Umuda Uyanmak

29 Ağustos 2011 Pazartesi
\n

\n

İnsan hayal ettiğince yaşar, demiş bilgelerimiz. Bu özdeyişi düstur bellediğimden mi, kişiliğimde hayalci bir yan olduğundan mı nedir, çocukluğumdan beri her gece bir hayalle dalarım uykuya.

\n

Çocukluk hayallerimin birçoğu gerçek oldu, sonraki yıllarda hayalciliğimi sürdürmemin nedeni belki de budur.

\n

Ne var ki zaman ilerledikçe, yıllar geçtikte umutlarımın yerini düş kırıklıkları aldı. Anladım ki kişi kendine özel hayallerini öz istenciyle gerçeğe dönüştürebilirken, başka bir dünyaya ilişkin hayaller söz konusu oldu mu çaresiz kalıyor. Çünkü başka bir dünyayı kurmak, bu bağlamda hayali gerçek kılmak kolektif/ortak hayalleri gerektiriyor.

\n

1960’, 1970’li yıllarda hayallerimizin ortaklaştığı ölçüde umutlarımız da yeşilleniyordu. Önce 1971, sonra 1980 darbeleriyle umutlarımız biçildi, yeşil boza dönüştürüldü.

\n

Hayallerimizi korumadık mı, koruduk. Fakat yeni yaratılan koşullarda başkalarının hayallerinin umut yolları açıldı.

\n

***

\n

Biz emeğin en yüce değer kabul edildiği, demokratik, özgürlükçü, eşitlikçi, çoksesli, çok renkli, barışçı bir dünyanın hayalini kuruyorduk. Bağımsız ülkemiz bu dünyanın bir parçası olmalıydı. Hayallerini gerçekleştiren o başkalarının defterlerinde ise bunlardan hiçbirinin yeri yoktu.

\n

Bizler neyin özlemini çekiyorsak onlar tam tersini gerçek kıldılar.

\n

Türkiye, kapitalizmin en ilkel türünün egemen olduğu, emek sömürüsünün en yoğun biçimde gerçekleştiği ülkelerden biri oldu. İşçiler, sendikasızlaştırma yoluyla taşeronluk sistemiyle tutsaklaştırıldı.

\n

Demokrasi, bu kavramı çoğunluk vesayeti olarak anlayan iktidarlar tarafından bir ucube sisteme dönüştürüldü.

\n

Kadın, ikincilleştirildi.

\n

Topluma biat kültürü dayatıldı.

\n

Üniversitelerde akademik özgürlükler iğdiş edildi.

\n

Türkiye tümüyle emperyalizmin güdüm ve denetimine girdi.

\n

Barış özleminin yerini savaş çığlıkları aldı.

\n

Gün geldi, bağımsızlık istemi ayıplanır oldu.

\n

Kardeşliğin yerini düşmanlıklar aldı.

\n

Toplum ölümleri bile kanıksar oldu.

\n

Umutsuzluk mu? Hayır!

\n

Fakat başka bir dünyanın hayalini kurabilmek için yaşanan dünyaya gerçekçi bir gözle bakmak gerekiyor.

\n

***

\n

Bu yazıyı yazarken televizyon Hakkâride yine bir şehit haberi verdi; Antalya-Kemerde bir plajda ise bomba patlamış, 10 kişi yaralanmış.

\n

Bu ülke tam 30 yıldır kanıyor. On binlerce insanımız öldü, ölülerimize her gün yenileri ekleniyor.

\n

İktidar ise bavulla para taşıyor Libyaya. Başbakanın daha dün elinden ödül alırken övgüler düzdüğü Kaddafi bugün Dışişleri Bakanı tarafından lanetleniyor.

\n

Ankara şahinleşmiş, dün kardeş dediği Beşşar Esadın şimdi sonunu gözlüyor.

\n

Var mı, yok mu para”, var mı yok mu ticaret; dış politikamıza, kaz gelecek yerden tavuk esirgenmez anlayışı egemen olmuş.

\n

***

\n

Bakalım bu devran daha ne kadar sürecek?

\n

Bu sorunun yanıtını bilemesem de ben bu gece yine başka bir dünyanın hayalini kuracağım, sabah umuda uyanmak için

\n\n

Yazarın Son Yazıları

Veda 28 Eylül 2018
Ağlamak 4 Temmuz 2018
Mutlu sona doğru 22 Haziran 2018
Yorgunluk 20 Haziran 2018
Dertleşme 13 Haziran 2018
Baskın 20 Nisan 2018
İzmir bir başka… 18 Nisan 2018
SAPTAMALAR 2 6 Nisan 2018
Saptamalar 4 Nisan 2018