Cüneyt Arcayürek

Ramazanlık!

07 Ağustos 2011 Pazar
\n

\n

Ramazanda -bana uygun- Bektaşi öyküleri.

\n

Bir yaz ramazanda ağaç gölgesinde oturmuş çubuğunu tüttüren Bektaşiye

\n\n\n

sordular:

\n

Erenler oruç yok mu?

\n

Bana farz değildir.

\n

Allah Allah Neden?

\n

Seferiyim de ondan.

\n

Uğurlar ola... Peki ne tarafa?

\n

Öbür dünyaya.

\n

Bayramın yaklaştığı günlerden birinde, iftar sırasında konulardan biri:

\n

Keşke ramazan yılda iki kez gelse...

\n

Aynı sofrada konuk bulunan Bektaşi, hemen atılır:

\n

Öyleyse ramazan gider gitmez neden bayram edersiniz? İnsan sevdiği gidince bayram mı eder!

\n

Bektaşi dedesi bir ramazanda kuytu ve de salaş meyhanelerden birinde demleniyormuş.

\n

Yoldan geçenlerden biri içeri dalıp:

\n

Be adamdemiş, mübarek ramazanda güpegündüz ayıp değil mi?

\n

Bektaşi yanıtlamış:

\n

O kadar mübarek olan ramazanın bu kuytu ve salaş yerde işi ne?

\n

***

\n

Sen inkâr ediyorsun amademiş yargıç, iki tanık senin oruç yediğini söylüyor”.

\n

İlahi yargıç bey demiş Bektaşi:

\n

Milyonlarca kişi içinde iki tanığın lafı mı olur?

\n

***

\n

Bektaşi ramazanın ilk günü fena halde susayarak çeşmenin musluğuna ağzını dayamış. Bunu gören biri seslenmiş:

\n

Hey ne yapıyorsun, orucun bozulur.

\n

Bektaşi adamı duymazlıktan gelip kana kana su içtikten ve derin bir soluk aldıktan sonra şöyle demiş:

\n

Ey ahbap, ne söyleyeceksen şimdi söyle!

\n

***

\n

Bektaşinin biri düşünmüş taşınmış, içinden çıkamadığı dinsel bir sorunu hocadan sormaya karar vermiş.

\n

Hocam demiş, bizim Peygamberimiz Allahın sevgilisi, gözbebeği değil mi? Böyle olduğu halde ne hikmettir ki Yezid diye bir serseri ortaya çıkıyor, Peygamberimizin torunlarını Kerbelada çeşitli zulümlerle şehit ediyor. Cenab-ı Hak her şeye kadir olduğu halde böyle bir olayın gerçekleşmesine neden göz yumdu?

\n

Hoca, verecek yanıt bulamayınca Bektaşiye çıkışmış:

\n

Hayrihi ve şerifi min Allah taala Yıkıl karşımdan kâfir oldun!

\n

Bu söz üzerine Bektaşi, Madem kâfir oldum, ben de gider papaza danışırım demiş.

\n

Aynı soruyu sorduğu papaz:

\n

Bak dostum” demiş, bizim peygamberimiz üstelik Allahın oğludur. Ama yine de nasıl öldü biliyor musun? Başına dikenden yapılmış taç giydirdiler. Çarmıha gerip kollarını ayaklarını kan revan içinde çivilediler.

\n

Bektaşi bunun üzerine papazın sözünü kesip:

\n

Anladım anladım Kendi oğluna hayrı dokunmayanın torunlarına mı dokunur diyeceksin demiş.

\n

***

\n

Bektaşiye sormuşlar:

\n

Ramazan geliyor, oruç tutacak mısın?

\n

Yanıt:

\n

Hele bayrama kadar düşüneyim, daha çok zaman var!

\n

Rakı içiyor diye mahalleli Bektaşiyi mahkemeye götürmüşler. Hâkime:

\n

Biz bu adama içme diye o kadar tembih ettik, hatta ant içirdik, gene de içiyor demişler.

\n

Hâkim Öyle mi diye sormuş, Bektaşi yanıtlamış:

\n

Efendim ben yoksul bir adamım. Bugün rakı bulur, rakı içerim. Ant bulurum ant içerim. Kimseye zararım ziyanım dokunmaz!

\n

Ramazan günü Bektaşi yolda erik yiye yiye gidiyormuş. Bunu gören biri:

\n

Yahu, Müslüman olan böyle oruç yer mi?

\n

Hayır demiş Bektaşi; oruçluyum!

\n

Peki ağzındaki nedir?

\n

Ne olacak eriktir. İftara kadar yumuşasın diye ağzımda tutuyorum!

\n

Yolcunun biri memleketine giderken yolu bir Bektaşi köyüne düşmüş.

\n

Ramazan ayı içinde olunmasına karşın köyde, bir baba erenler, kırık dökük bir köprünün karşısına uzanmış çubuğunu tüttürüyor. Yolcu sormuş:

\n

Efendi, buralara ramazan gelmedi mi?

\n

Evlat demiş baba erenler: Şu gördüğün köprüden bizim köyün davarları bile zar zor geçip köye geliyorlar. Koskoca ramazan nasıl geçip gelsin?

\n

***

\n

Sonradan görme biri giydiği çok değerli bir kürkle kurulup otururmuş. Bektaşi babalarından biri dayanamayıp adama şöyle demiş:

\n

Sırtındaki kürkle kurulup durma. O, onca zamandır içinde taşıdığı sahibini bile hayvanlıktan kurtaramadı.”

\n

İyi pazarlar!

\n

\n\n


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Viraj ustası 10 Mayıs 2015
Ya sen nesin? 9 Mayıs 2015
Anlamaz 8 Mayıs 2015
Haydi başka kapıya 7 Mayıs 2015
Vehim 6 Mayıs 2015