Riyad kapısını tırmalama vakti

28 Aralık 2015 Pazartesi

Suriye ve Irak’ta IŞİD, Nusra Cephesi ve türevlerine yönelik kıskaç daralıyor. Bir mucize olmazsa kuvvetle muhtemel ki 2016’da kapanın kapandığına tanıklık edeceğiz. İstikrar değil belki ama bir devrin bitişine…
1 Suriye ordusu ile Şii ortakları
Rusya’nın hava desteği eşliğinde cihatçı Selefi grupların belirleyici olduğu çetelere karşı Şam, Dera, İdlip ve Halep cephelerinde üstünlük kurmaya başladı. Halep-Lazkiye yolunu temizlemeye uğraşıyorlar. Hedefleri elbette Cerablus-Azez bölgesindeki cihatçı Selefileri “süpürmek”.
2 Kürt, Arap ve Süryanilerin elbirliğiyle kurduğu Suriye Demokratik Güçleri (SDG), Rakka ile Cerablus bağını kesmekle iştigal ediyor. Türkiye’ye karşı zeki bir hamle ile güneyden atlayarak Fırat’ın batısına geçtiler. En son Kobane’nin güneyindeki stratejik Tişrin Barajı’nı ele geçirdiler. IŞİD önemli bir tedarik hattından oldu. Sonu muhtemelen Cerablus-Mare hattının alınmasına varacak. Elbette Cezire-Kobane-Afrin kantonlarının birleşmesinin yolu açılacak. SDG cephesi elindeki toprakları üçe katlamışken, 10 Aralık Derik toplantısıyla kurulan siyasi şemsiye de Cenevre’de yerini alacak. Bölgenin farklı mezhep ve etnik kimliklere dayalı seküler ve sol hareketinin ve kadınların öncü rol oynadığı siyasetinin sesi olacak.
3 Resmin tamamlayıcısı Irak cephesi. Irak ordusu El Anbar vilayetinin başkenti Ramadi’nin son mahallesi El Huz’u temizlemek üzere. Tıkrit nisanda özgürleştirilmişti. Ramadi kurtarıldıktan sonra kontrol yerel polis ve Sünni aşiret güçlerine devredilecek. Son bir yıldaki en büyük zaferden sonrası ver elini Musul...
Türkiye’nin askeri varlığı ise Bağdat, ABD, BM Güvenlik Konseyi ve son olarak Arap Birliği’nden çıkarılan “kırmızı kartlarla” istenmeyen konumuna düşürüldü. Kürdistan Bölgesi’nde KDP üzerinden girişilecek manevraların neye yarayacağı da meçhul.

*** 

Suriye sahasında bir yabancı gücün aleni işgalinin ötesinde, durumu derinden etkileyecek bir gelişme zor. Bu küresel güçlerin açık savaşı göze almasını gerektirir. Bir felaket senaryosu olarak kenarda tutsak da Obama’nın başkanlıkta son bir yılında “ortalığı toplamaya” girişeceği kanaatindeyim. Umarım yanılmam.
Nitekim ABD ve Rusya alttan alta vekâlet savaşı eşliğinde Viyana’da giriştikleri tangoyu BM sponsorluğunda Cenevre’ye taşımakta kararlı görünüyor. “Seküler Suriye” vurgulu Viyana bildirisinin açtığı yolun haritası BM Güvenlik Konseyi’nin 2254 sayılı kararıyla sabitlendi. ABD’nin “rejim değişikliği hedeflemiyoruz” beyanlarıyla Suriye hükümeti ile masaya oturulması için verilen tarih 25 Ocak. Şam, heyetini kendilerine verilecek muhalefet listesini görünce belirleyecek. Muhaliflere dair Viyana listesinde “imha edilecekler” ve “müzakereciler” başlıkları açılmıştı. Ürdün’ün hazırladığı listenin eli kulağında. Arap kaynaklar, Katar ve Türkiye destekli Ahrar’ın ve Alevi katliamlarıyla nam salmış lideri Zehran Alluş’un nihayet öldürüldüğü İslam Ordusu’nun, “imha edilecekler” listesinde olduğunu fısıldıyor. Doğruysa Sünni cephe için ağır darbe olur. Diğer cephe ise İran Devrim Muhafızları, Hizbullah ve Şii milisleri dışlamaya çalışıyor. Artık Rusya’nın sahada Suriye ordusu ile birlikte kara güçleri nasıl çıkarılacaksa…

*** 

2016’ya bu manzarayla giriliyor. Bu esnada memleketi yönetenler ısrarlı ikazlarla öngördüğümüz üzere maalesef Suriye iç savaşını Türkiye’yi ihraç etti. Üç beş ayda 200’e yakın ölümüz var. Evlerini terk edenlerin sayısı 200 binle ifade ediliyor. Sokağa çıkma yasakları, okullar, hükümet binaları, dükkânlar ve evlerin enkaza çevrildiği TOKİ hayalleriyle yüklü bir istikrar tablosu! Uluslararası medyada kendi halkına ateş açan, Avrupa’ya sığınmacı akınının müsebbibi, aşırıya kaçıp Rus uçağı düşüren, IŞİD’le savaşta samimi olmayan, iş sınırını kapatmaya gelince mızmızlanan, komşu ülkenin topraklarına rızası dışında yerleşen bir ülke görüntüsü. İronik elbette, Riyad kapılarını tırmalamak için sebep çok yani…


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

ABD’de darbe tehdidi 7 Eylül 2018
Zaharçenko darbesi 5 Eylül 2018
Donbass cephesinden 23 Ağustos 2018