebinde altı senedir rakibine yenilmemiş olmanın rahatlığı da cabası. Ev sahibi Bursaspor ise mutsuz günlerden geçiyor. Sezon başından beri süren aksaklık Hamza Hoca’yla da değişmedi. Oysa iyi oynuyorlar, iyi de takımlar, gel gör ki bazen olmayınca olmuyor. O yüzden ikisi de bu maçı özel olarak istiyordu. Fakat ne yazık ki stat da, skor da boştu.

Mukavemet sporu
Her zaman olduğu gibi kendi debisiyle, kendi bildiği yerden maç. Futbolun önlenemez öngörülemezliği işte. Beklendiği kadar arzulu, beklenmedik sayıda çok pozisyonlu, bir o kadar da sakarlıkla malul bir akış vardı. Bazen de tempoyu sekteye uğratacak kadar çok faullü... Gene de gole yakın taraf konuk ekipti. Geçen sezon formasını giydiği rakibe karşı girişkendi Volkan Şen ama bir türlü ağları bulamadı. Oysa 20 dakika dolmadan üç golle burun buruna gelmişti.
Oyunu domine ediyor olmak Sarı - Lacivertlilerin istekliliğini de arttırdı. Sonuçta Lokomotif ve Kasımpaşa maçındaki üçgenler, dörtgenler gene kuruluyordu. Baskı da kıvamındaydı. Gol neden gelmesindi? Gelmedi. “Hedefini al, pozisyonunu al, her şeyini al” diyen Harun Tekin kalesinde sağlam durdu ve devre böyle bitti.
Perde yeniden açıldığında ortalıkta bir gariplik vardı. İlk devre gizli özne gibi duran kötü zemin ikinci devre ekstra rakip olarak iki takımın önüne dikildi. Oyunun hızını da, tadını da zorluyordu artık. Bu yüzden son bölüm bir tür mukavemet sporu şeklinde geçti. Takat azaldıkça gole giden yollar da daralıyordu. Gene de Fenerbahçe’nin önde oynama iradesi netti. Ama yetmedi. “Harun Tekin ve ötesi” rakibe dur demeye belli ki yeminliydi.
Velhasıl, memleket haline bağlandı skor. Sıfıra sıfır elde var bir.  


Yazarın Son Yazıları

Bu sezon o sezon değil 2 Eylül 2018
Herkes biliyor 29 Ağustos 2018
Vurdulu kırdılı 27 Ağustos 2018
Ses var görüntü yok 24 Ağustos 2018
Pratik dersen sallanmakta 19 Ağustos 2018
Beni kategorize et 17 Ağustos 2018
Sporun detoks etkisi 1 Ağustos 2018
Zafer takı üç renkli 16 Temmuz 2018
Haddinizi bilin! 14 Temmuz 2018
İki ters bir düz 8 Temmuz 2018
İyimser olmayan umut 4 Temmuz 2018
Reyting de mi gol değil! 27 Haziran 2018