Çorbalamak

05 Ekim 2011 Çarşamba
\n

Başlığı okur okumaz, Bu da ne demek diye sormuş olabilirsiniz, haklısınız. Böyle bir edim dilimizde yok; daha doğrusu var da uygun bir sözcükle henüz adlandırılmamış. Türk Dil Kurumu çorbayemeğini, sebze, tahıl, et vb. ile hazırlanan sıcak, sulu içecek diye tarif ediyor. Bence bu tarif pek doğru değil, çünkü soğuk olarak sunulan yoğurt, kuşkonmaz ya da yoğurt, haşlanmış nohut, yeşil mercimek, pirinç, dereotu, nane, zeytinyağı ve bir tutam tuz ilavesiyle hazırlanan nohut-mercimek gibi çorbalar olduğunu biliyoruz. Fakat konumuz mutfak sanatı değil.

\n

Çorba sözcüğünün bir de mecazi/değişmeceli karşılığı var; içinden çıkılmaz durumanlamında kullanılıyor. Sözgelimi, işler çorbaya döndü dendiğinde ne demek istendiğini anlıyoruz. O halde, işleri içinden çıkılmaz duruma getirmek”, “çorbaya çevirmek edimi niçin çorbalamak olarak tanımlanmasın?

\n

***

\n

AKP iktidarının siyasal stratejisinin temel yönteminin gerekli gördüğü durumlarda işleri içinden çıkılmazlaştırmak olduğunu artık biliyoruz. Örneğin, BDP uzunca bir boykot süresinden sonra TBMMye dönmek, yemin ederek yasama görevine başlamak istencini dile getiriyor. Böyle durumlarda Başbakanın derhal bir şeyler yapması, olaya damgasını vurması gerekiyor. Terörle mücadele, siyasal temsilcilerle müzakere diye bir slogan ortaya atıyor. Sloganın ilk bakışta eleştirilecek bir yanı yok! Doğru söylüyor diyorsunuz. Ne var ki kazın ayağı öyle değil; PKKnin şehir yapılanması olduğu söylenen fakat yargı tarafından kanıtlanmamış, belki de kanıtlanamayacak olan KCK davası kapsamında yaklaşık 2 bin 600 kişi tutuklanmış, iki gün önce İstanbulda olduğu gibi gözaltılar bütün hızıyla sürüyor; iki günde gözaltına alınanların sayısı İstanbulda 93, Diyarbakırda 30.

\n

Bu insanların büyük çoğunluğu ya BDP üyesi ya da BDPye yakın siyasal kişilikler. Aralarında altı milletvekili, çok sayıda belediye başkanı, il genel meclisi üyesi gibi Kürt siyasal/demokratik hareketinin seçilmiş temsilcisi ve belediye bürokratı var. Bu tutuklamaların Başbakanın sözünü ettiği müzakere sürecinde Kürt tarafını güçten düşürdüğü/düşüreceği kesin.

\n

Öte yandan Başbakan terörle mücadele derken, terörle müzakere olasılığını da dışlamıyor, daha önce gerçekleştirildiği gibi müzakereler yeniden başlayabilir, Görüşmeler gerektiğinde tabii ki olur. MİT niye var? Bunun için var. Gerekirse git arkadaş gerekeni yap derizdiyor. Görüldüğü gibi iktidar işleri içinden çıkılmaz duruma getirmek için elinden geleni ardına koymuyor. Ne doğrudur, ne yanlıştır, içinden çıkamıyorsunuz.

\n

***

\n

Gündemde anayasa değişikliği var. TBMMdeki tüm muhalefet partileri anayasa değişikliğine olumlu bakıyorlar, hükümete destek vereceklerini açıklıyorlar.

\n

Öyleyse iktidarın derhal bir müdahalede bulunması, muhalefeti itibarsızlaştırması için gerekli adımları atması gerekiyor!

\n

Başbakan, Dünyada Türkiyede de faaliyet gösteren öyle vakıflar var ki. Bunlardan çok rahatsızım. Bir Alman vakfı var. CHP ve BDPli belediyelerle çalışıyor. Onlarla kredi sözleşmesi yapıyor. Bu tabii vakıf adı altında aslında bir fon. Sözleşmeyi yaparken de şu müteahhit firmaya vereceksiniz diye şart koşuyor. Bu ilginç. Ama tabii teknik takipte ortaya çıkan bazı noktalar var. Almanlara zaman zaman bu konudaki rahatsızlığımızı dile getirdik. Bir sonuç alamadık. Ama rahatsız olduğumu söyleyebilirim diye bir açıklama yapıyor.

\n

Yandaş basın durur mu, hemen konunun üzerine atlıyor. Konu kamuoyuna, Muhalefet partileri Alman vakıfları aracılığıyla PKKye para aktarıyor sözleriyle yansıtılıyor. Vay alçaklar, vay vatan hainleri temelinde belden aşağı bir tartışma başlıyor.

\n

Ardından CHPli Kadıköy Belediyesinde polis bir operasyon başlatıyor, 18 kişi gözaltına alınıyor. Sokaktaki insan Başbakanın sözleriyle bu operasyon arasında bir ilişki kurmaya çabalıyor. Aslında aralarında ne bir ilişki, ne bir ilgi var. CHP de, BDP de Başbakanın suçlamasının aslı astarı yok!diye açıklama üstüne açıklama yapıyorlar. Fakat çamur atılmış, izi kalmış bir kez.

\n

Başarılı bir çorbalama daha, öyle değil mi?

\n\n

Yazarın Son Yazıları

Veda 28 Eylül 2018
Ağlamak 4 Temmuz 2018
Mutlu sona doğru 22 Haziran 2018
Yorgunluk 20 Haziran 2018
Dertleşme 13 Haziran 2018
Baskın 20 Nisan 2018
İzmir bir başka… 18 Nisan 2018
SAPTAMALAR 2 6 Nisan 2018
Saptamalar 4 Nisan 2018