Sahibinin Sesi Olmak ya da Olmamak

17 Haziran 2012 Pazar
\n

\n

Onları İstanbulda Kumkapı ya da Nevizadede meyhaneler arasında mekik dokuyarak müşteri eğlendiren sokak çalgıcılarına benzetirim. O çalgıcılar gibi üçlü, dörtlü gruplar halinde koşuşturup dururlar. Doğal ki bir farkla, çalgıcılar masadan masaya koşuştururken onlar kanaldan kanala koşuştururlar. Genellikle üç kişiden oluşurlar. \n

\n

Meyhaneler arası çalgıcılar gibi onlar da o sıralar piyasada ne soruluyorsa o şarkıları terennüm ederler.\n

\n

Örneğin, Dönülmez akşamın ufkundayız nasıl rakı sofralarının vazgeçilmezi ise demokrasi de ekran bülbüllerinin vazgeçilmezidir. Saatlerce söylenebilir; bunun için Muazzez Abacı ya da Zeki Müren olmak gerekmez, biraz ses, biraz nefes yeterlidir. \n

\n

*** \n

\n

Şu sıralar bülbüllerimizin demokratlıkları tavana vurmuştur. İktidar zaten güdük olan demokrasimizi kesip biçip kuşa çevirdikçe durumdan vazife çıkarmakta, demokrasi adına, liberallik adına işlenen demokrasi cinayetlerini savunmaktadırlar. Sokak çalgıcılarının ne çalacaklarını müşteriler belirlerken, onlarınkini sahne aldıkları televizyon kanallarının patronları belirler. \n

\n

Patronların çıkarları iktidarın çıkarlarıyla birebir örtüştüğünden repertuvarlarını belirleyenin iktidar olduğunu anlamak için kâhin olmaya gerek yoktur. \n

\n

*** \n

\n

Onlar sahibinin sesidir. Eskiler, Sahibinin Sesinin (His Masters Voice) bir plak markası olduğunu bildikleri gibi simgesinin de kafasını gramofon borusuna yaklaştırmış, sahibinin sesini dinleyen uslu bir köpek olduğunu anımsarlar. \n

\n

Görevleri kulaklarını sahiplerinin sesine vermek, kuyruk sallamaktır.\n

\n

Onlar için, örneğin, iktidarın 4+4+4 yasası/uygulaması yoluyla ilk ve ortaöğretimi Sünni/Hanefi inancın egemenliği altına almak girişimi muhteşem bir demokrasi açılımıdır. Bu girişimi son derece özgürlükçü, eşitlikçi ve demokratik bulurlar, överler, yere göğe sığdıramazlar.\n

\n

Onların alkışlarıyla yeni nesiller dindarlaştırılacak, sanat muhafazakârlaştırılacak, operada mescit açılacaktır. Böylece gerçek demokrasi ülkemize de gelmiş olacaktır. \n

\n

Çeşitli siyasal davalar nedeniyle tutuklanmış, cezaevlerine atılmış binlerce insana uygulanan hukuk dışı yaptırımlar onlar için bir anlam ifade etmez. Kafalarında mahkemeler kurmuşlar, sanıkları yargılamışlar, kesin kararlara varmışlardır; suçlular cezalarını çekecekler, burunları sürtülecektir! \n

\n

Onların adalet anlayışları da, demokrasi-özgürlük-insanlık anlayışları da sahiplerinin sesiyle biçimlenir. \n

\n

Tasmalıdırlar.\n

\n

*** \n

\n

Medyada sayıları az da olsa kişilikli, erdemli, onurlu, yürekli meslektaşlarımız da vardır. Bunlardan biri de CNN Türkte Medya Mahallesi adlı günlük programı hazırlayan ve sunan Ayşenur Arslandır. Ne var ki sekiz gün önce apar topar tatilegönderilmiştir. Korkusuzluğu, insancıllığı ve dürüstlüğüyle izleyicilerinin gönüllerinde taht kuran Ayşenur Arslan hukuksuzluk cenderesinde ezilen, uzun tutukluluklarla cezaevlerinde ömür tüketen, başta meslektaşlarımız olmak üzere siyasal dava sanıklarının medyadaki sözcüsüydü. Sahibinin sesi olmayanlardandı.\n

\n

Susturuldu. \n

\n

Söylentiler, Medya Mahallesi programının yayından kaldırılacağı, Ayşenur Arslanın görevine dönmeyeceği yönündedir. \n

\n

Dileriz bu söylentiler boş çıkar.\n

\n

Top, CNN Türktedir. Bekleyip göreceğiz. \n

\n

*** \n

\n

Değerli dostum Ataol Behramoğlu ağır bir kalp ameliyatı geçirdi. Kendisine geçmiş olsun diyor, bir an önce sağlığına kavuşmasını diliyor, kucak dolusu sevgilerimi gönderiyorum.

\n

Yazarın Son Yazıları

Veda 28 Eylül 2018
Ağlamak 4 Temmuz 2018
Mutlu sona doğru 22 Haziran 2018
Yorgunluk 20 Haziran 2018
Dertleşme 13 Haziran 2018
Baskın 20 Nisan 2018
İzmir bir başka… 18 Nisan 2018
SAPTAMALAR 2 6 Nisan 2018
Saptamalar 4 Nisan 2018