Barış Doster

Anayasa yasa mıdır?

06 Şubat 2021 Cumartesi

Özlemle andığım ustalarımızdan, yetkin aydınlarımızdan, üretken yazarlarımızdan Demirtaş Ceyhun, “Anayasa Yasa Mıdır?” kitabında (Cumhuriyet Kitapları, İstanbul, 2009) bu konuyu işlemişti. Anayasanın ideolojik özüne, toplum sözleşmesi yönüne dikkat çekmişti. Son günlerde öne çıkan yeni anayasa tartışmaları, konunun hukuksal yönü kadar, siyasal yönünün de değerlendirilmesini zorunlu kılıyor. Biz de öyle yapalım.  

Birincisi, yürürlükte olan ve yüzde 91.4 oy oranıyla kabul edilen 1982 Anayasası, bugüne dek 19 kez değişti. 184 değişiklik yapıldı. Bu değişiklikler ya TBMM’de kabul edildi veya referandumla hayata geçti.  

 İkincisi, anayasanın gerçek anlamda toplum sözleşmesi olması için TBMM içindeki çalışmalar başta olmak üzere, TBMM dışında da siyasi partilerden barolara, hukuk fakültelerinden demokratik kitle örgütlerine kadar, geniş katılımla tartışılması gerekir. Anayasanın metni kadar, nasıl hazırlandığı da önemlidir. Mümkün olan en geniş tartışmayla hazırlanan bir anayasa, toplum sözleşmesi olabilir ancak.  

 Üçüncüsü, anayasalar ideolojik metinlerdir. Sadece hukuki metin değildirler. Devletin ideolojik yapısını, kuruluş felsefesini, temel yönelimlerini, hedeflerini içerirler. Devletin kurumsal yapısı, toplum ve bireyle ilişkileri, anayasalarla belirlenir, çerçevelenir. Bu bağlamda liberallerin, liberal solcuların (ne demekse o) dillendirdikleri “ideolojisiz anayasa”, yalandan ibarettir. Anayasanın ilk üç maddesi de devletin sosyal bir devlet olarak tanımlanması da ideolojiktir. Doğrudur, doğaldır, zorunludur. İdeolojisiz anayasa yapmak, yumurtasız omlet yapmaktır. Olanaksızdır.  

Yeni anayasa nasıl yapılır? 

 Dördüncüsü, anayasalarımızın ilk ikisi, 1921 ve 1924, Kurtuluş Savaşı’nın, Cumhuriyetin kuruluş döneminin anayasalarıdır. O dönemin meclisleri, emperyalizme karşı savaş veren, devlet kuran, devrim yapan meclislerdir. Kurucudurlar. 1961 Anayasası, 27 Mayıs 1960’ın; 1982 Anayasası 12 Eylül 1980’in ürünüdür. Zamanın ruhunu yansıtırlar. 1961 Anayasası, demokratik, özgürlükçü, çoğulcu, toplumcudur. Başta Hıfzı Veldet Velidedeoğlu, Muammer Aksoy, Tarık Zafer Tunaya, Mümtaz Soysal, Bahri Savcı, Ragıp Sarıca, Doğan Avcıoğlu, Münci Kapani gibi çok önemli isimlerin içinde olduğu bir komisyon tarafından hazırlanmıştır. 1982 Anayasası demokratik kazanımları, özgürlükleri budamıştır. Çoğulcu değildir. Tipik bir darbe anayasasıdır. Hazırlayan komisyonun başkanı Orhan Aldıkaçtı’dır.  

 Beşincisi, yeni anayasayı, asli kurucu iktidar yapar. Bu, yeni anayasa yapmak için toplanmış kurucu Meclis’tir. Tali kurucu iktidar, yeni anayasa yapamaz. Anayasa değişikliği yapabilir. Kurucu Meclis niteliği taşımayan meclisler, tali kurucu iktidardır, yeni anayasa yapamazlar. 

 Altıncısı, köklü, kurumsal yapısı güçlü devletler, çok sık yeni anayasa yazmazlar. Gerektiğinde anayasa değişikliğine yönelirler. Yeni anayasalar, genelde olağan dönemlerin değil, olağanüstü dönemlerin ürünleridir. Her anayasa hem zamanın ruhunu yansıtır hem de o devletin tarihsel, toplumsal, siyasal, iktisadi, sınıfsal, kültürel birikimini ve tercihlerini.  

Yedincisi, ülkemizde yeni bir anayasa yapma fikri sık dillendirilir. Fakat 1982’nin üzerinden 1983, 1987, 1991, 1995, 1999, 2002, 2007, 2011, Haziran 2015, Kasım 2015, 2018 genel seçimleri (toplam 11 genel seçim) geçtiği halde, bu yönde bir adım atılmamıştır. 

Kısacası, mevcut TBMM, kurucu meclis olmadığından, yeni anayasa yapamayacağı gibi siyasal iklim ve Meclis’teki sandalye dağılımı iktidara bu olanağı vermemektedir.   



Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları


Günün Köşe Yazıları