Çağdaş Bayraktar

Devrim anıtı ‘Uğur Mumcu’ - Çağdaş BAYRAKTAR

24 Ocak 2019 Perşembe

Kavramsal olarak anti-emperyalizmdir Uğur Mumcu. Tam bağımsızlıktır. Kalpaksız Kuvvacılıktır. Sisteme başkaldırıdır.

Bir 24 Ocak daha geldi çattı. 24 Ocak denince akla öncelikle iki olay gelir. Birincisi, 1980 yılındaki 24 Ocak Kararları...
Ekonomide direksiyonu tamamen serbest piyasa ekonomisine kırdıran, bugünlerin ekonomik ve siyasi anlayışının temelini atan kararlar...
İkincisi, söz konusu kararların Türkiye için ne büyük tehdit olduğunu en baştan gören ve fikirleri, emperyalizm açısından “yaşamsal” derecede tehlikeli olan Uğur Mumcu’nun emperyalist bir saldırı ile katledilişi...
Bu iki olay arasındaki bağın fark edildiği ölçüde anlaşılabilir Uğur Mumcu’nun derinliği ve emperyalizmin sistematiği.
Ve kavramlar...

‘Kavramlara takılmak’(!)
Her şey olmasa da birçok şey “kavramlara takılmayın” anlayışı ile başladı. Böylece kavramlar “doldur-boşalt”a açık hale geldi.
Demokrasi... Barış... Adalet... Özgürlük... Önce içleri boşaltıldı en değerli, evrensel kavramların...
Sonra da kavramlar, kimi zaman o kavramlara karşı olanların paravanları oldu kimi zaman da “seyreltilerek” evcilleştirildi, “denetleyici” olmaktan çıktı. Kısacası, birilerinin “kavramlara takılmayın” koruması altında kavramlar özlerinden koparıldı, emperyalizmin uzantılarının hizmetine sunuldu. Onlar da sonuna kadar bu durumdan faydalandı, kullandı, sömürdü.
Bu “dönüşüm”ün bir sonucu olarak birçok kişi Uğur Mumcu’yu “sadece” demokrasi kahramanı olarak algılatmak istiyor, anıyor. Oysa Uğur Mumcu’yu ideolojik duruşundan, konumundan soyutlarsanız, onun emperyalizm için “ölümcül tehdit” teşkil eden düşüncelerini seyrelterek ona en büyük haksızlığı etmiş olursunuz.
Kavramsal olarak anti-emperyalizmdir Uğur Mumcu. Tam bağımsızlıktır. Kalpaksız Kuvvacılıktır. Sisteme başkaldırıdır. Atatürkçülüğü ve milliyetçiliği yadsıyan bir solun başarılı olamayacağının vurgulanması, göğüs gere gere emperyalizme ve kapitalizme karşıyım diyebilmektir.
Yılın sadece 24 Ocak’ında düşüncelerinden soyutlanarak hatırlanan “kişi” değil; her gün, her saat ve her yerde savunulacak fikirdir Uğur Mumcu. Hakikati arama kaygısı ve tam bağımsızlık bilinciyle nereden gelirse gelsin, kim söylerse söylesin; yanlışa yanlış, doğruya doğru diyebilmektir. Dudak tiryakiliğine indirgenen slogancılığın “boşaltılmış içi”dir, özüdür, fikirsel temelidir.
Meçhul Öğrenci Anıtı yazısının yazarı, meçhul olmayan devrim anıtıdır Uğur Mumcu...

İnkılap değil devrim
Etnisitesine, mezhebine, dinine, diline bakmaksızın ‘düzenin’ tüm enstrümanlarına karşı gelebilmek, “ama”sız, “fakat”sız terörün, teröristin karşısında olabilmektir.
İnkılap değil devrimdir Uğur Mumcu, devrim!
Ve bugün onu anmak, anlamakla başlar, mücadelesine sahip çıkmakla anlam kazanır. Onun meşalesine sahip çıkıp, onun güncelliğini koruyan tespit ve çağrısına katılarak:
“Türkiye Cumhuriyeti, ulusçu, halkçı ve Kemalist olmak zorundadır. Ve olacaktır. Biz Kemalist devletin Cumhuriyetini savunuyoruz. Devrimcilerin ilk ulusal görevleri bu Kemalist Cumhuriyeti korumaktır.
Mustafa Kemal Cumhuriyetçileri görev başına...”  

ÇAĞDAŞ BAYRAKTAR


Yazarın Son Yazıları