Bağış Erten

Tek tek basaraktan...

29 Aralık 2015 Salı

43’te Sivasspor golü geldiğinde istatistikler skorbordu adeta tekzip ediyordu. İlk şutunda golü bulmuştu Sivasspor. Hatta ilk atağında! Opta’nın verilerinde sıcaklık haritasında bile rakip alanda gözüken tek bir oyuncusu vardı Yiğidoların. Toplam pas sayıları dakika başına 2’ydi! O ana dek yarım yamalak bir tanecik orta yapabilmişlerdi. Topla oynama oranları yüzde 30’lardaydı.
Oysa diğer köşede 12 şut, 18 orta, 6 korner, 9’u kilit olmak üzere 200’den fazla pas yapmış, oyunun yüzde 50’ye yakınını üçüncü bölgeye yıkmış bir Fenerbahçe vardı. Sanırım bu yüzden yenilen gol homurtu bile yaratmadı yeni adıyla Fenerbahçe Ülker Stadı’nda.

Sıklet farkı
İki takım arasında sıklet farkını en iyi gösteren an buydu. Evet, tribünler bile rakiplerinin golünü pek kaile almamıştı. Neticede tam 16 maçtır hiçbir kulvarda maç kaybetmeyen, son dokuz maçın altısında gol yemeyen, kalesini değil gole, şuta bile iyi kapayan Sarı- Lacivertliler’in ilk yarıdaki performansı herkesin ağzına bal kaymak çalmıştı.
Oysa futbol öyle kolay anlaşılan, şablonlarla yürüyen bir oyun değil. Gole dönüşmeyen hiçbir oyunun totalde değeri yok. Verim alacaksın, pozisyonları değerlendireceksin, baskıdan ekmek çıkaracaksın. Yapamazsan tablonun değişmesi saniye sürmüyor. Dün de öyle oldu. İkinci yarı düşen tempo ve 1-1’in gazıyla dirilen konuk ekibin direnci sayesinde birden yepyeni bir maç başladı. İşte bu anda da devreye taraftar girdi. Kadıköy’ü bir abluka aracı haline getiren baskı artık başroldeydi. Takım resmen ileri itiyorlardı. Ama ritim bir kere kaybolmuştu. Artık yeniden bulmak zor olabilirdi. Gene son anda yırttılar.

Kaybetme korkusu
Son bölüme girene dek bu maçta puan kaybedeceklerini düşünen tek bir Fenerbahçeli yoktu muhtemelen. Ama dakikalar geçtikçe Sivasspor’un safları sıklaştı ve bu rakibe kaybetme korkusu virüsünü bulaştırdı. Eforu düşen van Persie, verimsiz Volkan, sakatlanan Diego’nun yerine giren ama iyi gününde olmayan Ozan derken; puanlar yavaş yavaş Sarı Lacivertlilerin parmaklarının arasından kayarken... İşte tam bu anda geldi, hızır gibi yetişti Kjaer. Sahanın kötülerinden Setkus’un hatasını affetmedi. Ki bu kadarcığı da kazanmaya yetti.
Bu galibiyetle ilk yarıyı sadece bir puan geride ikinci kapattı Sarı - Lacivertliler. Lig sonuncusundan sadece dört gol fazla attılar. Dokuzuncu kez tek farkla kazandılar. Ama buradalar işte. Sadece bu bile özgüvenlerini tazelemeye yetiyordur.  


Yazarın Son Yazıları

Bu sezon o sezon değil 2 Eylül 2018
Herkes biliyor 29 Ağustos 2018
Vurdulu kırdılı 27 Ağustos 2018
Ses var görüntü yok 24 Ağustos 2018
Pratik dersen sallanmakta 19 Ağustos 2018
Beni kategorize et 17 Ağustos 2018
Sporun detoks etkisi 1 Ağustos 2018
Zafer takı üç renkli 16 Temmuz 2018
Haddinizi bilin! 14 Temmuz 2018
İki ters bir düz 8 Temmuz 2018
İyimser olmayan umut 4 Temmuz 2018
Reyting de mi gol değil! 27 Haziran 2018